Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5786 E. , 2022/8735 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5786
Karar No : 2022/8735
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Tasfiye Halinde … Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Trabzon İli, Araklı İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “3235892 Erişim Nolu II-(A) Grubu Patlatmalı Taş (Kalker) Ocağı Projesi” ile ilgili olarak başlatılan çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin, Trabzon Valiliğinin bila tarih, … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; ivedi yargılama usulüne tabi olan işlemler için dava dilekçesinde tebliğ tarihi olarak belirtilen 22/02/2022 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçeyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarece, dava konusu işlemin bir örneğinin tebliğ edildiği, ancak bu işleme karşı başvuru yolları ve başvuru merciinin gösterilmediği, bu nedenle, Anayasanın 40. maddesi uyarınca genel dava açma süresi olan 60 günlük sürenin uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Trabzon İli, Araklı İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “3235892 Erişim Nolu II-(A) Grubu Patlatmalı Taş (Kalker) Ocağı Projesi” ile ilgili olarak başlatılan çevresel etki değerlendirmesi süreci, Trabzon Valiliğinin bila tarih, … sayılı işlemiyle, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının olumsuz görüşü doğrultusunda sonlandırılmıştır.
Bunun üzerine, 11/04/2022 tarihinde, dava dilekçesinde, 22/02/2022 tarihinde tebellüğ edildiği belirtilmek suretiyle, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40. maddesinin 2. fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin 3. fıkrasında da, 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, “İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralları düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, bireysel nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri anlaşılmaktadır.
İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
Öte yandan, idari işlemlerin nitelikleri gereği özel kanunlarda genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliğini izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde, işlemin tebliğ tarihi olarak 22/02/2022 tarihinin gösterildiği, davanın 11/04/2022 tarihinde açıldığı, İdare Mahkemesince, davalı idare tarafından işlem tebliğ edilirken, davacının bu işleme karşı hangi süreler içinde hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını belirtip belirtmediğinin tespit edilmesi amacıyla herhangi bir inceleme yapılmaksızın, 30 günlük özel dava açma süresi geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ise, idarenin sadece işlemi tebliğ ettiği, işleme karşı hangi süreler içinde hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağı hususunda hiçbir bilgilendirme yapılmadığının iddia edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, ivedi yargılama usulüne tabi olan çevresel etki değerlendirmesi sürecinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlem tebliğ edilirken, idare tarafından, bu işleme karşı hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağının ve sürelerinin belirtilmemiş olması halinde, 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 19/06/2022 tarihli, 31871 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 15/03/2022 tarihli, E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davacının, dava konusu işlemle birlikte bu işleme karşı başvuru süreleri ile başvuru yollarının gösterilmediği yönündeki iddiasının doğru olup olmadığının incelenmesi, söz konusu iddianın doğru olduğunun saptanması halinde ise, işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.