Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/2715 E. , 2022/6138 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2715
Karar No : 2022/6138
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- …
3- … 4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Maltepe ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ve … parsel sayılı taşınmazların; uzun yıllardır 1/5000 ölçekli imar planlarında “Bölge Parkı Alanı” olarak ayrıldığı ve 1/1000 ölçekli planla da bu durumu pekiştiği, taşınmazların yapılaşmaya ilişkin imarı bulunmadığından mülkiyet hakkının kısıtlandığı, taşınmazdan bağımsız yararlanma ve başka türlü kullanma olanağı kalmadığı belirtilerek; şimdilik 10.000,00-TL (05.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.326.862,46-TL) kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanması üzerine davacılar tarafından karar düzeltme talebininde bulunulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiği ve ihlalin sonuçlarının kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına yönelik Anayasa Mahkemesine başvurdukları ve Anayasa Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararı gereği davanın, davacılardan …, … … ve …’in maddi tazminat istemleri yönünden kısmen kabulüne, davacıların hissesinin değeri olarak hesaplanan toplam 712.777,33-TL’nin 10.000,00-TL’sinin davanın ilk açıldığı 29/04/2015 tarihinden itibaren, 702.777,33-TL’sinin ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 28/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve davacılar tarafından tapuda ferağ edilmesi koşuluyla davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacılara (davacıların hisselerine isabet eden tutar oranında, davacı … yönünden 250.194,47-TL, davacı … yönünden 192.594,36 TL, davacı … yönünden 134.994,25-TL ve davacı … yönünden 134.994,25-TL olmak üzere) verilmesine, bunu aşan 614.085,13-TL tazminat istemi yönünden davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 2577 sayılı Kanunun 48/6. maddesi uyarınca süre aşımı yönünden reddine dair … İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı karara dair yapılan istinaf başvurusunun reddi … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan her ne kadar, İdare Mahkemesince verilen süre ret kararına istinaden, İdare Mahkemesi kararının tevkille görev yapmakta olan avukat …’ın e-postasına yapılması ve kendisinin 01/10/2021’de işten çıkarıldığı ve bu nedenle tebligatın işten çıkmış olan avukata yapılmasının usulsüz tebligatın sonuçlarını doğurduğu ve temyiz süresi açısından öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği iddia edilmişse de;
7201 sayılı Tebligat Kanununun “Vekile ve Kanuni Mümesile Tebligat” başlıklı 11. maddesinde, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olduğu hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Bir Avukatın Geçici Olarak Görevlendirilmesi” başlıklı 42. maddesinin 1. fıkrasında “Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirir” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, asile tebligat yapılabilmesi için vekilin azledildiğinin veya vekilin istifa ettiğinin bir dilekçeyle bildirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyada İdare Mahkemesi esas kararından sonra söz konusu avukatın işten çıkarıldığına dair bir bilgi veya belge bulunmadığından söz konusu iddialara itibar edilmemiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 25/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dava; İstanbul ili, Maltepe ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ve … parsel sayılı taşınmazların; uzun yıllardır 1/5000 ölçekli imar planlarında “Bölge Parkı Alanı” olarak ayrıldığı ve 1/1000 ölçekli planla da bu durumu pekiştiği, taşınmazların yapılaşmaya ilişkin imarı bulunmadığından mülkiyet hakkının kısıtlandığı, taşınmazdan bağımsız yararlanma ve başka türlü kullanma olanağı kalmadığı belirtilerek; şimdilik 10.000,00-TL (05.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.326.862,46-TL) kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinin 2. fıkrasının a bendinde dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin gösterileceği; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 7201 sayılı Tebligat Kanununda ise vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesi ile yargılama aşamalarında davacı adına sunulan dilekçelerde ve kanun yolu başvurusunda 2577 sayılı Kanunun 3/2-a bendine uygun şekilde davacı vekilinin adının ve adresinin, Av. … ve adresi olarak belirtildiği ve tebligatların anılan adreste aynı vekile yapıldığı açıktır.
Öte yandan, davacılardan …’in 19,01,2019 tarihinde mahkeme kararı verilmeden önce vefatı sebebiyle, öncelikle 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinde belirlenen usul takip edilerek, mütevaffa yönünden takip hakkı kendisine geçenlerin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilip, bu karar mirasçılarına bizzat tebliğ edildikten sonra, 26. maddede belirlenen süre içerisinde mirasçılar tarafından dosyanın takip edilmesi durumunda mirasçılar davaya dahil edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekimektedir.
Bu itibarla, dosyadaki vekilin ve tebliğ adresinin; “Av. … kabul edilerek tebligatların yapılması gerekirken, karardan önce yanlarında çalışan ve işyerlerinden ayrılan avukata yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, bu gerekçeyle de davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği gibi 26. maddede belirtilen hususlar tamamlanmadan davacılardan Firdevs Serim yönünden verilen temyize konu kararda da hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.