Danıştay Kararı 6. Daire 2022/1995 E. 2022/8034 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/1995 E.  ,  2022/8034 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1995
Karar No : 2022/8034

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Organize Sanayi Bölgesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Karaman ili, Merkez ilçesi, …Mahallesi, … ada, …parsel sayılı taşınmaz üzerinde Karaman Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan “Mezbaha Tesisi” projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; yapımı planlanan mezbaha tesisinin, imar planında yer aldığı, organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde olmadığı, aralarında yaklaşık 400 metre mesafenin bulunuğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı tarafın tesisin çevreye zarar vereceğini iddia ettiği hususların, proje tanıtım dosyasında tek tek karşılandığı, bu aşamada denetimin ancak proje tanıtım dosyası üzerinde yapılabileceği, tesisin projesine uygun yapılması halinde çevreye herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı, tesisin faaliyete geçmesinden sonra taahhütlere uyulmaması halinde ise farklı denetim mekanizmalarının bulunduğu ve buna göre işlem tesis edilebileceği değerlendirildiğinde, dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; …Organize Sanayi Bölgesinde bulunan 149 aktif işletmede, 11.000 kişinin üzerinde istihdam sağlandığı, yapılması planlanan mezbaha tesisinin …Organize Sanayi Bölgesine çok yakın konumda yer aldığı, projede hakim rüzgar yönü hesaplarının yapılmadığı, hava akımları ile taşınacak toz, koku, vb. etkenlerin, organize sanayi bölgesini olumsuz etkileyeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda projenin uygulanması durumunda kokuya sebep olup olmayacağı, kokunun mevsimsel şartlara (yaz ayları) bağlı olarak hakim rüzgar yönünün etkisiyle nasıl bir sonuç doğuracağının bilinmediği şeklinde görüş bildirildiği, bu bağlamda hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel, gerekçeli, denetlenebilir ve ayrıntılı tespitler içermediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği; dosyadaki bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan bilirkişi raporundaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça görüleceği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …’in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca Dairemizce keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Karaman ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde Karaman Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan “Mezbaha Tesisi” projesi ile ilgili olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 4. maddesinde; ”Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı” olarak, “Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projelerin çevresel etkilerinin incelenerek, çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi amacıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiğini belirten Bakanlık kararı” olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik’in 6. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler… (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…’ kuralına yer verilmiş olup; 7. maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir” kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu; 15. maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller” başlıklı 266. maddesi, “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.” hükmünü; “Bilirkişi sayısının belirlenmesi” başlıklı 267. maddesi, “(1) Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.” hükmünü; aynı Kanunun “Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor” başlıklı 279. maddesinin 2. fıkrası ise, “(2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir…” hükmünü içermektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Bununla birlikte, ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin ve bulunduğu çevrenin özelliklerine göre, proje tanıtım dosyasını veya nihai ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle seçilmesi gerekmektedir. Nihai ÇED Raporunda veya proje tanıtım dosyasında onlarca uzmanın imzası bulunabildiğinden, birebir aynı sayıda ve aynı uzmanlık alanında olmasa dahi, yargılama usulü kurallarının elverdiği ölçüde, usul ekonomisi de gözetilerek bir denge kurulması, seçilecek bilirkişilerin projenin bulunduğu alana ve projeye yapılan itirazlara göre değerlendirilmesi zorunlu olan ana konu başlıkları bakımından yeterli uzmanlığa sahip olması, tarafları tatmin edici ve adil bir yargılama yapılması açısından gerekliliktir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince, Çevre Mühendisi …, Veteriner Hekim … ve İnşaat Mühendisi …’den oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; özellikle sıcak havalarda hayvansal atıkların içerisindeki mikroorganizmaların daha çok faaliyet gösterdiğinden kokunun daha fazla olacağı; proje tanıtım dosyasında koku ile ilgili taahhütlerin verildiği ve kokuyu gidermek için biyofiltre yapılacağının beyan edildiği, proje uygulandığı takdirde kokuya sebep olup olmayacağı, kokunun mevsimsel şartlara (yaz ayları) bağlı olarak hakim rüzgar yönünün etkisiyle nasıl bir etki yaratacağının bilinmediği, ancak proje tanıtım dosyasında yer alan biyofiltre gibi gerekli önlemlerin alınması durumunda koku oluşmayacağı; endüstriyel sıvı atıkların arıtımı ile proje tanıtım dosyasında yer alan taahhütlere ve ilgili Yönetmeliklere uyulması halinde çevreye zarar verilmeyeceği; tesisin inşaat ve işletme aşamalarında gürültü hesabının proje tanıtım dosyasında yer aldığı ve gürültü değerlerinin sınır değerler içerisinde kaldığı; ancak tesisin faaliyete başlaması ile mevsimsel şartlar, rüzgar gibi faktörlerden dolayı nasıl bir etkisinin olacağının bilinmediği yönünde görüş bildirildiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; yapılması planlanan uyuşmazlık konusu mezbaha tesisinin, organize sanayi bölgesine çok yakın mesafede bulunduğu, bu bağlamda proje ile ilgili mevsimsel şartlar, hakim rüzgar yönü gibi faktörler bağlamında projenin çevreye etkisinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiği, kaldı ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda tesisin faaliyete geçmesiyle mevsimsel şartlar, rüzgar gibi faktörlerden dolayı oluşacak etkinin bilinmediği yönünde görüş bildirildiği; ayrıca bilirkişi raporunda atıksu arıtma tesisinin yapılacağına ilişkin taahhüde proje tanıtım dosyasında yer verilmiş olduğu belirtilmekle birlikte, davacı tarafından söz konusu tesisin giriş ve çıkış atıksuların karakterizasyonunun verilmediği ve akış şemasının belirtilmediği, bu nedenle proje tanıtım dosyasının belirtilen kısmında yer alan bilgi ve önlemlerin bilimsel açıdan yeterli olmadığına yönelik iddialarda bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda; bilirkişi heyetinde, yapılması planlanan mezbaha tesisi hakkında hazırlanan proje tanıtım dosyasının; mevsimsel faktörler, hakim rüzgar yönü, vb. meteorolojik etkiler açısından yeterli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapacak meteoroloji mühendisi; mezbaha tesisinin, organize sanayi bölgesi içerisinde bulunduğu belirtilen gıda tesislerine etkisi ve bu kapsamda alınması planlanan önlemlerin bilimsel yönden yeterli olup olmadığı konusunda değerlendirme yapacak gıda mühendisi bulunmadığı; öte yandan, bilirkişi heyetinin çevre mühendisliği disiplini bakımından ayrıntılı değerlendirmeler içermesi gereken kısmında ise, atıksu arıtma tesisi ve kokuyu gidermek için biyofiltre yapılacağının, proje tanıtım dosyasında taahhüt edilmiş olmasının yeterli kabul edilmesi gerektiğine yönelik kısa ve gerekçesiz olarak görüş bildirildiği, ancak belirtilen hususlarda proje tanıtım dosyasında yer alan bilgi ve taahhütlerin bilimsel değerlendirmesinin, yeterli ve detaylı biçimde yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, temyiz dilekçesindeki iddialar ile yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile (proje tanıtım dosyasındaki taahhütlerin bilimsel olarak değerlendirilmesi yapılmak suretiyle) bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının aralarında Çevre Mühendisi, Veteriner Hekim, Gıda Mühendisi ve Meteoroloji Mühendisi olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, karara esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; işbu davanın 2577 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca proje sahibi Karaman Belediye Başkanlığına ihbar edilmesi gerekmekte olup; İdare Mahkemesince, davanın Karaman Belediye Başkanlığına ihbarına ilişkin usulün işletilmesinden sonra karar verilmesi gerektiği de tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Kullanılmayan yürütmeyi durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/09/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.