Danıştay Kararı 6. Daire 2022/2679 E. 2022/8038 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2679 E.  ,  2022/8038 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2679
Karar No : 2022/8038

TEMYİZ EDENLER (DAVALI): 1- (DAVALI): … Bakanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … Elektrik Üretim A.Ş.
(Eski Unvan: …Enerji Elektrik Üretim Ltd. Şti.)
VEKİLİ : Av. ..

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Van İli, Çatak İlçesi, Dicle Havzası, Sortkin Deresi üzerinde …Enerji Elektrik Üretim Limited Şirketi tarafından kurulması planlanan “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Van İli, Çatak İlçesi, Dicle Havzası, Sortkin Deresi üzerinde … Enerji Elektrik Üretim Limited Şirketi tarafından kurulması planlanan “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının tesis edilmesinden önce, 03/04/2014 tarihinde halkın katılımı toplantısının düzenlendiği, öte yandan nihai rapor için 14/08/2015 – 28/08/2015 tarihleri arasında Van Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce askı ilanına çıkıldığı, davacının 16/02/2016 tarihli işlemden 28/08/2015 tarihinde haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/04/2021 tarih ve E:2020/10507, K: 2021/6024 sayılı kararıyla; dosyada, dava konusu işlemin yalnızca internet aracılığı ile duyurusunun yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu, buna karşın askıda ilan ile halka duyuru yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, bu bağlamda dava konusu işlemin, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak askıda ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilge ve belge sunulmadığı ve işlemin tesis edilmesinden yaklaşık 4 yıl sonra görülmekte olan davanın açıldığı hususları göz önünde bulundurularak, davanın açıldığı 25/12/2019 tarihi itibarı ile dava konusu “ÇED Olumlu” kararına ilişkin projenin inşaat/yatırım çalışmalarına başlanılıp başlanılmadığı, başlanıldı ise ne zaman tamamlandığı veya tesisin faaliyete geçiş tarihine ilişkin hususlarının araştırılarak sürenin bu tarihten itibaren hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine; bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında, dava konusu proje kapsamında inşaat/yatırım çalışmalarına başlanma ve tesisin faaliyete geçme tarihine ilişkin bilgi ve belgelerin ara kararı ile sorulması ve davalı yanında müdahil şirket tarafından 30/07/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren ara kararına cevap dilekçesi ekinde, yalnızca 29/08/2019 tarihinde işe başlandığına ve 18/03/2020 tarihinde ise geçici kabulün yapılmasına dair tutanakların dava dosyasına sunulması üzerine; mevcut bilgi ve belgelere göre davadan davacının haberdar kabul edilmesini gerektiren bir durumun olmadığı ve işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılarak yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; dava konusu tesise ilişkin inşaat çalışmaları tamamlandıktan sonra arazi ıslah çalışmalarına dair herhangi bir planlamanın yapılmadığı, proje alanındaki doğal bitki örtüsünün iş makineleriyle bozulması ve işletme esnasında da doğal geçiş yollarının kapanmasıyla doğal yaban hayatının olumsuz etkilendiği, birinci toplama merkezinin olduğu alanda dereden akan suyun tamamının toplandığı ve kapalı boru sistemi ile ikinci regülatöre ve oradan santral binasına taşındığı, her ne kadar regülatörlerden projeye uygun ve kullanılabilir bir balık geçidi bırakılmış olsa da, bu geçitten can suyu geçişlerinin olmadığı, keşif günü birinci regülatör ile ikinci regülatör arasında yaklaşık 1 km mesafe boyunca balıkların geçişi için yeterli miktarda can suyunun olmadığının gözlemlendiği, bu kapsamda tesise ilişkin projenin çevresel etkilerinin daha detaylı irdelenmesi gerektiği, çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olmadığı ve anılan bilirkişi raporunda belirtilen hususlar da dikkate alınarak ÇED sürecinin yeniden işletilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olmadığı; dava konusu projenin çevreye vereceği olası zararlar bağlamında alınan tedbirlerin yeterli olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; davacı tarafından gerek … Kaymakamlığına yapılan başvuru dilekçesi, gerekse işbu davanın açılmasından önce …Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen delil tespitine ilişkin dosya ile dava konusu işlemden haberdar olduğunun açık biçimde anlaşılabileceği; bu nedenle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı yanında müdahil tarafından iddia edilenin aksine, işbu davanın açılmasından önce … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen delil tespitine ilişkin dosya ile dava konusu işlemden haberdar kabul edilmelerinin mümkün olmadığı; anılan davada yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun 03/12/2019 tarihinde taraflarına tebliğ edilmesi üzerine, 25/12/2019 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu; öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelere yönelik davalı ya da davalı yanında müdahil tarafından somut ve tatmin edici bir itirazda bulunulmadığı belirtilerek temyiz istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Van İli, Çatak İlçesi, Dicle Havzası, Sortkin Deresi üzerinde … Enerji Elektrik Üretim Limited Şirketi tarafından kurulması planlanan “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın “Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinde; “… idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Sürelerle İlgili Genel Esaslar” başlıklı 8. maddesinde; “… süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.” aynı Kanunun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür” hükmüne yer verilmiş, İvedi yargılama usulü başlıklı 20/A-(Ek madde: 18/06/2014-6545 S.K./18. mad) maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumsuz Kararı” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında ise; Bakanlığın, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Olumsuz” kararını on (10) iş günü içinde vereceği ve bu kararı, Komisyon üyelerine bildireceği, proje için verilen “ÇED Olumlu” ya da “ÇED Olumsuz” kararının Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilân tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği göz önünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür.
Öte yandan; idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlali halinde, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği tabiidir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin yalnızca internet aracılığı ile duyurusunun yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu, buna karşın askıda ilan ile halka duyuru yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı hususu sabit olmakla birlikte; dava dosyasının ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin E: …D.İş sayılı dosyasının (UYAP ortamı üzerinde) ve davalı yanında müdahil şirket tarafından temyize konu İdare Mahkemesi kararının verilmesinden sonra işbu dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu proje etki alanında alabalık yetiştirme tesisi işleten davacı tarafından … Kaymakamlığına hitaben 22/09/2019 tarihinde yazılan ve 30/09/2019 tarihinde Kaymakamlık kayıtlarına giren dilekçede, kendisi tarafından işletilen alabalık tesisi yakınlarında Elmacı ve Akçebük sınırları içinde yapılan HES inşaatı nedeniyle suyun kirletildiği ve balıkların zarar gördüğünden bahisle gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği; davacı tarafından verilen ve 02/10/2019 tarihinde …Sulh Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesi ile, alabalık tesisi yakınlarında yer alan hidroelektrik santral projesinin yapım çalışmaları esnasında çıkarılan hafriyat ve molozların dere yatağına döküldüğü ve dereden balık havuzlarına akan kirli ve çamurlu suyun balıkların zayi olmasına sebep olduğu iddiası ile davacının ticari faaliyetine yapılan zararların ve davacının mahrum kaldığı ileri sürülen karın belirlenmesi amacıyla delil tespitinin yapılmasının talep olunduğu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin E:…D.İş sayılı dosyasında yer alan 10/10/2019 tarihli keşif zaptında, davacının alabalık tesisi ve HES çalışma alanına gidildiği bilgisine yer verildiği görülmektedir.
Her ne kadar, … Sulh Hukuk Mahkemesine verilen 02/10/2019 tarihli dava dilekçesinde, anılan Mahkemenin E:…D.İş sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; görülmekte olan davada verilen ve 25/12/2019 tarihinde kayda giren ilk dava dilekçesinde ve … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı dilekçe ret kararında; uyuşmazlık konusu projenin adının sehven “Geldibuldu Regülatörü ve HES Projesi” olarak yer aldığı görülmekte ise de; davacı tarafından …Kaymakamlığına hitaben 22/09/2019 tarihinde yazılan ve 30/09/2019 tarihinde Kaymakamlık kayıtlarına giren dilekçede, kendisi tarafından işletilen alabalık tesisi yakınlarında Elmacı ve Akçebük sınırları içinde yapılan HES inşaatı nedeniyle suyun kirletildiği ve bu nedenle balıkların zarar gördüğü iddiasına yer verildiği, DSİ Genel Müdürlüğü 17. Bölge Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı yazılarında ise, Elmacı ve Akçebük sınırları içinde yapılan HES inşaatının “Saral-3 Regülatörü ve HES projesi”ne ait olduğunun belirtildiği, nitekim … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı dilekçe ret kararları üzerine, kayda giren yenileme dilekçelerinde de davacı tarafından uyuşmazlık konusu “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesinin adının açıkça belirtilmek suretiyle görülmekte olan davanın açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda; davacının “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesinden ve bu proje hakkında tesis edilen dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararından, ilk olarak 22/09/2019 tarihinde … Kaymakamlığına hitaben yazdığı ve 30/09/2019 tarihinde Kaymakamlık kayıtlarına giren başvuru dilekçesi ile haberdar olduğunun kabul edilmesi gerekmekte olup; bu tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerekirken; bu süre geçirildikten sonra 25/12/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, uyuşmazlığın esası incelenerek dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı ile davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,
6. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde davalı yanında müdahile iadesine,
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin yalnızca internet aracılığı ile duyurusunun yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu, buna karşın askıda ilan ile halka duyuru yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı; öte yandan, uyuşmazlık konusu proje etki alanında alabalık yetiştirme tesisi işleten davacı tarafından … Kaymakamlığına hitaben 22/09/2019 tarihinde yazılan ve 30/09/2019 tarihinde Kaymakamlık kayıtlarına giren dilekçede, kendisince işletilen alabalık tesisi yakınlarında Elmacı ve Akçebük sınırları içinde yapılan HES inşaatı nedeniyle suyun kirletildiği ve bu nedenle balıkların zarar gördüğü, bu nedenle gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği; davacı tarafından verilen ve 02/10/2019 tarihinde … Sulh Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren dava dilekçesi ile, davacı tarafından işletilen alabalık tesisi yakınlarında yer alan hidroelektrik santral projesinin yapım çalışmaları esnasında çıkarılan hafriyat ve molozların dere yatağına döküldüğü ve dereden balık havuzlarına akan kirli ve çamurlu suyun balıkların zayi olmasına sebep olduğu iddiası ile davacının ticari faaliyetine yapılan zararların ve davacının mahrum kaldığı karın belirlenmesi amacıyla delil tespitinin yapılmasının talep olunduğu, … Sulh Hukuk Mahkemesinin E:…D.İş sayılı dosyasında yer alan 10/10/2019 tarihli keşif zaptında, davacının alabalık tesisinin yanı sıra HES çalışma alanına gidildiği hususuna yer verildiği; davacı tarafından verilen ve yukarıda tarihleri belirtilen dilekçelerde, başvurulara konu proje adının “Saral-3 Regülatörü ve HES” olarak değil, “Geldibuldu Regülatörü ve HES Projesi” olarak yer aldığı ya da proje adından hiç bahsedilmediği; bu bağlamda davacının anılan dilekçelerin verildiği tarihler itibarı ile “Saral-3 Regülatörü ve HES” projesinden ve bu projeye ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararından haberdar olduğu kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından; davanın esası hakkında inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozularak davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.