Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1373 E. , 2022/9701 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1373
Karar No : 2022/9701
TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI
… San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
II- DAVALI
… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- DAVALI
… Belediye Başkanlığı
II- DAVACI
… San. Tic. A.Ş.
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta … parsel sayılı taşınmaza yönelik Avcılar Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli … Mahallesi ve … Etap Uygulama İmar Planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2019/19082, K:2019/14273 sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yol fonksiyonu haricindeki kısımlarının onanması, yol fonksiyonuna ilişkin kısmının bozulması üzerine, anılan bozma kararına uyularak; dava konusu uygulama imar planının yol fonksiyonuna ilişkin kısmının iptali yolundaki … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından yol fonksiyonu haricindeki kısımlarının, davalı tarafından, yol fonksiyonuna ilişkin kısmının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin daha önce kesinleşen kısımlara yönelik olduğu görüldüğünden incelenmeksizin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden,
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
1/1000 ölçekli uygulama imar planının yol fonksiyonu yönünden iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesinin 1.fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden,
İlk Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan şekliyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 5. fıkrasında ise; kararların kısmen onaylanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği kurala bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince ilk olarak dava konusu uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem yönünden davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2019/19082, K:2019/14273 sayılı kararıyla, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yol fonksiyonu haricindeki kısımlarının onanmasına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yol fonksiyonuna ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği, bu kararın taraflarca düzeltilmesi isteminin aynı Dairenin 11/02/2021 tarih ve E:2020/8158, K:2021/1722 sayılı kararıyla reddedildiği, böylece İdare Mahkemesi kararının uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yol fonksiyonu haricindeki kısımlarının kesinleştiği, ancak davacı tarafından, temyiz dilekçesinde İdare Mahkemesi kararının onanarak kesinleşen anılan kısmının hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulmasının talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz ve karar düzeltme incelemesi sonucu onanarak kesinleşen kararın yeniden temyiz incelemesine konu edilmesi hukuken mümkün olmadığından davacının mahkeme kararının kesinleşen kısmına yönelik temyiz isteminin incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, davalının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA oyçokluğuyla, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine oybirliğiyle, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 16/11/2022 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY (X) : Davacı üst ölçekli planlarda sanayi bölgesi olarak gösterilen taşınmazına dava konusu uygulama imar planı ile; kısmen E=1.75 yapılaşma koşulunda ticaret+hizmet alanı, kısmen sosyal kültürel tesis alanı ve kısmen 20.00 metrelik imar yolu fonksiyonu verilmesinin plan hiyerarşisine aykırı olduğu iddiasıyla iş bu davayı açmıştır. Diğer bir deyişle taşınmazına sanayi fonksiyonu verilmesi amacına yönelik olarak dava konusu imar planı ile getirilen kullanım kararlarının tamamının iptalini talep etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu imar planının taşınmaza verilen kullanım kararları yönünden şehircilik ilkeleri planlama esaslarına uygun olduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlıkta nazım imar planında 15 metre olarak düzenlenen yol fonksiyonunun uygulama imar planında 20 metre olarak düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Uygulama imar planının üst ölçekli nazım imar planına aykırı olamayacağı açıktır. Nazım imar planında öngörülen yol genişliğinin uygulama imar planında daraltılmasının üst ölçekli plan kararlarına aykırı olacağında duraksama bulunmamakta ise de daha geniş öngörülmesi, hususuna gelince;
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26/2. maddesinde imar planlarında sosyal ve teknik alt yapı hizmetlerinin iyileştirilmesinin esas olduğu vurgulanmıştır. 24/2. maddesinde de nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik alt yapı alanlarının konum ile büyüklükleri toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebileceği öngörülmüştür. Aynı maddenin 3. fıkrasında da; uygulama imar planlarında bölgenin ihtiyacına yönelik sosyal ve teknik alt yapı alanlarını arttırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonların ayrılabileceği ve bu fonksiyonların konulmasının nazım imar planına aykırılık teşkil etmeyeceği, 5. fıkrasında; araç trafiğine ayrılmış şerit sayısını azaltmamak ve ilgili TSE standartlarına uymak kaydı ile, taşıt yollarının yaya, engelli ve bisiklet kullanımına ayrılmış kısımlarının genişlikleri, nazım imar planında değişikliğe gerek olmaksızın uygulama imar planında arttırılabileceği öngörülmüştür.
Yukarıda aktarılan kuralların bir bütün halinde değerlendirilmesinden, nazım imar planında 15 metre olarak düzenlenen yol fonksiyonunun uygulama imar planında 20 metre olarak düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının uygulama imar planının ve bu plana yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yol fonksiyonuna ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararının onamaya ilişkin kısmına katılmıyorum.