Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/5928 E. , 2022/9024 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5928
Karar No : 2022/9024
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davaya konu Yönetmelik hükmü ile kimlerin riskli yapı tespiti yaptırabileceği ve kimlerin riskli yapı tespitine karşı itiraz edeceğinin düzenlendiği, tek bir yapı malikinin diğer yapı maliklerinin rızası olmaksızın riskli yapı tespiti yaptırabileceği, diğer yapı maliklerinin de itiraz etme haklarının bulunduğu, davacıların yapı maliki olmaması nedeniyle riskli yapı kararına itiraz etme haklarının bulunmadığı, Yönetmelik hükmünün Anayasa’ya ve 6306 sayılı Kanun’a aykırı olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesinin gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile davanın ehliyet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dava dilekçesi ve savunma 2577 sayılı Kanun’un 14/6. maddesi uyarınca incelenerek, işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin, birinci fıkrasının, (a) bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davası; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmış; “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden inceleneceği belirtilmiş, “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde ise; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrasında ise; “Riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir. İtirazın süresi içerisinde ve yapı malikince veya kanuni temsilcilerince yapılıp yapılmadığı Müdürlükçe veya İdarece kontrol edilir. Süresi içinde yapılmayan itirazlar ile yapı malikince veya malikin vefat etmiş olması halinde mirasçılarınca yapılmayan itirazlar işleme alınmaz” denilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan “dava açma ehliyeti”, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştay’ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinde; davacıların İzmir İli, Gaziemir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan arsaya hissedar oldukları, arsa üzerindeki (hissedar olunmayan) yapı hakkında ise 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı kararı alındığı, riskli yapı kararı ile kat malikleri toplantısı hakkında kendilerine hiçbir bildirimde bulunulmamasına rağmen, kat malikleri toplantısı ile arsa payı karşılığı gayrimenkul inşaat sözleşmesi imzalanan şirket tarafından kendilerine ihtarname gönderilerek, sözleşmeye taraf olunması, aksi takdirde arsa payının satılacağının ihtar edildiği, davacıların kat karşılığı sözleşmesine taraf olmaması üzerine ise, İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı kararı ile arsa payının 25/04/2022 günü satılacağının bildirildiği, söz konusu bu işlemin 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliğine dayalı olduğunun öğrenilmesi üzerine bu davanın açıldığı, riskli yapı kararı ile kendi arsa payları hakkında izinsiz tasarrufta bulunularak, mülkiyet haklarına tecavüz edildiği belirtilerek, 15/12/2012 tarih ve 28498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptali talep edilmiştir.
Dava konusu edilen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrasında ise; riskli yapı kararlarına karşı yapı maliklerince yapılacak itirazların süresi ve itiraz mercine ilişkin düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu edilen Yönetmeliğin ilgili maddesinin riskli yapı kararlarına karşı yapı maliklerince yapılacak itirazların süresi ve itiraz mercine ilişkin düzenlemeler içerdiği, iptal davasına dayanak oluşturan davacılar hakkında düzenlenen uygulama işleminin ise riski yapı kararı sonrası arsa paylarının satışına ilişkin olduğu, uygulama işlemine yönelik düzenleme içermediği anlaşıldığından, anılan maddenin iptali istemine ilişkin olarak davacıların hukuki menfaatlerinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmediğinden, davacılar tarafından yatırılan … TL yürütmenin durdurulması harcının talep halinde iadesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.