Danıştay Kararı 6. Daire 2022/1642 E. 2022/10359 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1642 E.  ,  2022/10359 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1642
Karar No : 2022/10359

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların ruhsatsız olarak yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı işlem ile davalı idarece verilen 328.312,72-TL tutarındaki imar para cezası ile 39,00-TL pul bedeli olmak üzere toplam 328.351,72 TL’nin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; genel bütçeye kaydedilmesi gerekmeyen dava konusu ödeme emrinin dayanağı amme alacağına ilişkin işlemin kesinleşmesi gerekmediği, dayanak işlemin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmek suretiyle tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından dayanak encümen kararına karşı dava açıldığı; açılan davanın da … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve amme alacağının vadesinde ödenmediği görüldüğünden, amme alacağının tahsili amacıyla usulüne uygun olarak düzenlenmiş ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından düzenlenen yapı tatil tutanaklarının inşaat faaliyetine değil taşınmaz üzerinde yapılar mevcut olduğunun tespitine ilişkin olduğu, hatalı değerlendirmeyle yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının, temel savını yapı kayıt belgelerinin iptalinin haksız olduğu iddiasına dayandırdığı, dava konusu işleme karşı usul veya esas yönünden bir itirazda bulunmadığı, kanuna aykırı olarak gerçek dışı beyan ile alınan yapı kayıt belgelerinin geçerliliğinden ve bunlara ilişkin bir hakkın varlığından söz edilemeyeceği belirtilerek haksız ve gerekçesiz temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Bursa İli, Karacabey İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki davacı tarafından, anılan taşınmaz üzerindeki yapılar için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi kapsamında alınan … tarih, … belge numaralı ve … tarih, … belge numaralı Yapı Kayıt Belgeleri Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün … tarih ve E.… sayılı işlemi ile yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edildiğinden bahisle iptal edilmiştir. Davalı idare tarafından … tarih, … sayılı yapı tatil tutanağı ile hayvan damı; … tarih, … sayılı yapı tatil tutanağı ile zemin +iki kattan oluşan betonarme yapı; ve … tarih, … sayılı yapı tatil tutanağı ile 32,2 m² yığma yapı; … tarih, … sayılı yapı tatil tutanağı ile 9 m² istinat duvarı yapıldığının tespit edilerek anılan yapıların mühürlenmesi üzerine, bu zabıtlara istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya 328.312,72-TL idari para cezası verilmiştir. Söz konusu cezanın tahsili için ilk olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , … sayılı kararı ile dava konusu ödeme emrinin dayanağı niteliğindeki idari yaptırım kararının 7201 sayılı Tebligat Kanununda öngörülen usule uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle 10/01/2020 tarihi itibariyle vadesinde ödenmemiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, söz konusu alacağın tahsili yoluna gidilemeyeceğinin açık olduğu, aksi yönde hareketle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı idarenin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , … sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davalı idarece, Mahkeme kararının gereği olarak önce Karacabey Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının davacıya tebliğ edildiği, daha sonra söz konusu encümen kararına dayanılarak davaya konu; 328.351,72-TL para cezası ile 39,00-TL pul bedeli olmak üzere toplam 328.351,72 TL’nin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, söz konusu ödeme emrinin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca davacının Mernis adresinde ağabeyi Gökhan Bayraktaroğlu imzasına 01/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 1. maddesinde, Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i kamu alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve kamu hizmetleri tatbikatından doğan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı, 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan encümen kararının iptali için açılan davada; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Dairemizin 29/11/202 tarih ve E:2022/1648, K:2022/10358 sayılı kararıyla bozulduğu görülmüştür.
Bu itibarla; Dairemizin anılan bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararın dikkate alınması suretiyle bakılan davada da yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.