Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/784 E. , 2022/9164 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/784
Karar No : 2022/9164
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: I- (DAVACILAR)
1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …
3- …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … sayılı parselde kayıtlı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Yeşil Alan” olarak ayrıldığı halde uzun süre kamulaştırmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle taşınmazın kamulaştırma bedeli olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 434.000,00-TL’nin yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; …İdare Mahkemesi’nce dava konusu taşınmazın mahallinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemeli keşfi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu ve bilirkişi raporunu hükme esas alan … tarih ve E:…, K:… sayılı gerekçeli kararı uyarınca dava konusu taşınmaza kaldırım döşenmek suretiyle fiili olarak el atıldığı görüldüğü belirtilerek, yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre kısmen park, kısmen 7 metrelik yol, kısmen 30 metrelik yol fonksiyonunda kalan dava konusu taşınmaza, kısmen 30 metrelik yol açısından Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, bu durumun, davalı idarenin kamulaştırma sorumluluğunun bulunduğu kısımları da doğrudan etkilediği, yürürlükte bulunan imar planı kapsamında yapılan hukuki ve fiili el atmanın, taşınmazın tamamı için bir bütün olarak ele alınması ve değerlendirilmesi gerektiğinden işbu davada adli yargı mercilerin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı idare tarafından; davacının sadece ve özellikle hukuki el atmadan kaynaklanan tazminat talebinde bulunduğu, ilk derece Mahkemesi tarafından taleple bağlılık ilkesi aşılarak taşınmaza fiilen el atılan kısımla ilgili karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu, İstinaf Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davacı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hiç bir yerinde fiili el atmaya yönelik tespit bulunmadığı, Mahkemenin sadece kanıya dayalı karar vermesinin usul ve hukuka aykırı olduğu, İstinaf Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMALARI :
1- Davalı idare tarafından davacının temyiz iddialarının usule ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının hissedarı olduğu, “Sakarya ili, Adapazarı ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada … sayılı parsel”de kayıtlı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “Yeşil Alan” olarak ayrıldığı halde uzun süre kamulaştırmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle zarar uğranıldığı ileri sürülerek taşınmaz bedeline karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 434.000,00-TL’nin kısıtlılığın getirildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinde; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.” hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanununun 11. maddesinde; “15. madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulunca, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerininin tespit edileceği” belirtilmekte, 15. maddesinde ise; “Bu Kanun uyarınca mahkemelerce görevlendirilen bilirkişiler bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilirler ve bunlar hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uygulanır. Kamulaştırmaya konu olan yerin cins ve, niteliğine göre en az üç kişilik bilirkişi kurulunun oluşturulması zorunludur. Bilirkişilerden birinin taşınmaz geliştirme konusunda yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi zorunludur…” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın Dairemizin 2020/10963 E. Sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden; ilk derece Mahkemesince, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dosyasına sunulan ve o davada hükme esas alınan 24/02/2020 havale tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığının belirlendiği ve bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, ancak anılan bilirkişi raporu ve eklerinin içeriğinde fiili kullanıma yönelik her hangi bir tespitin olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda ilk derece Mahkemesince bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle fiili el atmanın olup olmadığı tespit edildikten sonra işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak davanın görev yönünden reddi yolunda verilen Mahkeme Kararına yapılan itirazların reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.