Danıştay Kararı 6. Daire 2022/5001 E. 2022/8658 K. 13.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5001 E.  ,  2022/8658 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/5001
Karar No : 2022/8658

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Bakanlığı – ANKARA

VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) … Mad. İnş. Nak.ve San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Köyü Muhtarlığı

VEKİLİ : Av…

İSTEMİN ÖZETİ : … İli, … İlçesi, … Köyü Mevkiinde, Özberce Madencilik İnş. Nakl. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan “RN:… No.lu Dolomit Ocağı Kapasite Artışı ve Kırma-Eleme Tesisi” projesine 25.11.2014 tarihli 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 13/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendi uyarınca; “Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda; karara esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, 20/10/2021 havale tarihli 7 kişilik heyet tarafından hazırlanan raporda, dava konusu alanda yapılacak Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Faaliyeti için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı”nın Çevre Mühendisliği, Orman Mühendisliği, Hidrojeoloji Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği, Meteoroloji Mühendisliği ve Kuş Bilimciliği açısından yerinde olmadığı şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, rapora yapılan itirazlar üzerine aynı bilirkişilerden alınan 18/02/2022 havale tarihli ek raporda ise, bilirkişilerin tamamı tarafından ilk rapor ile aynı doğrultuda görüşlere yer verildiği, sonuç olarak ÇED Olumlu Kararının yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, ancak İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, bilirkişi raporuna itiraz ve temyiz dilekçelerindeki iddiaların da dikkate alınarak, dava konusu projenin gerçekleştirilmesinin, kamu yararı ve çevre dengesi gözetilerek çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile (nihai ÇED raporunda yer verilen taahhütlerin bilimsel olarak değerlendirilmesi yapılmak suretiyle) bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığının, aralarında Çevre Mühendisi, Maden Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Hidrojeoloji Mühendisi, Orman Mühendisi ve Flora-Fauna Uzmanı olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesinin, Dairemizce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca yaptırılması ve buna göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.