Danıştay Kararı 6. Daire 2022/5744 E. 2022/8408 K. 05.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/5744 E.  ,  2022/8408 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5744
Karar No : 2022/8408

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALILAR) :1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 23/03/2022 günlü, E:2018/7543, K:2022/3464 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIIN ÖZETİ : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü.
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 23/03/2022 günlü, E:2018/7543, K:2022/3464 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
Dava, Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında “sağlık alanı” olarak ayrılmasına rağmen, uzun zamandır kamulaştırılmaması nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 74.000,00-TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile söz konusu alanın “özel sağlık alanı”na dönüştürülmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylandığı, bu şekilde taşınmazın kullanım şeklinin “özel sağlık alanı”na dönüştürüldüğü, emsalin E:1,00, yüksekliğin ise Hmaks:serbest olarak belirlendiği, anılan plan değişikliğine karşı dava açılmayarak plan değişikliğinin kesinleştiği, böylece davacılara taşınmaz üzerinde imar koşulları çerçevesinde yapı yapma imkanının dava tarihinden sonra tesis edilen işlemlerle getirildiği, mülkiyet hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 05/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323.maddesinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmış, “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326.maddesinin 1.fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiş, “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davanın devamı esnasında imar planında değişiklik yapılarak dava konusu taşınmazın “özel sağlık alanı” olarak ayrılması nedeniyle ortada imar planından kaynaklanan nedenlerle kamulaştırılması gereken bir taşınmazın, dolayısı ile hukuki el atma nedeniyle ödenmesi gereken bir tazminat miktarının kalmadığı dikkate alındığında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, verilen karar sonucuna göre de, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu dikkate alınarak verilebilmesi ancak davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı hallerde mümkün olup, davanın reddine karar verilmesi durumunda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yukarıda yazılı kanun maddesi gereğince aleyhine karar verilmiş olan davacıya yüklenmesi gerektiğinden “ret” ile sonuçlanan bir davada davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemizce verilen onama kararına katılmıyorum.