Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6363 E. , 2022/10071 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6363
Karar No : 2022/10071
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVALILAR)
1- … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVACI) … Sigorta A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Sigorta A.Ş.
2- … Genel Müdürlüğü
3- … Belediye Başkanlığı
4- … Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan … apartmanı hakkında, bölgede oluşan heyalan ve yer kaymasına bağlı olarak yetkili merciler tarafından oturulamaz raporu verilmesi üzerine, anılan yapının 7 nolu bağımsız bölümünün maliki sigortalıya ödenen 108.083,00-TL sigorta tazminatın ödeme tarihi olan 04.11.2011 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 13/02/2019 tarih ve E:2019/139, K:2019/1106 sayılı kararıyla temyiz edilen kısmının “hizmet kusuru bulunan idarelerin tazminata esas olmak üzere kusur oranlarının belirlenmesi, maddi tazminata esas miktarın belirlenmesi için ikamet etmeyi engelleyici durumun tespit edilmesi ve her yıl güncellenen, mimarlık ve mühendislik hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak yapı yaklaşık birim maliyetleri hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yürürlüğe konulan tebliğ hükümlerine göre zararın doğduğu yılda yayımlanan tebliğ dikkate alınarak binanın maliyet bedeli hakkında hesaplama yapılması gerektiği” gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddine,diğer davalılar yönünden ise davacının tazminat isteminin kabulü ile 108.083,00 TL maddi tazminatın davalı idarelere yapılan başvuru (12.12.2011) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve Çankaya Belediye Başkanlığı’nca davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1-Davalı idarelerden ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından; kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı, aynı konuda benzer dosyalarda başka sigorta şirketleri tarafından açılan davalarda kendileri yönünden davanın reddediliği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2-Davalı idarelerden Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından; öncelikle usule ilişkin olarak davanın zaman aşımı ve husumet nedeniyle reddi gerektiği, esasa ilişin olarak ise, zararın oluşmasındaki kusurun diğer davalılarda olduğu, aynı konuda benzer dosyalarda bulunan kusur oranlarıyla bu dosyada bulunan kusur oranlarının çeliştiği, faiz başlangıcının 12.12.2011 tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, ileri sürülmüştür.
3-Davacı tarafından, zararı doğuran olayın meydana gelmesinde Ankara Büyükşehir Belediyesinin de kusurunun olduğu, davanın bu idare yönünden reddinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının gerekçesiz olduğu, ayrıca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz istemlerinin reddi ve Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
2- Davacı tarafından, kendi temyiz istemlerinin kabulü ile davalıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
3- Diğer davalılar Çankaya Belediye Başkanlığı ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 16.06.2011 günü yağan şiddetli yağış nedeniyle oluşan heyelan ve yer kaymasına bağlı olarak afete maruz bölge ilan edilen Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan … apartmanı hakkında, yetkili merciler tarafından oturulamaz raporu verilmesi üzerine, davacı tarafından, anılan yapının 7 nolu bağımsız bölümünün maliki sigortalıya 04.11.2011 tarihinde sigorta bedeli olarak 108.083,00-TL ödenmiştir. Daha sonra davacı tarafından, halefiyet ilkesi uyarınca zarar gören sigortalının yerine geçerek bu sigorta bedelini tazmin etmeleri için kusuru bulunan davalı idarelere 12.12.2011 günü yapılan başvuruya ret cevabı verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğunun kabulü için, kusursuz sorumluluğa ilişkin istisna halleri dışında, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin, kötü işlemesi, geç işlemesi yada hiç işlememesi sebeplerinden birisiyle kusurlandırılmış olması gerekmektedir. Hizmet kusuru, iradi bir işlem yada eylemden kaynaklanabileceği gibi, idarenin dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden ve ihmalinden de kaynaklanabilir. Yine zarar ile idari eylem veya işlem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Zarara birden fazla idarenin eylem ve işlemleriyle sebebiyet vermiş olmaları durumunda, kusur oranlaması yapılmak suretiyle, zararın tazmininin kusurlu olunan oran nispetinde olmak üzere, sorumlu idarelerden ayrı ayrı tahsil edilmesi, sorumluluk ve tazminat hukukunun en temel prensiplerindendir.
Dosyanın incelenmesinden; gerek planlamaya gerekse heyelandan korunmaya yönelik görevleri nedeniyle; davacının, üçüncü şahısların (müteahhit, fenni mesul vs.) ve davalı idarelerin tazminat istemine konu zararın oluşmasında hangi hizmeti, ne oranda kusurlu işlediklerinin belirlenerek maddi tazminat miktarının kusur oranları nispetinde davalı idarelere ayrı ayrı yükletilmesi ile zararın doğduğu tarihin ve miktarının belirlenmesi için gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi de yaptırılarak durumun tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle Dairemizce bozulan karar üzerine Mahkemece; bozmaya uyularak yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen raporda; zararın doğduğu tarihin ve zararın miktarının tespiti yönünden bir eksiklik bulunmamakla birlikte, zararın oluşumuna kusuruyla sebebiyet verenlerin ve kusur oranlarının tespitinde eksiklik bulunduğu, bu eksikliğin de Mahkemece tamamlattırılmadan temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, aynı binada bulunan başka bağımsız bölüm maliklerine ödenen sigorta bedellerinin tazmini için açılan davalarda verilen (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ve … tarih ve E:… , K:… sayılı kararları) kararların da Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, zararın oluşumunda kusuru bulunanların ve kusur oranlarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, birbiriyle çelişen kararlar verilmesinin önüne geçmek için emsal dosyalarda verilen kararların ve bilirkişi raporlarının da dikkate alınması suretiyle, bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak tespit edilmesi, hükmedilecek tazminatın ve yargılama giderlerinin kusur oranlarına göre davalı idarelere ayrı ayrı yüklenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, kusur oranları yönünden eksik değerlendirme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kusuru bulunan davalı idarelerin hatalı tespit edilmesi sonucunda kusur oranları da belirtilmeksizin verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacı ile davalı idarelerden Çankaya Belediye Başkanlığına iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.