Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3058 E. , 2022/10454 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3058
Karar No : 2022/10454
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI)… Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
… A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
9- … 10- …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kars İli, Sarıkamış İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde kalan “… Barajı ve HES Projesi” ile ilgili olarak verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu projeyle ilgili olarak verilen ilk ÇED olumlu kararında, söz konusu proje alanında birçok ve bir kısmı tescilli olan kültür varlığı bulunmasına rağmen ÇED olumlu kararında kültür varlığına rastlanmadığının belirtildiği, dava konusu ÇED olumlu kararında ise bölgedeki 26 adet kültür varlığının tescilinin yapıldığı ve tamamen su altında kalanlar için su altı arkeologları tarafından yılda en az bir kere olmak üzere su altı inceleme çalışmalarının gerçekleştirileceği belirtilerek bölgede varlığı bilinen kültür varlıklarının kültür envanterine kazandırıldığı görülmekle beraber, ilk ÇED raporuna karşı açılan davada Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, baraj alanında kültür varlıkları ile ilgili sistematik ve yoğunluklu bir yüzey araştırmasının yapılması ve tescilliler dışındaki duruma dair somut bir çalışmanın uzman kişilerce (prehistoryen, protohistoryacı ve klasik arkeologlar, sanat tarihçiler) oluşacak bir ekip ile bu bölgedeki kültür varlıkları ile ilgili çalışmanın gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, söz konusu baraj alanında tescilliler dışında etkilenebilecek kültür varlıklarının tespitine ve envanterlenmesine dair uzmanlarca sistematik bir yüzey araştırması (survey) çalışmasının yapılmadığı, dava konusu ÇED olumlu kararında bu çalışmanın yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, baraj alanındaki tescil edilmiş kültür varlıkları dışındaki kültür varlıkları ile ilgili yüzey araştırması yapılması hususundaki eksikliğin giderilmediği, baraj alanının tamamen su tutmuş olması nedeniyle fiili durum itibariyle baraj alanında tescilliler dışındaki kültür varlıkları ile ilgili yüzey araştırması yapılma imkanının kalmadığı hususu bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, idari işlemlerin hukuki yönden denetiminin yapılacağı, fiili durum göz önüne alınarak yapılacak değerlendirmenin, hukuka aykırı işlemin tesis edildiği andan itibaren ortadan kaldıran yargı kararının yok hükmünde olduğu anlamına geleceği ve bunun hukuken kabulünün mümkün olmadığı, bu itibarla dava konusu işlemin hukuki olarak yapılan denetiminde, baraj alanında tescil edilmiş kültür varlıkları dışındaki kültür varlıkları ile ilgili yüzey araştırması yapılması yönündeki eksikliğin giderilmediğinin anlaşıldığı belirtilerek, dava konusu ÇED olumlu kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare ile davalı idare yanında müdahil tarafından; proje etki sahasındaki kültür varlıklarının tescili, taşınması ve kontrollerinin sağlanması işlemlerinin, Bilim Komisyonu ve Koruma Kurulları tarafından verilen kararlar doğrultusunda gerçekleştirildiği, dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümlerine, ilke kararlarına ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dairemizin 20/09/2022 tarihli, E:2022/3058 sayılı ara kararına verilen cevaptan, dava konusu projeyle ilgili olarak, 2009/7 sayılı Genelge uyarınca, … tarihli, … sayılı yeni bir “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının verildiği anlaşılmış olup, davalı idare tarafından bu karar verilirken, dava konusu işlemin açıkça geri alınmadığı ve ÇED Raporu üzerinde, yukarıda belirtilen Genelge uyarınca yapılan düzenlemelerin, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı iptal kararı doğrultusunda yapıldığı hususları dikkate alındığında, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kars İli, Sarıkamış İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde, Aras Nehri üzerinde gerçekleştirilmesi planlanan “… Barajı ve HES Projesi” ile ilgili olarak, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünce verilen … günlü, … sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu kararı, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmiş; anılan karar doğrultusunda, 2009/7 sayılı Genelge uyarınca revize edilen proje ile ilgili olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmış, Mahkemece verilen iptal kararı üzerine, henüz yargılama devam ederken, dava konusu proje 2009/7 sayılı Genelge uyarınca yeniden revize edilerek, revize proje ile ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca … tarihli, … sayılı yeni bir ÇED Olumlu kararı verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez…” hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ”Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.” kuralına yer verilmiştir.
13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı “ÇED Yönetmeliği Uygulamaları” konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; “…Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda uygulamanın ‘yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.’ şeklinde yapılması” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamındaki bir projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve dolayısıyla projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten ÇED Olumlu kararı alınmadıkça, projenin uygulanamayacağı açıktır.
Diğer taraftan, anılan Genelgeye göre yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili revize ÇED raporu hakkında ikinci bir ÇED Olumlu kararının verilmesi ile ilk ÇED Olumlu kararının, zımni olarak geri alındığının ve dolayısıyla hukuken uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir. Nitekim, söz konusu projeyle ilgili ilk “ÇED Olumlu” kararının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, revize edilen ÇED raporuna istinaden verilen ikinci “ÇED Olumlu” kararının da hukuken geçerli olduğu dikkate alındığında, aynı projeyle ilgili iki farklı “ÇED Olumlu” kararının birlikte uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; proje sahibi olan davalı yanında müdahil tarafından, bakılmakta olan davadaki ilk Mahkeme kararı olan … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararındaki iptal gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle, 2009/7 sayılı Genelge kapsamında ÇED Raporunun revize edilerek davalı idareye sunulduğu, davalı idarece, bakılan davaya konu … tarihli, … sayılı ÇED Olumlu kararı verildiği; bu kararın Mahkemenin temyize konu … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiği; bunun üzerine projenin yeniden revize edilerek Bakanlığa sunulduğu ve Bakanlıkça … tarihli, … sayılı yeni bir ÇED Olumlu kararının verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, daha önce verilen iptal kararının gerekçelerinin karşılanmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, söz konusu projeyle ilgili … tarihli, … sayılı yeni ÇED Olumlu kararının verilmesiyle, aynı projeyle ilgili iki farklı “ÇED Olumlu” kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu “ÇED Olumlu” kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerekmekte olup, bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak yerel mahkemede yapılan duruşma sırasında vekil ile temsil olunan davacılara verilmesine,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 30/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
İptal davasının amacı, hukuka aykırı idari işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesidir. Burada sağlanmak istenen, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunmasıdır. İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar.
Diğer taraftan, idari işlemin geri alınması, yargısal yolla iptalinde olduğu gibi yapıldığı tarihten itibaren bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. İdari işlemin idarece geri alınması halinde, yargısal yoldan iptal ile aynı sonuçları doğurduğundan, iptal davasını da konusuz bırakmaktadır.
Dosyasının incelenmesinden; söz konusu projeyle ilgili 2009/7 sayılı Genelge kapsamında revize edilen ÇED raporunun davalı idareye sunulması üzerine, … tarihli, … sayılı yeni ÇED Olumlu kararı verildiği anlaşılmış ise de, davalı idare tarafından bu karar verilirken, dava konusu işlemin açıkça geri alınmadığı dikkate alındığında, bu haliyle, dava konusu işlemin hukuken geçerliliğini koruduğunda hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak, karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.