Danıştay Kararı 6. Daire 2022/1164 E. 2022/9120 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1164 E.  ,  2022/9120 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1164
Karar No : 2022/9120

TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR:
1- … 2- … Derneği
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
9- … 10- …
VEKİLLERİ : Av. …

II- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :
… Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I- DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
II- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA):
… Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
III- DAVACILAR:
1- … 2- .. Derneği
3- … 4- ..
5- … 6- …
7- … 8- …
9- … 10- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının davacılar ile davalı yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ordu İli, Fatsa İlçesi, … Mahallesi’nde … Madencilik San. Tic. AŞ. tarafından yürütülen Altın Madeni Projesi ile ilgili olarak yatırımcı şirketin ÇED raporunda yer alan taahhütlerine aykırı davranışı nedeniyle proje hakkında verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararının ve projeye ilişkin başvurusu yapılan Geçici Faaliyet Belgeleri ile Çevre İzin ve Lisans Belgelerinin iptali istemiyle yapılan başvuru neticesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacılardan … Derneği, …, …, …, …, … ve … açısından; … tarih ve … sayılı “ÇED Olumlu Belgesinin” iptal edilmesi talebiyle 11/03/2021 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun, Çevresel Etki Değerlendirilmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün E-… sayılı işlemiyle reddedildiğinin görüldüğü, adı geçen davacıların “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararından en geç, davalı idareye anılan kararın iptal edilmesi talebiyle yapılan başvuru tarihi olan 11/03/2021 tarihi itibarıyla haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, ivedi yargılama usulüne tabi olan işlemler için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesinin uygulanamayacağı, adı geçen davacılar tarafından, dava konusu “ÇED Olumlu” kararını öğrendikleri tarih olan 11/03/2021 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 gün içinde ve en geç 10/04/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 21/05/2021 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine; diğer davacılar …, … ve … yönünden ise; Mahkemenin 20/08/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden, dava konusu “ÇED Olumlu” kararının, projenin gerçekleştirileceği veya projeden etkilenebilecek köylerde ilan edilip edilmediği sorularak, ilana ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine gelen bilgi ve belgeler ile birlikte UYAP kayıtları üzerinden davacıların ikametgah ve taşınmaz kayıtlarının irdelenmesi sonucunda, söz konusu altın madeni tesisinden, adı geçen davacıların ikametinin bulunduğu … Mahallesi yöre halkı ile davacı …’ın fındık bahçesi vasfındaki taşınmazının bulunduğu … Mahallesi yöre halkının etkileneceğinin anlaşıldığı, adı geçen köylerde dava konusu işlemin yukarıda anılan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesinin 2. fıkrasında hükmü uyarınca davalı idare tarafından usulüne uygun bir şekilde ilanının yapılmadığı anlaşılmış olup; bölgede yaşayan davacıların dava konusu işlemi Fatsa İlçesinde, Fatsa Belediye Başkanlığının ilan panosunda 28/02/2013-01/04/2013 tarihleri arasında yapılan ilan yoluyla öğrendiklerinin kabulüne imkan bulunmadığı sonucuna varılarak işin esasına geçildiği, Ordu İli, Fatsa İlçesi, … Mahallesi’nde yapılan ve halihazırda … Madencilik San. Tic. A.Ş. tarafından yürütülen altın madeni projesi ili ilgili olarak verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararında yapılan incelemelerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırılıp dayandırılmadığı, projenin çevreye olası etkilerinin kabul edilebilir düzeyde olup olmadığının belirlenebilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmekte ise de, dava konusu işlemin iptali istemiyle Mahkemelerinin E:… esasına kayden açılan davada verilen ara kararıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda sonuç itibarıyla “ÇED raporunda yapılan incelemelerin, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırıldığı, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin kapsamlı bir şekilde incelendiği, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin proje kapsamındaki su kalitesi ölçümleri, hava kalitesi ölçümleri, gürültü, vibrasyon ölçümleri, toprak kalitesi ölçümleri, asit kaya drenajının oluşumunun takip edilmesi ve görsel etkinin izlenmesi programlarının titizlikle yürütülmesi durumunda kabul edilebilir düzeyde olacağı” yönünde görüş ve kanaatinin belirtildiği, mezkur bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle verilen, … tarih ve E:2014/1286, K:2015/1658 sayılı davanın reddine dair karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Danıştay Ondördüncü Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile temyiz başvurusunun reddine karar verildiği, bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile Mahkemelerinin … esas sayılı dosyası kapsamında mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve görüşlerin birlikte değerlendirilmesinden; Ordu İli, Fatsa İlçesi, … Mahallesi’nde … Madencilik San. Tic. A.Ş. tarafından yürütülen Altın Madeni Projesi ile ilgili olarak davalı idare tarafından verilen, adı geçen şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ÇED Olumlu Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, adı geçen davacıların vekillerince gerek yazılı olarak gerekse de duruşma sırasında; “ÇED Olumlu” kararına konu proje kapsamında faaliyet gösteren … Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ÇED Raporunda belirtilen taahhütlere aykırı faaliyetlerinin olduğu, hem süre hem kapasite hem de ağaç kesim sayısı gibi taahhütlerine uymadığına ilişkin beyanda bulunulduğunun görüldüğü, söz konusu iddiaların ÇED Raporunda yapılan incelemelere, hesaplamalara ve değerlendirmelere yönelik olmadığı, bu iddiaların dava konusu işlemin hukuku uygunluk denetiminde dikkate alınamayacağı hususunda duraksama bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın, davacılar; … Derneği, …, …, …, …, … ve …’a ilişkin kısmı bakımından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(a) ve (b) maddesi uyarınca süre aşımı yönünden reddine, davacılar …, … ve … yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacılar tarafından; davanın, davacılardan …, …, …, … Derneği bakımından süre aşımı yönünden reddinin hukuk aykırı olduğu, yatırımcı şirketin ÇED taahhütlerine aykırı davranışı nedeniyle doğrudan dava açılamayacağından öncelikle idareye başvurulduğu, davanın süresinde açıldığı, taraflarınca … Madencilik San. Tic. A.Ş. lehine davalı idare tarafından düzenlenen 11/02/2013 tarihli 2872 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararının iptalini, yatırımcı şirketin taahhütlerine aykırı davranışları nedeniyle istendiği, Nihai ÇED Raporunda öngörülemeyen çevresel ve insan sağlığına yönelik zararların meydana gelmesi ve çevrede yeni oluşan değişiklikler nedeniyle bu davanın açıldığı, Mahkemece bu doğrultuda inceleme yapılmadığı, keşif yaptırılmadığı, dava dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde, davanın ÇED taahhütlerinin ihlal edilmesinden ve bu ihlallerin yarattığı çevresel ve insan sağlığını etkileyen zararlardan bahsedildiği, buna rağmen Mahkemenin … tarihli … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararının iptalinin istendiği yargılamada verilen davanın reddine ilişkin kararın Danıştay Ondördüncü Dairesince onandığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, şirketin taahhütlerine göre faaliyet süresinin ve kapasitesinin dolduğu, faaliyetlerin izinsiz olarak devam ettiği, mebranlarda yırtılmaların oluştuğu, siyanürlü çözeltinin liç alanından sızarak topraktaki ağır metalleri ortaya çıkardığı, toprağa ve suya ağır metallerin karıştığı, 3916 adet ağaç kesileceğinin taahhüt edilmesine rağmen 19.850 adet ağacın kesildiği ileri sürülmektedir.

2- Müdahil (davalı idare yanında) … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından; davanın, davacılardan …, … ve … yönünden de süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Bakanlığın … tarihli, … sayılı yazısında izin ve lisans sürecinin özetlendiği, ÇED Olumlu Kararı sonrasında denetime ilişkin bilgilere yer verilmek suretiyle davacının talebinin cevaplandığı, cevabi bu yazının aslında idari işleme konu olabilecek nitelikte kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olmadığı, ÇED Olumlu Kararının iptali istemiyle açılan davanın süresinde açılmadığı, ÇED Olumlu Kararının hukuk uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Müdahil (davalı yanında) tarafından savunma verilmemiştir.
Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davacıların temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği, davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ordu İli, Fatsa İlçesi, … Mahallesi’nde … Madencilik San. Tic. AŞ. tarafından yürütülen Altın Madeni Projesi ile ilgili olarak, faaliyetin çevreye ve insan sağlığına karşı bir tehdit oluşturduğu, ÇED raporunda belirtilen taahhütlere aykırı davranıldığı, yer altı ve yer üstü kaynaklarında ağır metal konsantrasyonunun arttığı, yer altı ve yer üstü sularına siyanür karıştığı, bu durumun halk sağlığını ve çevreyi büyük ölçüde tehdit ettiği, bölgede yoğun bir şekilde gerçekleştirilen fındık tarımını geri dönülemez şekilde etkilediği, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinin 14. maddesine göre bu eylemin işletmenin çevre izni veya çevre izin ve lisans koşullarına aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” belgesinin ve 10/09/2019 tarihinde başvurulan tüm geçici faaliyet belgeleri ile çevre ve izin lisans belgelerinin iptali istemiyle davacılardan …, …, …, …, …, …, …, … ve .. Derneği vekili tarafından 11/03/2021 tarihinde Ordu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurulduğu, bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile belirtilen faaliyete yönelik olarak süreç özetlenerek, Bakanlık tarafından yürütülen iş ve işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte yatırımcı şirket tarafından işletilen maden projesi için verilen ÇED Olumlu Kararına esas Nihai Çed Raporunda belirtilen taahhütlere uygun olarak faaliyet göstermesi gerektiği, ÇED Olumlu Kararı alındıktan sonra taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğinin denetim yetki ve sorumluluğunun Bakanlık ÇED İzleme ve Çevre Denetim Dairesi ve İl Müdürlüklerinde olduğunun ve yatırımcı şirket tarafından yapılması planlanan … Altın Madeni Açık Ocak İşletmesi ve Yığın Liçi Tesisi Kapasite Artışı, … Zenginleştirme Tesisi ve Adt projesi ile ilgili olarak 04/04/2019 tarihinde yapılan başvuruya yönelik ÇED sürecin durdurulduğu, ÇED sürecinin devam ettiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Müdahil (davalı yanında) … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ‘nin temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66. maddesinde, “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’i müdahil olarak davada yer alabilir.” hükmü yer almış; “Fer’î müdahilin durumu” başlıklı 68. maddesinde ise, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebileceği; müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare yanında müdahil olarak yargılamaya katılan … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, davanın, davacılardan …, … ve … yönünden de süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen müdahaleye ilişkin hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; müdahilin, davanın taraflarından bağımsız istekte bulunamayacağı, yalnızca yanında katıldığı tarafın davadaki istemine yardımcı olacak kimi açıklamalar yapabileceği ve bu konularda hukuki yardımda bulunabileceği, davaya taraf olandan bağımsız olarak tek başına kanun yollarına başvuramayacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; yanında katıldığı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış olması karşısında, müdahilin, katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

2- Davacıların temyiz istemine gelince;
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; “Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları” olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne yer verilmektedir.
“… Altın Madeni” projesiyle ilgili … günlü, … sayılı “ÇED Olumlu” kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinin (i) bendinde “Çevresel Etki Değerlendirmesi Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için bu Yönetmeliğin 8 inci ve 16 ncı maddelerinde belirtilen başvuru ile başlayan ve işletme sonrası çalışmaların uygun hale geldiğinin belirlenmesi ile sona eren süreci” ifade ettiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinin (i) bendinde “Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreci” ifade ettiği, Yönetmeliğinin 6. maddesinde ise; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler…” hükmüne, “Yatırımın izlenmesi ve kontrol edilmesi” başlıklı 18. maddesinde; “(1) Bakanlık, “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilen projelerle ilgili olarak, Nihai ÇED Raporu ve/veya “ÇED Gerekli Değildir” kararına esas Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğini izler ve kontrol eder…” hükmüne “Yönetmeliğe aykırı uygulamaların durdurulması” başlıklı 19. maddesine; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki projelerde; … b) (Değişik:RG-9/2/2016-29619) “ÇED Olumlu” kararı ya da “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildikten sonra, proje sahibi tarafından nihai ÇED Raporu veya Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususlara uyulmadığının tespit edilmesi durumunda söz konusu taahhütlere uyulması için projeyle ilgili Bakanlıkça/valilikçe bir defaya mahsus olmak üzere ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. Bu süre sonunda taahhüt edilen hususlara uyulmaz ise yatırım durdurulur. Yükümlülükler yerine getirilmedikçe durdurma kararı kaldırılmaz. 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümlerine göre işlem tesis edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunduğu şekliyle, 10/09/2014 tarihli, 29115 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde “… f) Çevre İzin ve Lisans Belgesi: Bu Yönetmelik kapsamında verilecek çevre izin ve çevre lisanslarını kapsayan belgeyi,..ı) Geçici Faaliyet Belgesi (GFB): İşletmelerin faaliyette bulunabilmeleri için çevre izni ve lisansı öncesi verilen belgeyi,… ifade eder.” düzenlemesine, 13. maddesinin 2. fıkrasında “(2) Geçici faaliyet belgesi ile faaliyet gösteren işletmelerin geçici faaliyet belgesi başvuru aşamasında sunmuş olduğu bilgi ve belgelere aykırı çalıştığının tespit edilmesi durumunda yetkili merci tarafından Çevre Kanununun ilgili maddeleri uyarınca idari yaptırım uygulanarak geçici faaliyet belgesi iptal edilir.” hükmüne, 14. maddesinde; “(1) İşletmenin çevre izni veya çevre izin ve lisans koşullarına aykırı iş ve işlemlerinin tespit edilmesi durumunda yetkili merci tarafından Çevre Kanununun ilgili maddeleri uyarınca idari yaptırımlar uygulanır. (2) Uygunsuzluğun düzeltilmesi için, işletmeye yetkili merci tarafından en fazla bir yıla kadar süre verilebilir. (3) İşletmeye süre verilmemesi veya işletmeye verilen sürenin bitiminde uygunsuzluğun giderilmemesi halinde, yetkili merci tarafından çevre izin ve lisans belgesi iptal edilir. Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler nedeniyle işletmeye süre verilmeksizin çevre izin ve lisans belgesi iptal edilir… ” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir sürecin öngörüldüğü, ÇED sürecinin; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları, projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünü kapsayan bir süreci ifade ettiği görülmekte; böylece ÇED Olumlu kararı alındıktan sonra, proje kapsamında verilen taahhütlere uygun davranılıp davranılmadığına ilişkin izleme ve kontrol süreci ile proje sahibinin, projesine ilişkin verdiği taahhütlere uyulup uyulmadığı denetlenmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan …, …, …, …, …, …, …, … ve … Derneği vekili tarafından 11/03/2021 tarihinde Ordu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan başvuru ile Ordu İli, Fatsa İlçesi, … Mahallesi’nde … Madencilik San. Tic. A.Ş. tarafından yürütülen … Madeni Projesi ile ilgili olarak, faaliyetin çevreye ve insan sağlığına karşı bir tehdit oluşturduğu, ÇED raporunda belirtilen taahhütlere aykırı davranıldığı, yer altı ve yer üstü kaynaklarında ağır metal konsantrasyonunun arttığı, yer altı ve yer üstü sularına siyanür karıştığı, bu durumun halk sağlığını ve çevreyi büyük ölçüde tehdit ettiği, bölgede yoğun bir şekilde gerçekleştirilen fındık tarımını geri dönülemez şekilde etkilediği belirtilerek, … Madencilik San. Tic. A.Ş.’nin iddia edilen, ÇED taahhütlerine ve çevre izin ve lisans koşullarına aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle ve taahhüde aykırı eylemler belirtilmek suretiyle … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” belgesinin ve tüm geçici faaliyet belgeleri ile çevre ve izin lisans belgelerinin iptalinin istenildiği, bu başvuruya istinaden idarece tesis edilen … tarihli, … sayılı işlemin dava konusu edildiği, davacıların başvurusuna istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarihli, … sayılı işlemin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine istinaden hukuki denetiminin yapılması, proje kapsamında verilen taahhütlerin ihlal edilip edilmediğinin incelenmesi gerekirken, İdare Mahkemesince, iptali istenen dava konusu istemi, salt … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararının iptali istemi olarak nitelendirip, söz konusu Karar hakkında daha önce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde verilen yargı kararının gerekçe gösterilerek, hem davanın bir kısım davacılar yönünden esastan reddine ilişkin kısmında, hem de … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirilmesi Olumlu” kararının ilanına ilişkin süreç değerlendirme konusu yapılarak diğer kısım davacılar yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bununla birlikte, davanın süresinde açılıp açılmadığının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen … tarihli, … sayılı işlemin hukukilik denetiminin yapılması sırasında yeniden değerlendirileceği tabiidir.
Bu itibarla, davanın bir kısım davacılar yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, diğer kısım davacılar yönünden ise esastan reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, davalı yanında müdahilin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen süre aşımı yönünden, kısmen esastan reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, davalı yanında müdahil … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 01/11/2022 tarihinde, müdahilin temyiz istemi yönünden oybirliğiyle, davacıların temyiz istemi yönünden oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.