Danıştay Kararı 6. Daire 2022/4955 E. 2022/8041 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/4955 E.  ,  2022/8041 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4955
Karar No : 2022/8041

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, … ve … Mahallesi sınırları içerisinde yapılması planlanan “… Numaralı IV. Grup Ruhsatlı Sahada Yarma Yöntemiyle … ve Kömür Madeni Arama ve Üretim Faaliyetleri” projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla başlatılan çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
2872 sayılı Çevre Kanununun 8, 9, 11, 12, 15 ve 20 nci maddeleri ile 1/5/2003 tarihli ve 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliğinin 1. maddesiyle Yönetmeliğin amacı; ülkenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması için, su kirlenmesinin önlenmesini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasları belirlemek olarak belirlenmiş, madde metninde Yönetmeliğin, su ortamlarının kalite sınıflandırmaları ve kullanım amaçlarını, su kalitesinin korunmasına ilişkin planlama esasları ve yasaklarını, atıksuların boşaltım ilkelerini ve boşaltım izni esaslarını, atıksu altyapı tesisleri ile ilgili esasları ve su kirliliğinin önlenmesi amacıyla yapılacak izleme ve denetleme usul ve esaslarını kapsadığı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 3. maddesinde “…Havza koruma planları: Su kaynakları potansiyelinin her türlü kullanım amacıyla korunması, en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması, kirlenmesinin önlenmesi ve kirlenmiş olan su kaynaklarının su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla yapılan çalışmaların bütününü içeren su kalite koruma planını; Havza planları: Su kaynaklarından etkin bir biçimde yararlanılabilmesi için bu kaynakların sulama, taşkın kontrolü, nehir ulaşımı, içme ve kullanma suyu temini, hidroelektrik enerji üretimi, drenaj,akarsu havzası ıslahı ve benzeriamaçlarla yapılan çalışmaların bütününü içeren su kullanım planını,
Havza: Bir akarsu, göl, baraj rezervuarı veya yeraltısuyu haznesi gibi bir su kaynağını besleyen yeraltı ve yüzeyselsuların toplandığı bölgenin tamamı” olarak tanımlanmış, “Havza Planı , Havza Koruma Planı” başlıklı 5. maddesinde ise; “Kıta içi su kaynaklarının mevcut kalitesinin kullanım alanları için gerekli kalite kriterlerine uygunluğunun tespitinin ve havza planının ilgili
kurumların görüşünü alarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce yapılması esastır.
Kıta içi su kaynaklarının her türlü kullanım amacıyla korunması, kirlenmesinin önlenmesi ve kirlenmiş olan su kaynaklarının su kalitesinin iyileştirilmesi amacıyla havzanın özelliklerinin de dikkate alındığı bir havza koruma planı yapılması esastır. Yapılan havza koruma planı sonucunda uzun vadeli bir koruma programı ve koruma tedbirleri belirlenir. Bu yolla hazırlanacak koruyucu plana uyulması esastır.
Havza koruma planı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve ilgili kuruluşların görüşlerialınarak Bakanlıkça yapılır ve/veya yaptırılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinin 4. fıkrasında “Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, … ve … Mahallesi sınırları içerisinde … Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “… Numaralı IV. Grup Ruhsatlı Sahada Yarma Yöntemiyle … ve Kömür Madeni Arama ve Üretim Faaliyetleri” (Toplam 23,075 Hektar Çed Alanı (Çed 1 Alanı: 7,98 Hektar Alanda 26 Adet Yarma Noktası ve 20.000 Ton/Yıl … Üretimi, Çed 2 Alanı: 15,095 Hektar Alanda 45 Adet Yarma Noktası Ve 20.000 Ton/Yıl Kömür Üretimi) projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla başlatılan çevresel etki değerlendirmesi sürecinin; ASKİ Genel Müdürlüğünce bahse konu ruhsat sahasının tamamının Eğrekkaya Barajı İçme Suyu Havzası içerisinde kaldığı, söz konusu faaliyetin, anılan ruhsat sahası içerisinde yapılmasının uygun görülmediği, Kurtboğazı- Eğrekkaya ve Akyar Baraj Gölleri Havzalarının özelliklerinin bilimsel çalışmalar ile değerlendirilerek koruma alanlarının tanımı ve koruma esasları ile ilgili olarak özel hükümlerin belirlenmesi amacıyla ” Kurtboğazı- Eğrekkaya ve Akyar Barajı Havzaları Koruma Planı ve Özel Hüküm Belirleme” projesinin başlatıldığına dair görüşüne istinaden çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sonladırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.