Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/3589 E. , 2022/8554 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3589
Karar No : 2022/8554
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : İzmir İli, Buca İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda bağımsız bölüm maliki olan davacının hissesinin, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca 2/3 çoğunluk sağlayan hissedarlara 18/04/2017 tarihinde açık artırma usulü ile satışına ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı işlemin iptali yolundaki karara karşı davalı idare ile davalı idare yanında müdahil vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf başvurularının kesin olarak reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararının davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararı, davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Ondördüncü Dairesinin 21/11/2018 tarih ve E:2018/5355, K:2018/6769 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesinden sonra oluşan yeni hukuki durum nedeniyle davalı yanında müdahil ve davalı idare tarafından yargılamanın yenilenmesinin istenilmesi üzerine anılan istemin kabulü ile davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kesin olarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48/6. maddesi uyarınca temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… Temyiz No:… sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) SAVUNMASININ ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun 46/1(b) uyarınca istinaf kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki kararın kaldırılarak usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Uyuşmazlıkta, öncelikle anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi kararlardan olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” hakkında Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlar temyize tabi kararlar arasında sayılmıştır.
Öte yandan, konusu 100.000 TL’yi aşan davalar açısından bu miktarın değer kaybının önüne geçilmesi amacıyla her yıl yeniden değerleme oranları esas alınarak bir artış yapılacağı öngörülmüştür. Buna göre, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacaktır. İstinaf sisteminin uygulanmaya başlandığı 2016 yılında 100.000,00-TL olarak belirlenmiş olan bu temyiz sınırı, bu tarihten sonra uygulanan yeniden değerleme oranlarının sonucu olarak 2017 yılında 103.000,00-TL, 2018 yılında 117.000,00-TL, 2019 yılında 144.000,00-TL, 2020 yılında 176.000,00-TL, 2021 yılında ise 192.000,00-TL olarak uygulanmaktadır.
İncelenen uyuşmazlığın da davacının hissedarı olduğu taşınmazdaki hissesinin 6306 sayılı Kanun kapsamında açık artırma suretiyle 220,010.00-TL bedelle, 18/04/2017 tarihinde satışına ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, 6306 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığı hususunda kuşku bulunmayan, parasal sınır olarak da temyizi mümkün kararlar arasında yer alan uyuşmazlığa ilişkin verilen davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince kesin olarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizi üzerine, temyize tabi olduğu, dolayısıyla kesin olarak değerlendirilemeyeceği açık olan anılan karara karşı yapılan temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:…, Temyiz No:2022/127 sayılı kararında isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, anılan temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin karar kaldırılmak suretiyle, bakılan davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen 16/12/2021 tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan temyiz isteminin esası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin anılan kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolunda … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararın KALDIRILMASINA, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY(X):
Maliki oldukları İzmir İli, Buca İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki yapının riskli yapı olduğunun tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamaya ilişkin maliklerin en az üçte iki oy çoğunluğuyla aldıkları karara katılmayan davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında 18.04.2017 tarihli işlemle hukuka aykırı olarak satıldığından bahisle, açık artırma suretiyle satışa ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılan davanın reddi üzerine temyiz edilen dosyanın yapılan incelenmesinde;
Dava konusu işlemin; 6306 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğin 15. ve 15/A maddeleri uyarınca yapıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 35. Maddesinde “mülkiyet hakkı” başlığı altında ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde; mülkiyet hakkının korunması gerekliliği vurgulanmış, getirilen kuralların mülkiyet hakkı ihlaline neden olmaması için müdahalenin ancak Kanun ile ve Anayasada belirlenen şekilde ve ölçüde olması gerektiği de açıktır.
Bu itibarla, riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak uygulamaların ve bu uygulamalara rıza göstermeyen maliklerin arsa paylarının açık artırma usulü ile satışına ilişkin kurallarını düzenleyen, bu kuralların uygulanması için ise üçte iki çoğunluk kararını yeterli bulan dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca üçte birde kalan malikin mülkiyet hakkına yapılacak müdahalenin orantılı olması gerektiği, ayrıca, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanuna göre “anagayrimenkulün bakımı, korunması” gibi hususlarda dahi bu oranın beşte dört olduğu da dikkate alındığında mülkiyet hakkını, 634 sayılı Kanundan daha ciddi oranda sınırlayan, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre maliklerin üçte iki çoğunluğunun kararıyla üçte birde kalan davacıların mülkiyet hakkının orantılı olmayacak şekilde kısıtlandığı, bu suretle mevzuattan kaynaklanan hak ihlaline yol açıldığı görüldüğünden temyize konu kararda hukuk isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiğinden Dairemizce verilen onama yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.