Danıştay Kararı 6. Daire 2022/1711 E. 2022/8441 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1711 E.  ,  2022/8441 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1711
Karar No : 2022/8441

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): …Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Trabzon ili, Araklı ilçesinde yapılması planlanan “Ayvadere Regülatörü ve HES (9 Mwm/8,37Mwe) Projesi”ne ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca Trabzon Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2021 tarih ve E:2021/3708, K:2021/9221 sayılı kararıyla bozulması üzerine; bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında, yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; proje tanıtım dosyasının, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nde belirlenen esaslara göre hazırlandığı, dosyanın hazırlanmasında ÇED sürecine uygun hareket edildiği, çevre üzerindeki olumsuz etkilerin, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğu, projenin çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerinin önlenmesi ya da proje etkilerinin çevreye zarar vermeyecek ölçüye indirilmesi için gerekli önlemlerin alındığı, yeterli verilere istinaden düzenlenen proje tanıtım dosyasına göre tesis edilen dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hükme esas alınan bilirkişi heyetinde yer alan çevre ve ziraat mühendislerinin davalı idare çalışanı olduğu, bilirkişi heyetinin katı atıklar üzerine çalıştığı, uzmanlık alanları itibarı ile yeterli olmadıkları, tünel güzergahında yapılacak patlatmanın olumsuz etkileri olacağı, proje etki alanı içerisinde aktif heyelan alanları bulunduğu, bu nedenle davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1- Davalı idare tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının teknik olarak yeterli ve uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
2- Davalı yanında müdahil şirket tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinin, Kanun’da öngörülen kriterlere uygun olarak belirlendiği, proje kapsamında yapılması planlanan patlatmanın etkilerinin incelenmediği, proje etki alanının aktif heyelan bölgesinde yer aldığına yönelik davacı iddiaların ise yerinde olmadığı belirtilerek, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli ve mevzuata uygun olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından, bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Trabzon ili, Araklı ilçesinde yapılması planlanan “Ayvadere Regülatörü ve HES (9 Mwm/8,37Mwe) Projesi”ne ilişkin olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca Trabzon Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde; ” Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır. Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
Atıf yapılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye başvurulması gereken haller” başlıklı 266. maddesinin 1. fıkrasında, ” Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmüne; “Bilirkişilerin görevlendirilmesi” başlıklı 268. maddesinin 3. fıkrasında, ” Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara görevlendirildikleri konularda bilirkişi olarak öncelikli başvurulur. Ancak kamu görevlilerine, bağlı bulundukları kurumlarla ilgili dava ve işlerde, bilirkişi olarak görev verilemez.” hükmüne yer verimiş; “Bilirkişiye yemin verdirilmesi” başlıklı 271. maddesinde ise, bilirkişilere bilirkişilik görevini sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygun olarak, tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getirileceğine yönelik yemin verdirileceği düzenlenmiştir.
6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişinin görevini yerine getirirken tarafsız olması gerektiği, bu nedenle bilirkişiye tarafsız davranacağına dair yemin ettirileceği düzenlenmiş; ayrıca tarafsızlığın sağlanabilmesi için kamu görevlilerinin görevli bulundukları kurumlar ile ilgili dava ve işlerde görev alamayacakları anlaşılmaktadır. Bütün bu düzenlemeler ile bilirkişilerin tarafsız, objektif ve her türlü etkiden uzak şekilde görevlerini ifa etmeleri ve bu şekilde uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak teknik ve uzmanlık görüşü içeren raporun hazırlanmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan heyetin inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi, çevre mühendisi ve ziraat mühendisinden oluştuğu; Dairemizin 29/06/2022 tarihli ara kararı üzerine sunulan Trabzon Valiliğinin 10/08/2022 tarihli ve … Birliğinin 08/08/2022 tarihli dilekçelerinin incelenmesinden; bilirkişilerden ziraat mühendisi …’nun 20/10/2004 tarihinden bu yana Maçka Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde; çevre mühendisi …’nin ise, 02/10/2006 tarihinden bu yana … Birliği’nde görev yaptığı, söz konusu İşletme Birliğinin, 27/10/1997 tarih ve 97/10183 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğu, resmi web sitesinde yer alan bilgilere göre, Birlik Başkanlığı görevini ise halen … Valisinin yürüttüğü görülmektedir. Ayrıca; dava dilekçesinde, uyuşmazlık konusu projenin, aralarında nesli tükenme tehlikesi altında olan kırmızı benekli alabalık başta olmak üzere çok sayıda canlı türü üzerinde olumsuz etkileri olacağı yolunda iddialarda bulunulmasına karşın, bilirkişi heyeti içerisinde, fauna uzmanının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bilirkişilerin tarafsızlığı konusunda davanın taraflarında hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, üniversite öğretim üyeleri arasından seçilecek aralarında inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi, çevre mühendisi, ziraat mühendisi ve fauna uzmanı olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 06/10/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.