Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/277 E. , 2022/9667 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/277
Karar No : 2022/9667
DAVACILAR : 1) … Odası (… Şubesi)
2) … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1) …/…
2) … Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … ve … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel ile … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak 29.06.2021 tarihli, 31526 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazlar üzerine 28.10.2021 tarihli, 31642 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu imar planı değişikliklerinin sebeplerinin irdelendiği bir plan açıklama raporunun bulunmadığı, plan değişikliklerinin parçacıl bir yaklaşımla parsel ölçeğinde yapıldığı, parça-bütün ilişkisini bozduğu, inşaat ve nüfus yoğunluğu artışına sebep olduğu, kamu alanının ticaret+konut alanına dönüştürülerek yüksek yoğunluklu yapılaşmaya konu edildiği, kamu alanının ve açık yeşil alan sürekliliğinin yok edildiği, alana ticaret fonksiyonu kazandırılarak alanın özelleştirilmesine sebep olunduğu, plan değişikliğinin gerekçesinin ekonomik sebepler olduğu, özel menfaat sağlama amacı dışında başka bir amacın bulunmadığı, bölgenin mevcut trafik yüküne ilave gelecek trafik yükünün hesaplanmadığı, çevre fonksiyonlarla ilişkileri ve doğacak altyapı gereksinimleri için hiçbir değerlendirme yapılmadığı, plan değişikliklerinin kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı, … tarihli, … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile onaylanan önceki imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan dava süreci devam ederken, sosyal kültürel tesis alanlarının artırılmasına yönelik imar planı değişikliklerinin onaylandığı, bu planlara askı süresinde … Bankası A.Ş. tarafından, planlama alanının batısında yer alan karayolu bağlantısının … ada, … parsel sayılı taşınmazının etkilediği gerekçesiyle itiraz edildiği, bu itirazın değerlendirilmesi sonucu planlarda değişiklik yapılması zorunluluğunun doğması nedeniyle yapılan dava konusu imar planı değişikliklerinin planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre ve imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine uygun olduğu, 3194 sayılı Yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, hukuka uygun olduğu yargı kararıyla sabit olan önceki imar planlarına göre ticaret ve konut alanlarında emsalin 2,20’den, 2’ye düşürüldüğü, serbest olan yüksekliğin maksimum 15 kat ile sınırlandırıldığı, alanda yapı yoğunluğu ve yüksekliğinin azaltıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının artırıldığı, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda ticaret ve konut kullanımının bir arada bulunmasında planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, dava konusu plan değişikliklerine ilişkin sosyal ve teknik altyapı değerlendirme raporunun hazırlandığı, anılan raporda plan değişiklikleri sonrasında alana getirilecek yapı ve nüfus yoğunluklarının irdelendiği, bu yoğunluğun donatı alanlarına ve ulaşım sistemine etkisinin değerlendirildiği, anılan değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu planların bu yönlerden de çevre imar bütünlüğünü bozmayacağı, dava konusu planlarla öngörülen yolların daha rahat bağlantı sağlayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 29.06.2021 günlü, 31526 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … ve … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel ile … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yapılan itirazlar üzerine 28.10.2021 tarihli, 31642 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazların Özelleştirme Yüksek Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındıktan sonra Özelleştirme Yüksek Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kentsel servis alanı, bölge parkı ve spor alanı olarak belirlendiği, bu plan değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 11/09/2015 günlü, E:2014/1, K:2015/5154 sayılı kararıyla, planın üst ölçekli plana aykırı olması ve planda belirtilen kullanımların birbirinden çok farklı fonksiyonlar barındırması nedeniyle kesin bir açıklık içermemiş olduğu gerekçesiyle plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, Özelleştirme Yüksek Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu alanın merkezi iş alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile de E:2.20, Taks:0.60, hmax:serbest ticaret alanı, park ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılldığı, bu planın iptali istemiyle açılan herhangi bir dava bulunmadığı, taşınmazların, … tarihli, … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kentsel gelişme alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile E:2.20, Taks:0,60, hmax:serbest ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrıldığı,bu planların iptali istemiyle açılan dava devam ederken, 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı askı süresi içerisinde … Bankası A.Ş. tarafından yapılan ve alanın batısında yer alan karayolu bağlantısının … ada, … parsel sayılı taşınmazı etkilediği yolundaki itirazın kabul edilerek 27.10.2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile dava konusu plan değişikliklerinin onaylanmasına karar verildiği, bu değişikliklerle alanın batısında yer alan karayolu bağlantısına yapılan itiraz doğrultusunda anılan bağlantının düzeltildiği, diğer kullanımlar yönünden 28.06.2021 tarihli plan kararlarında değişiklik öngörülmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği ile uyuşmazlığa konu taşınmazlar orta yoğunlukta gelişme konut alanı ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılmış, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanı, alanın doğusundan batısına, park alanı ise alanın batısından doğusuna kaydırılmış, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve eğitim alanı fonksiyonları getirilmiş, kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile eğitim alanı arasından 10 metre genişliğinde yol geçirilmiş, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanı, alanın doğusundan batısına kaydırılmış ve ticaret+konut alanında E:2, hmax:15 kat olarak belirlenmiş, park alanı ise alanın batısından doğusuna kaydırılmış, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve özel eğitim alanı fonksiyonları getirilmiş, kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile kuzeyindeki park alanı arasından 7 metre genişliğinde, güneyindeki özel eğitim alanı arasından ise 10 metre genişliğinde yol geçirilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu alana ilişkin … tarihli, … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2021 tarihli, E:2018/3303, K:2021/9918 sayılı kararı ile; “Davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, 2016 yılında onaylanan ve yargı yerince verilmiş bir iptal kararı bulunmayan plan değişiklikleri ile dava konusu plan değişiklikleri arasında uyuşmazlık konusu alanın yapılaşma şartları ve kullanım kararları açısından bir farklılık bulunmadığı, sadece 2016 yılında onaylanan planlarla getirilen ticaret kullanımının yanına dava konusu plan değişiklikleri ile konut kullanımının da eklendiği, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda ticaret ve konut kullanımının bir arada bulunmasında planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, diğer taraftan birkaç parselle sınırlı olarak yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek oranda olmadığı, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu planlarla genişletilen ve yeni öngörülen yolun daha rahat bağlantı sağlayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada da, Danıştay Altıncı Dairesi’nin 26/05/2022 günlü, E:2021/8266, K.2022/6255 sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu planların üst ölçekli planlara uygun olduğu, hukuka uygun olduğu yargı kararıyla sabit olan önceki imar planlarına göre ticaret ve konut alanlarında emsalin 2,20’den, 2’ye düşürüldüğü, serbest olan yüksekliğin maksimum 15 kat ile sınırlandırıldığı, alanda yapı yoğunluğu ve yüksekliğinin azaltıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının artırıldığı, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda ticaret ve konut kullanımının bir arada bulunmasında planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, diğer taraftan birkaç parselle sınırlı olarak yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek oranda olmadığı, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu planlarla öngörülen yolların daha rahat bağlantı sağlayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan, Danıştay Altıncı Dairesi’nin E:2018/3303 sayılı dava dosyası nedeniyle yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; uyuşmazlığa konu taşınmazların kentin merkezi bölgesi içinde ve ana arterlerinden biri üzerinde bulunduğu, Kentin Merkezi İş Alanı (MİA) olarak tanımlanan bölgesinin komşuluğunda olan taşınmazın doğu ve batısında konut alanları bulunduğu, güneyinde Toptancı Hali ve … Alışveriş Merkezi isimli oldukça büyük ölçekli bir alışveriş merkezinin, kuzey kısmında ise Etlik İhtisas Hastanesinin yer aldığı, 2013 ve 2016 yıllarında yapılan planlar ile dava konusu planlar karşılaştırıldığında planlar arasında yapılaşma koşullarına ilişkin değişiklik ile beraber alan kullanımı kararlarında ticaret kullanımlarına konut kullanımının da eklendiği gözlemlenmekle birlikte konut ve ticaret kullanımlarının toplam yapılaşacak alandaki oranları kesin biçimde belirlenmediği için, temel kullanım kararlarının farklılaşmasının da sınırlı olduğu; alanda daha önce hazırlanan imar planı değişiklikleri uyarınca getirilen kullanımlar ile dava konusu planlar ile getirilen kullanımlar arasında önemli bir farklılaşma olmadığı ve büyük ölçüde benzer plan kararlarının üretilmiş olduğu; dava konusu planlarda konut alanı ile ticaret alanı kullanımlarından hangisinin ne oranda olacağının net ifade edilmemiş olması, ayrıca ticaret alanı kullanımı altında çok sayıda olası kullanımın tariflendiği (örneğin ofis, katlı otoparklar, oteller, yurt, kurs, dershane, düğün salonu) dikkate alındığında 2013 yılında yapılan plan değişikiğine benzer bir belirsizliğin devam ettiği, Konut+Ticaret kullanımı altında sayılan kullanımların bir kısmının konut alanındaki yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilecek, gürültü kirliliği yaratabilecek, aşırı trafik çekebilecek kullanımlar olduğu ve konut alanı öngörülen bir bölgede bu derece çeşitli ve olumsuz etkileri olabilecek kullanımların içiçe planlanmış olmasının planlama ilke ve esasları açısından sakıncalı olduğu, artan nüfusun teknik ve sosyal donatı gereksinimine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığı; yeşil alan dışında sosyal donatı alanlarına ilişkin değerlendirme ve irdelemelerin yapılmamış olmasının önemli bir eksiklik olduğu; dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın doğusundaki taşıt yolunun 25 metre genişletilmesi, alanın batısında ise 25 m. genişliğinde yeni taşıt yolu ulaşım önerilerinin kent bütünündeki ve yakın çevredeki ulaşım sistemiyle ilişkilendirilmeden yapılmış olması, bu bağlantıların ulaşım sistemi bütününde yerleri, işlevleri, ve etkilerinin gözardı edilmesi nedeniyle ulaşım ve trafik planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi, şehircilik ilkeleriyle de bağdaşmadığı, ayrıca ulaşım altyapısına olası etkilerinin irdelenmemiş ve raporlanmamış olmasının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine de aykırı olduğu görüş ve tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
14.06.2014 günlü, 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin mekansal kullanım tanımları ve esasları başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının k) bendinde; Teknik altyapı alanları: Kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz iletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isim, l) bendinde de; Toplu işyerleri: Büyük alan kullanımı gerektiren ticari işletmeler, inşaat malzemesi, oto galeri, tarımsal üretim pazarlama, nakliyat ambarı, toptancı hali, toptan ticaret, pazarlama ve depolama alanları, tır ve kamyon parkı ve benzeri tesisler ile çevre sağlığı yönünden gerekli tedbirler alınmak kaydıyla mermer, hurda, teneke, kağıt, plastik gibi maddelerin organize bir şekilde depolanması ve işlenmesine yönelik faaliyetler ile bunlara ilişkin sosyal ve teknik altyapı tesislerinin de yer aldığı alanlar, şeklinde belirtilmiştir. Yönetmeliğin; plan raporu başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında “Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir.”, aynı maddenin 5. fıkrasında “İmar planlarında, bu Yönetmelikte tanımlanan veya plan gösteriminde bulunan kullanımlardan birden fazla mekânsal kullanımın aynı alanda bir arada bulunması durumunda uygulamaya yönelik alan kullanım oranları, otopark, yeşil alan ve benzeri sosyal ve teknik altyapı kullanımlarına ilişkin detaylar ile gerektiğinde bağımsız bölüm sayısı, plan raporu ve plan notlarında ayrıntılı olarak açıklanır.”, imar planı ilkeleri başlıklı 21. maddesinin 10. fıkrasında da “İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır.” hükümleri yer almaktadır.
Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığının yetkisinde olmakla beraber; bu planların çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu kapsamda, dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda yer verilen bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, bölgeye ilişkin önceki planlar ile dava konusu planlar arasında yapılaşma koşullarında önemli bir değişiklik olmamakla beraber alan kullanımı kararlarında ticaret kullanımlarına konut kullanımının da eklendiği, konut kullanımının toplam emsalin %75’ini geçemeyeceğinin belirtildiği, ticaret ve konut alanlarında emsalin 2.20 den 2’ye düşürüldüğü, yüksekliğin 15 kat ile sınırlandırıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının artırıldığı görülmekle birlikte konut ve ticaret kullanımlarının toplam yapılaşacak alandaki oranlarının kesin biçimde belirlenmediği, ticaret başlığı altında birbiriyle ve konut alanlarıyla bağdaşmayacak çok çeşitli kullanımlara yer verildiği, önerilen ulaşım bağlantılarının planlanmasına ilişkin parçacı yaklaşımın ulaşım ve trafik planlama ilkeleriyle ve şehircilik ilkeleriyle bağdaşmadığı, dava konusu plan değişikliklerinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu imar planı değişiklikleri ile alanda yer verilen “teknik altyapı alanı” kullanımına yönelik plan hükümlerinde bu alanda yer alabileceği belirtilen “tır parkı, makine parkı, kamyon garajı ve garaj” kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının l) bendinde düzenlenen “Toplu İşyerleri” kullanım tanımı içerisinde yer aldığı ve bu kullanımların lejandının da farklı olduğu, bu nedenle anılan kullanımlara teknik altyapı alanı kullanımında yer verilmesinin mevzuata aykırı olduğu anlaşılmakla, dava konusu plan değişikliklerinde bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan dava konusu 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü ile Hazineye ait Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, … Mahallesi … ada, …, …, …, … ve … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel ile … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar, … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında kamu kurum ve kuruluşları kullanımına, … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise bölge parkı ve spor alanı kullanımına ayrılmıştır.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar özelleştirme kapsamına alınmıştır.
Önceki imar planında kamu kurum ve kuruluşları kullanımına ayrılan uyuşmazlık konusu taşınmazlardan … ada, … ve … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … ve … sayılı taşınmazlar, özelleştirme kapsamına alınmasının ardından Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kentsel servis alanı, bölge parkı ve spor alanı kullanımına alınmış, anılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle … Odası … Şubesi tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 11/09/2015 tarihli, E:2014/1, K:2015/5154 sayılı kararıyla plan değişikliğinin iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/03/2016 tarihli, E:2016/547, K:2016/658 sayılı kararıyla onanmıştır. Bu iptal kararının gerekçesi, parsellerin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kamu kurum ve kuruluşları alanı olarak belirlenmesine karşın, üst ölçekli planda değişikliğe gidilmeksizin, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde kentsel servis alanı, bölge parkı ve spor alanı olarak belirlenmesi, dolayısıyla dava konusu planın üst ölçekli plana aykırı olması ve planda kentsel servis alanı lejantı içerisinde yapılabileceği belirtilen kullanımların birbirinden çok farklı fonksiyonlar barındırması nedeniyle kesin bir açıklık içermemiş olmasıdır.
Yukarıda anılan iptal kararı sonucunda alanın plansız kalması nedeniyle ve yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi için Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile uyuşmazlık konusu alan merkezi iş alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile E:2.20, TAKS:0.60, hmax:serbest ticaret alanı, park ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılmıştır. Anılan bu planın iptali istemiyle açılan herhangi bir dava bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alan, … tarihli, … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kentsel gelişme alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile E:2.20, TAKS:0,60, hmax:serbest ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılmış, bu planların iptali istemiyle … Odası (… Şubesi) tarafından açılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/3303 sayısına kayıtlı dava devam ederken davalılar tarafından sosyal kültürel tesis alanlarının artırılması amacıyla alındığı belirtilen 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmış, bu planlara askı süresinde … Bankası A.Ş. tarafından, planlama alanının batısında yer alan karayolu bağlantısının … ada, … parsel sayılı taşınmazı etkilediği gerekçesiyle itiraz edilmiş, dava konusu 28.10.2021 tarihli, 31642 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, … Bankası A.Ş. mülkiyetinde bulunan … ada, … sayılı parselin yol bağlantısı için kullanıldığına ilişkin itiraz kabul edilmiş ve dava konusu 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu alan, 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ve bu karara askı süresinde … Bankası A.Ş. tarafından yapılan itirazın kabul edilmesine yönelik olarak alınan dava konusu 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği ile orta yoğunlukta gelişme konut alanı ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılmış, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanı, alanın doğusundan batısına, park alanı ise alanın batısından doğusuna kaydırılmış, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve eğitim alanı fonksiyonları getirilmiş, kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile eğitim alanı arasından 10 metre genişliğinde yol geçirilmiş, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanı, alanın doğusundan batısına kaydırılmış ve ticaret+konut alanında E:2, hmax:15 kat olarak belirlenmiş, park alanı ise alanın batısından doğusuna kaydırılmış, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve özel eğitim alanı fonksiyonları getirilmiş, kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile kuzeyindeki park alanı arasından 7 metre genişliğinde, güneyindeki özel eğitim alanı arasından ise 10 metre genişliğinde yol geçirilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde:” Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında “kuruluş” adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. “kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun “İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi”ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: “Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 – 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 – 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa’nın Ek-3. maddesinde: “Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir.” kuralı bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Yasanın 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin 7. fıkrasında; “Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu taşınmazların bulunduğu alan, … tarihli, … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile onaylanan önceki 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile kentsel gelişme alanı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile E:2.20, TAKS:0,60, hmax:serbest ticaret+konut, park ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrılmış, bu planların iptali istemiyle … Odası (… Şubesi) tarafından açılan davanın, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2021 tarihli, E:2018/3303, K:2021/9918 sayılı kararı ile; “Davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait olduğu, imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara aykırılık oluşturmadığı, çevre ve imar bütünlüğü yönünden değerlendirildiğinde ise; 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme Yüksek Kurulunca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, 2016 yılında onaylanan ve yargı yerince verilmiş bir iptal kararı bulunmayan plan değişiklikleri ile dava konusu plan değişiklikleri arasında uyuşmazlık konusu alanın yapılaşma şartları ve kullanım kararları açısından bir farklılık bulunmadığı, sadece 2016 yılında onaylanan planlarla getirilen ticaret kullanımının yanına dava konusu plan değişiklikleri ile konut kullanımının da eklendiği, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda ticaret ve konut kullanımının bir arada bulunmasında, planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, diğer taraftan birkaç parselle sınırlı olarak yapılan bu değişikliğin sosyal ve teknik alt yapı dengesini etkileyecek oranda olmadığı, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu planlarla genişletilen ve yeni öngörülen yolun daha rahat bağlantı sağlayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı” gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu alanın, önceki imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle … Odası (… Şubesi) tarafından açılan ve yukarıda yer verilen dava devam ederken, 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ve bu karara askı süresinde … Bankası A.Ş. tarafından yapılan itirazın kabul edilmesine yönelik olarak alınan dava konusu 27.10.2021 tarihli, 4648 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği ile orta yoğunlukta gelişme konut alanı ve 25 metre genişliğinde yol kullanımına ayrıldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanının, alanın doğusundan batısına, park alanının ise alanın batısından doğusuna kaydırıldığı, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve eğitim alanı fonksiyonlarının getirildiği ve kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile eğitim alanı arasından 10 metre genişliğinde yol geçirildiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile önceki plandaki ticaret+konut alanının, alanın doğusundan batısına kaydırıldığı ve ticaret+konut alanında E:2, hmax:15 kat olarak belirlendiği, park alanının ise alanın batısından doğusuna kaydırıldığı, alanın güneydoğusuna kültürel tesis alanı, teknik altyapı alanı ve özel eğitim alanı fonksiyonlarının getirildiği, kültürel tesis alanı ve teknik altyapı alanı ile kuzeyindeki park alanı arasından 7 metre genişliğinde, güneyindeki özel eğitim alanı arasından ise 10 metre genişliğinde yol geçirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, hukuka uygun olduğu yargı kararıyla belirlenen önceki imar planlarına göre ticaret ve konut alanlarında emsalin 2,20’den, 2’ye düşürüldüğü, serbest olan yüksekliğin maksimum 15 kat ile sınırlandırıldığı, alanda yapı yoğunluğu ve yüksekliğinin azaltıldığı, sosyal ve teknik altyapı alanlarının artırıldığı, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda ticaret ve konut kullanımının bir arada bulunmasında planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, dava konusu plan değişikliklerine ilişkin sosyal ve teknik altyapı değerlendirme raporunun hazırlandığı, anılan raporda plan değişiklikleri sonrasında alana getirilecek yapı ve nüfus yoğunluklarının irdelendiği, bu yoğunluğun donatı alanlarına ve ulaşım sistemine etkisinin değerlendirildiği, anılan değerlendirmeler dikkate alındığında dava konusu planların bu yönlerden de çevre imar bütünlüğünü bozmayacağı, planlarla öngörülen yolların daha rahat bağlantı sağlayacağı, bu itibarla dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacılar tarafından 29.06.2021 tarihli, 31526 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan özelleştirme kapsam ve programında bulunan Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, … ve … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsel ile … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak 28.06.2021 tarihli, 4184 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Altıncı Dairesinin 15/11/2022 tarihli, E:2021/8314, K:2022/9665 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen … TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.