Danıştay Kararı 6. Daire 2022/6559 E. 2022/9680 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/6559 E.  ,  2022/9680 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6559
Karar No : 2022/9680

TEMYİZ EDENLER : I- DAVALI … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …
II- MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA)
1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Enerji A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsellerde Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılması planlanan “Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi”ne ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve incelemeyi gerektirdiğinden, Mahkemenin 09.12.2021 tarihli ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Çevre Mühendisi, Harita ve Kadastro Mühendisi, Kimya Mühendisi, Jeoloji Mühendisi- Hidrojeolog, Biyolog- Flora ve Fauna Uzmanından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan 10.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda; “…Tekirdağ ili, Çorlu İlçesi, Hatip Mahallesi sınırları içerisinde, … ada, … ve … nolu parseller üzerinde planlanan “Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi” nin toplam 187.350,44 m2 alan olacağının anlaşıldığı,
Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesinde “Düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığı II. sınıf düzenli depolama tesisleri için ise en az iki yüz elli metre olmak zorundadır” şeklinde belirtilse de; Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin (Değişik: R.G.-20.12.2014-29211) Ek-2’sinin f) bendi (2) maddesindeki; Zeminden itibaren emisyonların efektif yüksekliği ( h+h) 30 m’den daha az olan tesislerde, tesis etki alanı, bir kenar uzunluğu 2 km olan kare şeklindeki alandır. Baca dışı emisyon kaynaklarının (alan kaynak) yüzey dağılımı 0,04 km2’den büyükse, tesis etki alanı, alan kaynak karenin ortasında olmak üzere bir kenar uzunluğu 2 km olan kare şeklindeki alandır. Emisyon kaynaklarının yüzeydeki dağılımının tespitinde tesis etki alanı esas alınır.” hükmüne göre planlanan projedeki “Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi”nin “Zeminden itibaren emisyonların efektif yüksekliği ( h+h) 30 m’den” az olduğundan ve “Baca dışı emisyon kaynaklarının (alan kaynak) yüzey dağılımı 0,04 km2 ’den” büyük (toplam 187.350,44 m2 alan= 0,187 km2 ) olduğundan “Tesis Etki Alanının” alan kaynak karenin ortasında olmak üzere bir kenar uzunluğu 2 km olan kare şeklindeki alan olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, Nihai ÇED Raporunda ki ilgili bölümlerde projeden kaynaklı etkilere ilişkin yapılan hesaplamalar, modellemeler ve değerlendirmeler (toz emisyonları, gaz emisyonları, koku vb.) göz önüne alınarak projenin etki mesafesinin 500 m olarak değil 2 km olarak belirlenmesi gerektiğinin değerlendirildirildiği,
Bunun yanı sıra; Nihai ÇED Raporu III. Bölüm 3-projenin İnşaat Öncesi (arazi Hazırlık), İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler için de; … tarih ve … karar numaralı ÇED Gerekli Değildir Kararı ve Tekirdağ Çevre (Şehircilik Ve İklim Değişikliği) İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı doğrultusunda … ada … nolu parsel üzerinde kurulması planlanan Elektrik Üretim Santralinin ve … nolu parsel üzerinde kurulması planlanan Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisinin inşaat çalışmalarına başlanmış olduğu ve arazi tesviyesi tamamlanan alanlar üzerinde mekanik kurulum işlemlerine geçileceğinden … nolu parsel ve … nolu parselin güney kesiminde herhangi bir kazı işlemi gerçekleştirilmeyeceği, Proje kapsamında II. Sınıf Düzenli Depolama Alanı üzerinde lotların inşası kapsamında kazı çalışmaları yapılacağı belirtilmektedir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde de; Nihai ÇED Raporu III.1. Arazinin Hazırlanması ve Yapılacak İşler Kapsamında; … ada … nolu parsel üzerinde kurulması planlanan II. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi, kazı dolgu sınırları dahil olmak üzere 68.700 m2 ’lik bir alan kaplayacağı, II. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi 2 lot şeklinde düzenleneceğinin belirtildiği,
Planlanan II. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi, kazı dolgu sınırları dahil olmak üzere 68.700 m2 ’lik alanda “Zeminden itibaren emisyonların efektif yüksekliği ( h+h) 30 m’den” az olduğundan ve “Baca dışı emisyon kaynaklarının (alan kaynak) yüzey dağılımı 0,04 km2 ’den” büyük (68.700 m2 alan= 0,0687 km2 ˃0,04 km2 ) olduğundan “Tesis Etki Alanının” alan kaynak karenin ortasında olmak üzere bir kenar uzunluğu 2 km olan kare şeklindeki alan olduğunu değerlendirildiği,
Dolayısıyla; Nihai ÇED Raporundaki ilgili bölümlerde projeden kaynaklı etkilere ilişkin yapılan hesaplamalar, modellemeler ve değerlendirmelerin (toz emisyonları, gaz emisyonları, koku vb.) göz önüne alınarak projenin etki mesafesinin 500 m olarak değil 2 km olarak belirlenmesi gerektiğini değerlendirildiği,
Nihai ÇED Raporu Tablo 93’te verilen İşletme Aşamasında Kullanılması Planlanan İş Makinelerinin arasında Tablo 35’te verilen araçlardan 1 adet yangın söndürme aracının yer almadığı anlaşılmakta olup bu durumun gürültü ve emisyon (gaz/toz) ölçümlerine ilişkin hesaplamaların sapmasına yol açacağının düşünüldüğü,
Proje kapsamında yapılacak çalışmalar devam ettiği süre boyunca toz oluşumuna karşı gerekli önlemler alınmaz ise PM10 parametreleri yönünden kısa vade değerlerinin sağlanamayacağının değerlendirildiği,
Çöp araçlarının döküm yapacağı atık kabul alanının kapalı ortam içinde kurulacağı belirtilse de, bu araçların döküm yapabilmesi için alanın en azından bir kısmının kapalı olamayacağı değerlendirildiğinden, bu ihtimalde toz ve koku emisyonu oluşacağı, bu durumu bertaraf etmek için de koku oluşumunu engelleyecek bir ünite kurulması gerektiğinin değerlendirildiği,
ÇED dosyasında yapılan incelemede: ÇED Dosyasının II.7. Depremsellik (Bölgede İnceleme Alanını Etkileyebilecek Diri Faylar, Bu Faylarda Meydana Gelmiş veya Gelebilecek Olan Depremlerin Büyüklükleri, oluş sıklıkları, Geçmişte Meydana Gelmiş Olan Depremlerin Hasar Dağılımları ve Neden Olduğu Zemin Problemleri, Güzergahın “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” rapora eklenmelidir) 414 ada, 274 ve 275 numaralı parselleri (eski 262 ve 263 numaralı) kapsayan sahada Binalara Ait Veri ve Geoteknik Etüt Raporu Ek-24’de ve 414 ada 274 numaralı parselde bulunan Düzenli Depolama Kati Atık Alanına ait Veri ve Geoteknik Etüt Raporu, Düzenli Depolama Katı Atık Alanı Lot Sahası’na ait Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu detaylı olarak belirtilmediği; ÇED Dosyasında verilen “Onaylı İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüd Raporu” incelendiğinde raporun 2011 yılında alındığının görüldüğü, raporun eski yönetmeliğe tabi olarak hazırlandığı, ÇED raporu incelendiğinde birçok teknik analizin anılan etüt raporu üzerinden yapıldığının görüldüğü, 2018 yılında yayınlanan ve 01.01.2019 da yürürlüğe giren “Türkiye Yapılar Hakkındaki Deprem Yönetmeliğine” tabi bir çalışma yapılmadığı,
Depolanacak atığın yeraltı suyuna etkilerinin çok iyi değerlendirmek gerekeceği, bu anlamda mansabında projelendirilmesi yapılmakta olan gölet ve barajlara (Şekil 1) ulaşabilirlikleri, yeraltı suyunun kirletme olasılıkları, çöpten kaynaklanan sızıntı suyunun kompozisyonunun ne olacağı konusunun detay bir şekilde değerlendirilmediği, Arazinin topoğrafik yapısı ve vadilerin GB yönlü olduğu, (Foto 1) muhtemel yeraltı suyu hidrolik eğimi ve yeraltı suyu hareket yönünün de bu şekilde olacağının düşünüldüğü, kısacası kümülatif olarak yaklaşılacak olursa gerek davalı tesis ve gerekse diğer tüm tesisler bir yüzey ve yeraltı suyu beslenme alanı içerisinde yer almadığı, topoğrafik yapıdan da anlaşılacağı üzere yüzey drenaj ağı üzerinde bulunan bir tesis olduğu, bunların yapılacak tesislerden en küçük bir sızıntı ve kaçak suyun ciddi kirliliğe neden olacağı, kaldı ki temel zemininin kumlu birimlerden oluştuğunun raporda da belirtildiği, bu kumlu birimlerin geçirimliliğinin yüksek olduğu, ayrıca burada sadece atıktan kaynaklanan sızıntı suyu değil yağıştan kaynaklanan sularında atık depolama alanlarında etkisinin söz konusu olacağı, açıklamalarda bunlardan bahsedilmediğinin görüldüğü,
Çevrede bulunan tesis ve diğer yapılar ile proje sahasının aynı etkilenme alanında çevreye etkileri yönünden kümülatif etkinin belirlenebilmesi için Çevresel etki değerlendirme sürecinde arka plan gürültü seviyesi ölçümünün yapılarak “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin 22. maddesi gereği b) Gürültüye hassas kullanımları etkileyebilecek şekilde yakınında faaliyetini sürdüren; her bir işyeri, atölye, imalathane ve benzeri işletmelerden hava yoluyla çevreye yayılan gürültüye hassas kullanımlara iletilen çevresel gürültü seviyesi Leq gürültü göstergesi cinsinden arka plan gürültü seviyesini 5 dBA’dan fazla aşamaması, c) Birden fazla işyeri, atölye, imalathane gibi işletmeler ile organize sanayi bölgesi veya küçük sanayi sitesinden çevreye yayılan toplam çevresel gürültü seviyesi Leq gürültü göstergesi cinsinden arka plan gürültü seviyesini 7-10 dBA aralığından fazla aşamaması gerektiği, ancak çevresel etki sürecinde arka plan gürültü seviyesi ölçümünün yapılmadığının belirlendiği,
Proje tanıtım dosyasında, bulunması muhtemel fauna ve flora elemanlarının özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemlerin (örn; vejetasyon dönemlerinin takibi, biyolojik izleme, dönemsel izleme, fotokapan vb.) neler olduğu ve nasıl uygulanabileceği hususlarına yer verilmediğinin görüldüğü,
Proje kapsamında yer alan Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY) Tesisine, Mekanik Ayırma Tesisinden ayrılan bakiye atıkların alınacağı, ancak, 20.06.2020 tarih ve 29036 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Atıktan Türetilmiş Yakıt, Ek Yakıt ve Alternatif Hammadde Tebliği, Ek-3’de ATY Özellikleri, Tablo 4- ATY hazırlama tesislerinde hazırlanacak yakıtın özellikleri gereğince; atıktan türetilmiş yakıtların kalorifik değeri 2.500 kcal/kg’dan büyük olması gerektiği, kalorifik değerinin ayarlanabilmesi için belediye atığı dışında diğer tehlikesiz endüstriyel atık kodlarının tesise alınması gerektiği, bu nedenle Tablo 22’de verilen atık kodlarının da ATY Tesisine kabulü yapılacağı, Tehlikeli endüstriyel atıklar, proje kapsamında yer alan tesislerde kesinlikle depolanmayacağı belirtilmektedir. Tablo 22’deki atık kodları incelendiğinde, Atıktan Türetilmiş Yakıt, Ek Yakıt ve Alternatif Hammadde Tebliği, Ek-4’de ATY Hazırlama ve Ek Yakıt Kullanılacak Tesislerin Kabul Edebileceği Atıkların Listesinde yer alan tehlikesiz atıkların kabul edileceğinin anlaşıldığı, ayrıca Nihai ÇED Raporu içerisinde bir çok kere tehlikesiz endüstriyel atık alacağını ve Nihai ÇED Raporu içerisinde Ek-16’da yer alan sözleşmede; tesise kabul edeceği atıkların Tablo-1’de verildiği, sözleşmenin 5.5 maddesinde “evsel nitelikli atıklar dışında tesise idarenin yetki alanları içinden veya dışından kabul edilebilecek atıklar için İdarenin görüşü ve yazılı onayı ile Bakanlığın yazılı onayı da alınarak söz konusu atık kodları, lisans belgesine dahil edilecektir.” denilmekte olduğu, Sözleşmede “Endüstriyel Atık alınmayacağı” şeklinde ifadenin yer almadığının anlaşıldığı,
Dolayısıyla, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile … Enerji A.Ş. arasında yapılan sözleşmede endüstriyel atık alınmayacağının açıkça belirtildiği halde ÇED dosyasındaki tabloda endüstriyel atıkların kodlandığının görüldüğü,
Nihai ÇED Raporunda yapılan hesaplamalarda ve değerlendirmelerde; Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisinin inşaat çalışmalarına başlanmış olduğu ve arazi tesviyesi tamamlanan alanlar üzerinde mekanik kurulum işlemlerine geçileceği ve aynı zamanlarda II. Sınıf Düzenli Depolama Alanı üzerinde lotların inşası kapsamında kazı çalışmaları yapılacağının anlaşıldığı, İnşaat çalışmalarında 20 kişi çalışacağı belirtilirken söz konusu 20 kişi içinde mekanik kurulum işlemlerini yapan kişilerin var olup olmadığının anlaşılamadığı, mekanik kurulumda çalışılacak kişilerin sayısı ve aynı şekilde mekanik kurulumda ihtiyaç olabilecek araçların listesi Nihai ÇED Rapor içerisinde yer almadığı, Dolayısıyla, evsel amaçlı su kullanımı kümülatif olarak hesaplanamadığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği, Kapasite artışları başlıklı “20. Maddesi (Başlığı ile Birlikte Değişik: R.G.–26.5.2017–30077 (2) “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde kapasite artışı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, planlanan projenin etkileri, mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilir” hükmüne göre, planlanan projenin etkilerinin, mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesinin yapılmadığının görüldüğü,
Ayrıca, Nihai ÇED Raporu Bölüm “I.1. Projenin Tanımı ve Amaçları”nda; Projenin inşaat aşamasında 20 kişi, işletme aşamasında 20 kişi çalıştırılmasının planlandığı ve Nihai ÇED Raporu III. BÖLÜM 3-Projenin İnşaat Öncesi (Arazi Hazırlık), İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler’de; … tarih ve … karar numaralı ÇED Gerekli Değildir Kararı ve Tekirdağ Çevre (Şehircilik Ve İklim Değişikliği) İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı doğrultusunda … ada … nolu parsel üzerinde kurulması planlanan Elektrik Üretim Santralinin ve … nolu parsel üzerinde kurulması planlanan Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisinin inşaat çalışmalarına başlanmış olduğu ve arazi tesviyesi tamamlanan alanlar üzerinde mekanik kurulum işlemlerine geçileceğinden … nolu parsel ve … nolu parselin güney kesiminde herhangi bir kazı işlemi gerçekleştirilmeyeceği, Proje kapsamında II. Sınıf Düzenli Depolama Alanı üzerinde lotların inşası kapsamında kazı çalışmaları yapılacağının belirtildiği, çed raporu içerisinde çelişki olduğunun değerlendirildiği” yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği, kararda yer verilen mevzuat hükümleri, dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirmesinden; “Çorlu Entegre Katı Atık Tesis Projesi”ne ilişkin olarak hazırlanan nihai ÇED raporunda;
projenin etki mesafesinin, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’ndeki düzenleme hilafına 2 km olarak değil, 500 m şeklinde belirlendiği, işletme aşamasında kullanılması planlanan iş makineleri arasında gürültü ve emisyon (gaz/toz) ölçümlerine ilişkin hesaplamaların sapmasına yol açacak yangın söndürme aracına yer verilmediği, çöp araçlarının döküm yapacağı atık kabul alanında oluşacak koku emisyonunu önleyecek bir ünitenin kurulmasına değinilmediği, içerdiği birçok teknik analizin 2011 yılında alınan “Onaylı İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüd Raporu”na dayandığı ve bu hususta mer’i mevzuata uygun bir çalışmaya başvurulmadığı, projenin yer altı ve yüzey sularına etkileri yönünde yeterli bir izahatı içermediği, kümülatif belirleme bakımından yapılması gereken arka plan gürültü seviyesi ölçümünü ihtiva etmediği, mekanik kurulumda çalışılacak kişi ve ihtiyaç olabilecek araçların listesine yer verilmediği için evsel amaçlı su kullanımının da kümülatif olarak hesaplanmadığı, inşası sırasında yapılacak kazı çalışmaları bakımından çelişkiler içerdiği ve bu tür çalışmaların artması halinde etkilerinin mevcut etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmediği, ayrıca; Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Panab Tekirdağ Enerji A.Ş. arasında yapılan sözleşmede tesise endüstriyel atık alınmayacağı açıkça belirtildiği halde ÇED dosyasındaki bir tabloda endüstriyel atıkların kodlandığı, proje tanıtım dosyasında, bulunması muhtemel fauna ve flora elemanlarının özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemlerin neler olduğu ve nasıl uygulanabilecekleri hususlarına yer verilmediği belirtilerek; bilimsel ve teknik yönden eksik olan, bilirkişi raporu ile tespit edilen eksiklikleri ihtiva eden ve çevresel açıdan yeterli inceleme, araştırma ve değerlendirme içermeyen ÇED raporu ve proje dosyasına dayanılarak verilen dava konusu “ÇED olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; proje ile ilgili olarak, projenin mevcut etkilerinin mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif değerlendirmesinin yapıldığı, projenin inşaat ve işletme aşamalarında oluşacak toz emisyonu değerlendirilirken proje sahasının etrafında bulunan tesisler ile birlikte kümülatif değerlendirildiği, proje sahasında oluşacak toz emisyonu hesaplamaları yapılırken, söz konusu tesislerden kaynaklı toz emisyonlarının da hesaplamalara dahil edildiği, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesinin yapıldığı, bu çalışmalar doğrultusunda söz konusu tesisler işletmedeyken proje sahasında gerek inşaat aşamasında gerekse işletme aşamasında gerçekleştirilecek faaliyetler sonucu oluşacak toz emisyonlarının en yakın yerleşim birimlerinin ve yapıların bulunduğu mesafelerle ilgili sınır değerlerin sağlandığının Nihai ÇED Raporunda belirtildiği, proje sahasında gerçekleştirilerek inşaat çalışmalarında verilmiş olan zemin etüt raporlarında belirtilen hususlara ve 14.07.2007 tarihli, 26582 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” ile 18.03.2018 tarihli, 30364 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği”ne uyulacağının ÇED Raporunda taahhüt edildiği, konu ile ilgili olarak Tekirdağ Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün olumlu görüşlerinin bulunduğu, proje sahası ile ilgili olarak Tekirdağ Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 11.09.2020 tarihli ve 21 karar numaralı Mahalli Çevre Kurulu Kararı alındığı, proje ile ilgili jeolojik etüd raporları, zemin etüd raporları Haziran ve Temmuz 2021 tarihinde hazırlatılarak Nihai ÇED Raporu Ek-25 ve Ek-26’da sunulduğu, proje kapsamında … A.Ş. Yatırımlar Direktörlüğü Emlak ve Kamulaştırma Müdürlüğünün 22.10.2020 tarihli, 1008058 sayılı yazısı ile görüşlerinin alındığı, bu bağlamda enerji nakil hattı güzergahının proje sahasından çıkarıldığı ve enerji nakil hattı güzergahı altında herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, proje kapsamında yapılacak faaliyetlerde, can ve mal güvenliğinin sağlanmasını teminen mevcut olan elektrik dağıtım tesisleri ve yakın çevresi için her türlü güvenlik önleminin alınacağı, proje kapsamında alınacak atıklarla ilgili olarak Çorlu Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi projesi hazırlanan Fizibilite Raporunun Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğüne sunulduğu, ilgili kurumca projenin 26.03.2010 tarihli, 27533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik”, 20.10.2015 tarihli 29498 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Mekanik Ayırma, Biyokurutma ve Biyomentanizasyon Tesisleri ile Fermente Ürün Yönetimi Tebliği” ve Çevre Şehircilik Bakanlığının 2018/15 sayılı “Düzenli Depolama Tesisi Uygulama Projeleri Hazırlanmasına İlişkin Genelgesi” çerçevesinde incelendiği ve teknik bütünlük açısından yeterli olduğu kanaatine varıldığının ifade edildiği, ÇED Raporunun hazırlanması aşamasında Bakanlığımız tarafından oluşturulan inceleme değerlendirme komisyon üyelerinin her birinden projenin gerçekleştirilmesine yönelik uygun görüş alındığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı yanında müdahiller … Büyükşehir Belediyesi ve … A.Ş. tarafından; “Nihai ÇED Raporunda ilgili bölümlerde projenin etki mesafesinin, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’ndeki düzenleme hilafına 2 km olarak değil 500 m seklinde belirlendiği” yönündeki gerekçeye ilişkin olarak; Nihai ÇED Raporu Bölüm II.1.1.’de; “Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte en yakın yerleşim birimlerine olması gereken asgari mesafe ve işbu ÇED Raporunda ilgili bölümlerde projeden kaynaklı etkilere ilişkin yapılan hesaplamalar, modellemeler ve değerlendirmeler (gürültü, toz emisyonları, gaz emisyonları, koku vb.) göz önüne alınarak projenin etki mesafesi 500 m olarak belirlenmiştir.” denilmekle birlikte; Bu etki mesafesinin sadece Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hükümleri kapsamında değil, bütün hususlar göz önüne alınarak (gürültü, koku, toz, korunan alanlar vb.) belirlendiği, ilgili çevresel etkiler değerlendirilirken (toz, gürültü vb.) kendi mevzuatları kapsamında etki alanlarının ayrıca değerlendirildiği, ilgili başlıklar altında da görüleceği üzere 2.650 m mesafede gürültü seviyeleri ve 1.250 m mesafede (model raporunda 4 km mesafe için dağılımları çıkarılmıştır) toz emisyonları hesaplamalarının yapıldığı, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hükümleri kapsamında tesis etki alanının bir kenar uzunluğunun 2 km olarak değerlendirilmesi gerekiği, Nihai ÇED Raporu Ek-22’de sunulmuş olan Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunda bu hususunun değerlendirildiği, Nihai ÇED Raporu ekindeki Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporu ve gürültü hesaplarının olduğu bölümler incelendiğinde ve mesafelere göre yapılan hesaplamalara bakıldığında bilirkişi raporunda belirtilen 2 km’nin çok daha üzerinde toz ve gürültü değerlerinin hesaplandığının görüleceği, yine Bilirkişi Raporunda belirtildiği ve karara geçtiği şekliyle baca dışı emisyon kaynaklarının (alan kaynak) tanımının, toz oluşumu için kullanıldığı, ancak daha önceki cümlelerde toz emisyonları, gaz emisyonları, koku vb. ifadelerin kullanıldığı, bu çevresel etkilerin her birinin ayrı Yönetmeliklere tabi olduğu, projenin işletme aşamasında kullanılması planlanan iş makineleri arasında gürültü ve emisyon (gaz/toz) ölçümlerine ilişkin hesaplamaların sapmasına yol açacak yangın söndürme aracına yer verilmediği” yönündeki gerekçeye ilişkin olarak; yangının günlük hayatta ve işletme şartlarında her an karşılaşılabilir bir durum değil, olağanüstü bir durum olduğu, tesiste egzoz emisyon hesaplamaları yapılırken sürekli kullanılan araçlara ilişkin verilerin değerlendirmeye alındığı, “Nihai ÇED Raporunda Çöp araçlarının döküm yapacağı atık kabul alanında oluşacak koku emisyonunu önleyecek bir ünitenin kurulmasına değinilmediği” yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak; ÇED Raporunda da belirtildiği gibi atık kabul alanına çöp araçları döküm yaparken kapılarının açılacağı, atık kabul alanı kapılarının, çöp araçlarının döküm yapabilmesi için dikey yönde otomatik panjur sistemi olarak teşkil edileceği, bunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Tebliğde tanımlanmamış olmasına rağmen Bakanlıkça onaylanan Fizibilite Raporunda istendiği için ÇED Raporu’nda taahhüt edildiği, Bilirkişilerin mevzuatta öngörülmeyen ilave yapılara işaret etmelerinin hukuka aykırı olduğu, “ÇED Raporunda yer alan birçok teknik analizin 2011 yılında alınan onaylı İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu’na dayandığı ve bu hususta mer’i mevzuata uygun bir çalışmaya başvurulmadığı bu anlamda eksik işlem yapıldığı ve projenin yer altı ve yüzey sularına etkileri yönünde yeterli bir izahatı içermediği” yönündeki gerekçeye ilişkin olarak; 1/1.000 Ölçekli İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu, imar planları ile ilgili çalışmaların yürütülmesi kapsamında ve bu çalışmaların yürütüldüğü süreçteki ilgili mevzuatlara uygun olarak hazırlandığı ve Rapora, Tekirdağ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından onay verildiği, ayrıca proje kapsamında, Ağustos 2020 tarihinde Zemin ve Temel Etüdünün (Veri Raporu ve Geoteknik Rapor) hazırlandığı, sahanın jeolojisinin, doğal afet durumu hidrojeolojisi vb. güncel mevzuatlar doğrultusunda detaylı olarak değerlendirildiği, Zemin ve Temel Etüdü (Veri Raporu ve Geoteknik Rapor) kapsamında, 18.03.2018 tarihli ve 30364 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.01.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe giren “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” hükümlerine göre de detaylı değerlendirmeler yapıldığı, bu çalışmalar mevcutken mer’i mevzuata uygun çalışma yapılmadığının kabulünün mümkün olmadığı, 2011 yılında hazırlanan onaylı imar planına esas jeololojik ve jeoteknik etüt raporunun geçerliliğini koruduğu, ÇED Raporunda yer almadığı belirtilse de ilgili bölümlerdeki açıklamaların; “Proje sahasına konu olan … ada … ve … numaralı parselleri (eski …-…-…-…- …- …-…-…-…-….-… numaralı) kapsayan alana ilişkin onaylı İmar Planına Esas Jeolojik- Jeoteknik Etüt Raporunun Ek-23 ‘de verildiği şeklinde olduğu, proje sahasına ilişkin hazırlanmış olan İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüt Raporu ve hazırlanan diğer Zemin Etüt Veri ve Geoteknik Etüt Raporları doğrultusunda proje sahasında daha önce alınan bir “Afete Maruz Bölge Kararı” bulunmadığı, sahanın topoğrafik eğiminin genelde 950-7, yer yer 267-10 arasında olduğu, alanda heyelan, kaya düşmesi, taşkın vb. gibi doğal afet tehlikesi beklenmediğinin belirtildiği, ÇED raporu onayı sonrasında binalara yapı ruhsatı verilirken Bilirkişi Raporunda belirtilen çalışmaların zorunlu olarak yapılacağı, zemin ve temel etüdün ÇED Raporunun doğal bir eki olmadığı, Projenin Yer Altı ve Yüzey Sularına Etkileri Yönünden; proje alanının, Çorlu Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylı mevzi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Katı Atık Düzenli Depolama Alanı”, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 Uygulama İmar Planı Değişiklikleri ile de “Enerji Üretim Alanı (Katı Atıktan Enerji Üretim Tesis Alanı) ve Entegre Katı Atık Tesisleri Alanı (Ayrıştırma, Bertaraf, İşleme, Transfer ve Depolama)” kullanım fonksiyonlarında tanımlı olduğu, Mahalli Çevre Kurulu tarafından yer seçiminin uygunluğuna karar verildiği, alanın, “Yer Altı Suyu Besleme Havzası” veya “Aşırı Yeraltı Suyu Çekim Alanı” gibi doğal bir oluşumun üzerinde bulunmadığı, karara dayanak Raporda belirtildiği gibi yüzey ve yeraltı suyu besleme alanı içerisinde olmadığı, raporda yer alan jeoloji/hidrojeoloji açısından yapılan değerlendirmenin hata olduğu, yüzey ve yeraltı suyu besleme alanı içerisinde olmayan bir alanda yapılan faaliyetin yüzey ve yeraltı suyunu olumsuz etkileyemeyeceği, Nihai ÇED Raporu Ek-27’de proje kapsamında hazırlanan Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunun sunulduğu, Nihai ÇED Raporu Bölüm II.9.’da “Hidrojeolojik Özellikler” başlığı altında proje sahası ve yakın çevresinin hidrojeolojik özelliklerinin detaylı olarak açıklandığı, yine Nihai ÇED Raporu III.10. “Proje Kapsamında Gerçekleştirilecek Faaliyetler Sonucunda Yüzeysel ve Yeraltı Suyu Kaynaklarının Etkilenme Durumları ve Alınacak Tedbirler” başlığı altında yeraltı sularının kirlenmesine karşı alınacak tüm önlemler detaylı olarak açıklandığı, DSİ Genel Müdürlüğünün olumlu görüşlerinin alındığı, yine tesisin işletme öncesi ve işletme dönemi için izleme programı kapsamında açılacak gözlem kuyularının DSİ 11. Bölge Müdürlüğünün uygun görüşleri doğrultusunda belirlendiği, ÇED Raporunda depo tabanı ile ilgili detaylardan ve yağıştan kaynaklı sularından da bahsedildiği, Kümülatif belirleme bakımından yapılması gereken arka plan gürültü seviyesi ölçümünü ihtiva etmediği yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak; Çevresel Gürültü Yönetmeliği Ek-2’de ÇED prosedürüne tabii işletmelerde arka plan gürültü ölçümlerinin nasıl yapılması gerektiğinin düzenlendiği, Yönetmeliğin 40. maddesi uyarınca ÇED süreci içerisinde ilgili kurumlardan alınan görüşler neticesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen ÇED Raporu formatında arka plan gürültü ölçümlerinin yapılmasının istenmediği, raporda inşaat aşaması ve işletme aşaması için gürültü hesaplamalarının yapıldığı, en yakın alıcılarda hesaplanan değerlerin gerekli sınır değerlerin altında kaldığının görüldüğü, Mekanik kurulumda çalışacak kişi ve ihtiyaç olabilecek araçların listesine yer verilmediği, bu doğrultuda sıvı ve katı atıkların kümülatif değerlendirilmediği yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak; mekanik kurulumun bir inşaat faaliyeti olduğu, ÇED raporunda tüm süreçlerde kullanılacak makine ve ekipmanların aynı anda kullanılacağı varsayılarak değerlendirme yapıldığı, inşaat faaliyeti kapsamında kullanılacak makine ve ekipmanlar ile aynı zamanda mekanik kurulumda kullanılacak ekipmanların da belirtildiği, inşaat aşamasında 20 kişinin çalışacağının çok açık bir şekilde ÇED raporunda belirtildiği, 20 kişiden fazla kişinin çalışma ihtimaline istinaden yapılan tespitin hatalı olduğu, Nihai ÇED raporunun 258. sayfasında inşaat aşaması için kullanılacak suyun da belirtildiği, Kümültif Etki Değerlendirmesi yapılması gerektiği” yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak Bilirkişi raporundaki değerlendirme, işletme aşamasından bahsediyor ise de işletme aşamasına yönelik kümülatif değerlendirmenin, ÇED Gerekli Değildir Kararında belirtilen kapasiteyi de içerecek şekilde toplam kapasite üzerinden yapıldığı, Nihai ÇED Raporu hazırlanma sürecinde, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin Ek-2 listesi 1. Maddesinin (a) bendine yer alan hüküm gereği hesaplamaların yapıldığı, yapılan hesaplamalarda görüldüğü üzere işletmede sadece toz parametresi eşik sınır değer olan 1 kg/saat’i geçtiğinden; Hava Kalitesi Modelleme Raporu hazırlandığı, Hava Kalitesi Modelleme Raporunda görüldüğü üzere de tesis etki alanı içerisinde hassas alıcılardaki sonuçların ilgili mevzuat kapsamında belirtilen sınır değerin çok altında yer aldığı, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Panab Tekirdağ Enerji A.Ş. arasında yapılan sözleşmede tesise endüstriyel atık alınmayacağı açıkça belirtildiği halde ÇED dosyasında yer alan tabloda endüstriyel atıkların kodlandığının anlaşıldığı yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak; dosyada yer alan “İmtiyaz Devri Yapmak Suretiyle Entegre Katı Atık Yönetimi Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesi ile Evsel Katı Atıkların Taşınması ve Aktarma İstasyonlarının İşletilmesi İşi” ile ilgili olarak imzalanan sözleşmenin 8. sayfasında Tablo 1’de Tesise Kabul Edilecek Atık Türlerinin verildiği, bu tabloda, tesise kabul edilecek atıkların; Evsel Katı Atık, Belediye Atığı, Biyobozunur Atık, Ambalaj Atığı, Tıbbi Atık,*Tehlikesiz Atık, Tarımsal Atıklar, Atık Piller ve İnert Atıklar olarak gösterildiği, (*) simgesi konulmuş olan Tehlikesiz Atıklar ile ilgili tablo altına yapılan açıklama da tesise kabul edilebilecek tehlikesiz atıkların sözleşmede Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin ve Bakanlığın onayına tabi tutulduğu, ÇED Olumlu Belgesi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi adına olduğu, Nihat ÇED Raporunda verilmiş olan atık kodlarının Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin isteği ve onayıyla belirlendiği, dolayısıyla sözleşmede endüstriyel atık alınmayacağına dair ibare bulunmamakla birlikte kullanılan atık kodlarının sözleşme doğrultusunda tesise kabul edilebileceği, Sözleşmede “Tesise Endüstriyet Atık Alınamaz” şekline bir hüküm olmadığı, sözleşme uyarınca tesise tehlikeli atık alınmayacağı, Atık Yönetimi Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (0) bendinde: “Belediye atıkları: Yönetmeliğin ek-4’ünün 20 kodlu bölümünde tanımlanan ve yönetiminden belediyenin sorumlu olduğu, evlerden kaynaklanan ya da içerik veya yapısal olarak benzer olan ticari, endüstriyel ve kurumsal atıkları ” şeklinde tanımlandığı, Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde de endüstriyel atık tanımı bulunmadığı, atıkların, atık kodlarına göre tehlikeli ve tehlikesiz olarak tanımlandığı, özellikle ÇED Raporu tablo 22 incelenir ise alınacak atıkların tehlikeli atık olmadığı evsel ve endüstriyel nitelikte tehlikesiz atıklar olduğunun anlaşılacağı, ÇED Olumlu Kararı kapsamındaki tesislerin 2. Sınıf Düzenli Depolama Tesisleri olduğu ve proje kapsamında endüstriyel atık kodu değil, tehlikeli atık kodu alınmayacağının belirtildiği, “Muhtemel fauna ve flora elemanlarının özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemlerin neler olduğu ve nasıl uygulanabilecekleri hususlarına yer verilmediği” yönündeki karar gerekçesine ilişkin olarak; Bilirkişi raporunda bu husus belirtilmiş olmakla birlikte; devamında; “Ancak halihazırda proje alanı da dahil olmak üzere bulunduğu çevre ve faktörler dikkate alındığında; ortamın ruderal (yol kenarları, atık alanları gibi genelde insanlar tarafından, bitki yaşamına elverişsiz hale getirilmiş, dengesizleştirilmiş alanlarda koloniler halinde yetişen bitki türleri) bir özellik gösterdiği, bu kapsamda değerlendirildiğinde tesisin faaliyet sürecinde mevcut fauna ve flora elemanlarında major bir değişikliğe sebep olmayacağı, mevcut vejetasyon durumunun benzer şekilde ortamda varlığını sürdüreceği kanaati geçerlidir.” şeklinde görüş de verildiği; dolayısıyla karara dayanak raporda aslında flora ve faunaya ilişkin nihai değerlendirmenin; dava konusu tesisin mevcut flora ve faunaya bir etkisinin olmayacağı yönünde olduğu, ancak Mahkeme kararında bu değerlendirmeye yer verilmediği, proje sahasında inşaat çalışmaları kapsamında oluşacak toz ve gürültünün alandaki flora üzerine geçici etkileri olabileceği ancak faaliyet sırasında olumsuz etkisinin olmayacağı, belirtilen nedenlerle, hatalı, eksik, bilimsel ve teknik hesap ve delillere dayanmayan bilirkişi raporu dayanak alınarak verilen Mahkeme Kararının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parseller üzerinde, 187.350,44 m2 alan üzerinde “Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi”nin planlanarak, proje sahası ile ilgili olarak Mahalli Çevre Kurulu (MÇK) tarafından … tarih ve … karar numaralı Karar alınmış, … Kararında; ”… tarih ve … karar nolu … Kararı ile Tekirdağ III. Grup Çevre Belediyeler Katı Atık Bertaraf Tesisleri Yapma ve İşletme Birliği adına alınmış olan Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, … Mahallesi … ada (eski …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsellerdeki) yeni … ve … parsellerdeki alanın katı atık düzenli depolama yer seçimi uygunluk kararının Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığınca kurulması planlanan II. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi ile Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisleri (…/…) ve Enerji Üretim Alanı (…/…) adına düzenlenmesinin uygun olduğuna oy birliği ile karar verilmiştir” denilmiş, proje kapsamında yer alan … ada, … ve … nolu parseller üzerinde, … A.Ş. tarafından, 95 ton/gün kapasiteli Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisi için Proje Tanıtım Dosyası hazırlanmış ve Tekirdağ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce … tarih ve E…. numaralı “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiş (… tarih ve … numaralı “ÇED Gerekli Değildir” kararının yargılaması Dairemizin 2022/8159 sayılı dosyasında yapılmaktadır.), … ada, … nolu parsel üzerinde, … A.Ş. tarafından, Elektrik Üretim Santrali (14,53 MWt/14,51MWm/14,14MWe) projesinin ÇED Yönetmeliği hükümleri kapsamında değerlendirilerek Tekirdağ Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından … tarih ve … sayı ile ÇED kapsam dışı kararı verilmiş, yine Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde, … ada, … ve … nolu parseller üzerinde, 187.350,44 m2 alanda planlanan “Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi”, güncel mevzuatla uygun olarak ayırma, geri dönüşüm/kazanım, depolama ve bertaraf etme metotlarının uygulandığı bir proje olarak planlanarak, Katı Atık Yönetim Tesisi kapsamında “ÇED Gerekli Değildir Kararı” bulunan 95 ton/gün kapasiteli Mekanik Ayırma ve Biyometanizasyon Tesisi’nin kapasitesi arttırılarak, projeye Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY/RDF) Hazırlama Tesisi ve 2 adet lottan oluşan I. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi ilave edilerek … Anonim Şirketi ile imzalanan imtiyaz devri sözleşmesine istinaden inşa edilmek üzere “Çorlu Entegre Katı Atık Tesis Projesi” hazırlanmış, Bakanlık tarafından söz konusu proje için … tarih ve … sayılı “ÇED Olumlu” kararı verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; çevresel etki değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar olarak tanımlanmış, 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ”Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak; Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletilmesi ve işletme sonrasında etkilediği alanı tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez…” kuralına, 7. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.” kuralına, 20. maddesinin 2. fıkrasında; (2) “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı bulunan projelerde kapasite artışı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, planlanan projenin etkileri, mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilir.” kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması hedeflenmekte, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; uyuşmazlık konusu ÇED Olumlu Kararına ilişkin Nihai ÇED Raporunda “Tablo 1” de verilen Tesislerin Kapasite Artış Miktarlarına göre; Proje Kapsamında Bulunan Tesislerden Mekanik Ayırma Tesisinin kapasitesinin 95 ton/gün (… tarih ve E…. Karar Numaralı ÇED Gerekli Değildir Belgesine Esas Kapasiteden) 1.286,47 ton/gün kapasite artışı, Biyometanizasyon Tesisinin kapasitesi 95 ton/gün (28.09.2020 tarih ve E.2020183 Karar Numaralı ÇED Gerekli Değildir Belgesine Esas Kapasiteden) 875,98 ton/gün kapasite artışı planlandığı, Elektrik Enerjisi Üretim Santrali Tesisinin kapasitesinin 14,53 MWt 14,51 MWm 14,14 MWe (26,06.2020 tarih ve 10165 Sayılı Kapsam Dışı Kararına Esas Kapasite) olduğu, planlanan değişiklik sonrası son durum kapasitesinin de aynı olduğu, bunlara ek olarak, II. Sınıf Düzenli Atık Depolama Alanının 1.490.000 m3 (2021-2050 Toplam) kapasite de ve Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY/RDP) Hazırlama Tesisinin de 241.52 ton/gün kapasitede planlandığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu Çorlu Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi Projesi; 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin, “Ek-1: Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi 11 – İnşaat yıkıntı ve hafriyat atıkları hariç olmak üzere alanı 10 hektardan büyük ve/veya hedef yılı da dahil günlük 100 ton ve üzeri olan atıkların geri kazanıldığı, yakıldığı (oksitlenme yoluyla yakma, piroliz, gazlaştırma, plazma vb. termal işlemler) düzenli depolandığı ve/veya nihai bertarafının yapıldığı tesisler, EK-2:Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi 2- ç) (Değişik:RG-26/5/2017- 30077) Tehlikeli, Tehlikesiz ve/veya Özel İşieme Tabi Atıkların Fiziksel Yöntemlerle Geri Kazanıldığı Tesisler, (Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin, Kabloların Kırma ve Parçalama İşlemleri, Tehlikesiz Atık Niteliğinde Olan Metal, Kağıt, Plastik Atıkları Toplama, Ayırma, Kesme, Parçalama, Öğütme ve Granül Elde Etme İşlemleri ile Solar Kurutma İşlemleri Hariç) kapsamında kaldığı, bu doğrultuda, planlanan proje ile ilgili olarak ÇED Raporu hazırlandığı, Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi’nde II. Sınıf Düzenli Depolama Tesisi, Mekanik Ayırma Tesisi, Biyometanizasyon Tesisi, Atıktan Türetilmiş Yakıt (ATY/RDF) Hazırlama Tesisi ve Elektrik Enerjisi Üretim Santrali bulunacağı, anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince Çevre Mühendisi, Harita ve Kadastro Mühendisi, Kimya Mühendisi, Jeoloji Mühendisi- Hidrojeolog, Biyolog- Flora ve Fauna Uzmanından oluşan bilirkişi heyetince hazırlanan 10.05.2022 tarihli Bilirkişi Raporunun Sonuç ve Kanaat bölümünde; Nihai ÇED Raporunda; “Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisinin inşaat çalışmalarına başlanmış olduğu ve arazi tesviyesi tamamlanan alanlar üzerinde mekanik kurulum işlemlerine geçileceği ve aynı zamanlarda I. Sınıf Düzenli Depolama Alanı üzerinde lotların inşası kapsamında kazı çalışmaları yapılacağının anlaşıldığı, inşaat çalışmaları yapılırken aynı anda mekanik kurulumda yapılacağının anlaşıldığı, mekanik kurulumda ihtiyaç olabilecek araçların listesinin Nihai ÇED Rapor içerisinde yer almadığı, dolayısıyla, gürültü seviyelerinin kümülatif olarak hesaplanamadığı, ÇED Yönetmeliğinin 20. maddesinin 2. fıkrası uyarınca planlanan projenin etkilerinin, mevcut karara esas çevresel etkiler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesinin yapılmadığı, inşaat çalışmalarında 20 kişi çalışacağı belirtilirken söz konusu 20 kişi içinde mekanik kurulum işlemlerini yapan kişilerin var olup olmadığının anlaşılamadığı, mekanik kurulumda çalışılacak kişilerin sayısı ve aynı şekilde mekanik kurulumda ihtiyaç olabilecek araçların listesinin Nihai ÇED Raporu içerisinde yer almadığı, dolayısıyla, bu nedenle evsel amaçlı su kullanımının kümülatif olarak hesaplanamadığı, sıvı atıkların kümülatif olarak hesaplanamadığı, katı atıkların kümülatif olarak hesaplanamadığı, arazi hazırlık ve inşaat aşamasında oluşacak muhtemel çevresel etkilerden, egzoz emisyonlarının, toz (kullanılabilecek araçların yakıtlarından kaynaklanacak), gürültü, katı atıklar ve sıvı atıkların (evsel atıksular, evsel su kullanımı) kümülatif olarak hesaplanamadığı, planlanan projenin etkilerinin mevcut karara esas çevresel etkilerle birlikte kümülatif olarak değerlendirmesinin yapılmadığı, yeterli olmadığının değerlendirildiği, çevresel gürültünün değerlendirilmesi ve alınacak önlemler bakımından işletme aşamasında mevzuatta belirtilen değerler arasında kaldığı ve yeterli olduğu, projenin inşaat ve işletme aşamasında kullanılacak su miktarının inşaat aşamasında yeterli olmadığı, işletme aşamasında yeterli olduğu, projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşacak sıvı atıkların kümülatif miktarı açısından yeterli olmadığı ve alınacak önlemler açısından yeterli olduğu, işletme aşamasında oluşacak sıvı atıklar ve alınacak önlemlerin sıvı atıklar cinsinden kabul edilebilir ve yeterli olduğu, yine katı atıkların miktarlarının kümülatif hesaplanmadığından yeterli olmadığı ve alınacak önlemler açısından yeterli olduğu, işletme aşamasında oluşacak katı atıkların ve alınacak önlemlerin ve katı atıkların bertarafının yeterli olduğu, çevresel etki değerlendirme sürecinde arka plan gürültü seviyesi ölçümünün yapılmadığı, toz emisyonları ve gaz emisyonları bakımından projenin etki mesafesi 2 km’ye göre kümülatif hesaplamaların yapılmadığı, ÇED Raporunda tesise tehlikesiz endüstriyel atık alınacağının belirtildiği ancak sözleşmede “Endüstriyel atık alınmayacağı” şeklinde bir ifadenin yer almadığı ÇED raporunda bu anlamda çelişki olduğu, Nihai ÇED kararına konu parsellerden … ada, … parsel üzerinden geçen ENH’nin bulunduğu, Tredaş’ın görüşünde her türlü önlemin alınması ve Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen kriterlere ve emniyet mesafesine uyulması gerektiğinin belirtildiği ve güvenlik önlemlerinin ÇED Raporunda belirtilmediğine değinilerek ÇED Raporu ve eklerinin yeterli ve uygun olmadığı, yapılan hesaplama, inceleme ve değerlendirmenin yeterli düzeyde olmadığı değerlendirmesinde bulunulduğu görülmektedir.
Yine 10.05.2022 tarihli Bilirkişi Raporunun Sonuç ve Kanaat bölümünde yer almayan ancak değerlendirme bölümünde bulunan ve Mahkeme Kararında da yer bulduğu haliyle; Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca, düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığının II. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az iki yüz elli metre olmak zorunda olduğu belirtilse de; Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin Ek-2’sinin f) bendi (2) maddesindeki hükme göre “Tesis Etki Alanının” alan, kaynak karenin ortasında olmak üzere bir kenar uzunluğu 2 km olan kare şeklindeki alan olduğu değerlendirilmesinin yapıldığı, Nihai ÇED Raporundaki ilgili bölümlerde projeden kaynaklı etkilere ilişkin yapılan hesaplamalar, modellemeler ve değerlendirmelerin (toz emisyonları, gaz emisyonları, koku vb.) göz önüne alınarak projenin etki mesafesinin 500 m olarak değil, 2 km olarak belirlenmesi gerektiği; çöp araçlarının döküm yapacağı atık kabul alanının kapalı ortam içinde kurulacağı belirtilse de, bu araçların döküm yapabilmesi için alanın en azından bir kısmının kapalı olamayacağı değerlendirildiğinden, bu ihtimalde toz ve koku emisyonu oluşacağı, bu durumu bertaraf etmek için de koku oluşumunu engelleyecek bir ünite kurulması gerektiğinin değerlendirildiği, ÇED Dosyasının II.7. Depremsellik Bölümünde … ada, … ve … numaralı parselleri kapsayan sahada Binalara Ait Veri ve Geoteknik Etüt Raporu Ek-24’de ve … ada … numaralı parselde bulunan Düzenli Depolama Kati Atık Alanına ait Veri ve Geoteknik Etüt Raporu, Düzenli Depolama Katı Atık Alanı Lot Sahası’na ait Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporunun detaylı olarak belirtilmediği; ÇED Dosyasında verilen “Onaylı İmar Planına Esas Jeolojik ve Jeoteknik Etüd Raporu”nun 2011 yılında alındığı, raporun eski yönetmeliğe tabi olarak hazırlandığı, 2018 yılında yayımlanan ve 01.01.2019’da yürürlüğe giren “Türkiye Yapılar Hakkındaki Deprem Yönetmeliğine” tabi bir çalışma yapılmadığının belirtildiği, depolanacak atığın yeraltı suyuna etkilerinin çok iyi değerlendirmek gerekeceği, bu anlamda mansabında projelendirilmesi yapılmakta olan gölet ve barajlara ulaşabilirlikleri, yeraltı suyunun kirletme olasılıkları, çöpten kaynaklanan sızıntı suyunun kompozisyonunun ne olacağı konusunun detay bir şekilde değerlendirilmediği, gerek davalı tesis ve gerekse diğer tüm tesislerin bir yüzey ve yeraltı suyu beslenme alanı içerisinde yer almadığı, bunların yapılacak tesislerden en küçük bir sızıntı ve kaçak suyun ciddi kirliliğe neden olacağı, temel zemininin kumlu birimlerden oluştuğunun raporda belirtildiği, bu kumlu birimlerin geçirimliliğinin yüksek olduğu, ayrıca burada sadece atıktan kaynaklanan sızıntı suyu değil yağıştan kaynaklanan sularında atık depolama alanlarında etkisinin söz konusu olacağı, açıklamalarda bunlardan bahsedilmediğinin belirtildiği, çevresel etki sürecinde arka plan gürültü seviyesi ölçümünün yapılmadığının belirlendiği tespitlerine de yer verilerek, dava konusu ÇED Olumlu Kararına konu Nihai ÇED Raporunun bilimsel ve teknik yönden eksik olduğu, çevresel açıdan yeterli inceleme, araştırma ve değerlendirme içermediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Mahkeme Kararında; kararın gerekçesi olarak yer verilen hususların, Nihai ÇED Raporunda yer verilen hususlar ile birlikte değerlendirmesi yapıldığında; Bilirkişi raporunda ele alındığı şekliyle Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğinin “Yer Seçimi” başlıklı 15. maddesinde yer alan “(1) Düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığı I. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az bir kilometre, II. sınıf ve III. sınıf düzenli depolama tesisleri için ise en az iki yüz elli metre olmak zorundadır.” şeklindeki yer seçimine ilişkin düzenleme ile Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinin Ek-2’sinin f) bendi (2) maddesinde düzenlenen “tesis etki alanı”nın birbirinden farklı kavramlar olduğu, dava konusu ÇED Olumlu Kararına ilişkin Nihai ÇED Raporunun incelenmesinden; Nihai ÇED Raporunun 14. sayfasında; bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine, “Kümülatif emisyonlara esas tesis etki alanı”nın, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Ek-2, (f), 2. maddesinde düzenlendiği şekliyle tesis etki alanı; “proje alanının bir kenar noktasına mesafesi 1 km olacak şekilde, bu nokta etrafında her bir kenar uzunluğu yaklaşık 2 km olan alan bir kare alandan oluşmaktadır. Tesis etki alanı Şekil 2’de gösterilmiştir. Tesis inceleme alanı 250 m mesafede 10 derece aralıklarla polar grid olacak şekilde tanımlanmış ve kümülatif etkilerde göz önüne alınarak, proje alanının orta noktası kabul edilecek şekilde, bu nokta etrafında çapı 4 km olan alan bir daire inceleme alanı olarak belirlenmiştir.” ifadesine yer verildiği, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hükümleri kapsamında tesis etki alanının toz ve gürültü emisyonları için bir kenar uzunluğunun 2 km olarak değerlendirildiği, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunun bu mesafe dikkate alınarak hazırlandığı görülmektedir.
Yine Nihai ÇED Raporunun II.7. Depremsellik Bölümünde; Bilirkişi Raporundaki tespitin aksine 18 Mart 2018 tarih ve 30364 sayılı Resmî Gazetede yayınlanarak 01 Ocak 2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” hükümlerine ve … tarih ve … sayılı “Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Parametre Değerleri Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı” ile yayımlanan Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre inceleme alanları deprem yer hareketi düzeyi DD-2 (50 yılda aşılma olasılığı %10 – tekrarlanma periyodu 475 yıl) göz önüne alınarak “Çorlu Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi” proje alanı deprem ivme katsayısının 0,343 olarak kullanıldığının, proje sahasında gerçekleştirilecek inşaat çalışmalarında imar planına esas jeolojik jeoteknik etüt raporu, veri ve geoteknik etüt raporları ile lot sahası jeolojik-jeoteknik etüt raporlarında belirtilen hususlara ve “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği”ne uyulacağının belirtildiği, Zemin ve Temel Etüdünün (Veri Raporu ve Geoteknik Rapor) 2020 yılında, dolayısıyla, 18.03.2018 tarihli ve 30364 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.01.2019 tarihi itibariyle yürürlüğe giren “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” hükümlerine göre hazırlandığı görülmektedir.
Projenin yer altı ve yüzey sularına etkileri yönünden; Nihai ÇED Raporunda; tesis binaları için hazırlanan raporda, inceleme alanında yeraltı suyuna rastlanılmadığı, ancak yüzey suları mevcut olduğunun, proje alanı içerisinde ani ve/veya mevsimsel yağışlara bağlı yüzey suyu gözlenebileceğinin belirtildiği, yüzey sularının uzun vadede sızarak temele ve temel zeminine zarar vermesini önlemek amacıyla uygun yüzey, çevre ve yeraltı drenaj sistemlerinin kurulacağı, yer seçimi yapılırken Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesi “j” bendinde yer alan hüküm gereği, bölgede bulunan yeraltı ve yerüstü su kaynakları ve koruma havzalarının durumu, yeraltı su seviyesi ve YAS akış yönlerinin dikkate alındığı, yer seçimi yapılırken, atık bertaraf tesislerinin taban kotunun YAS seviyesine kadar inmemesi, yeraltı sularının kirlenmesinin önlenmesi maksadıyla gerekli tüm sızdırmazlık tedbirlerinin alındığı, proje alanında yer altı suyuna rastlanmadığının (jeolojik inceleme kısmı, 33. sayfa) belirtildiği, “Sızıntı Suyu Yönetimi ve Üniteleri” bölümünde 10.10.2015 tarih ve 29498 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekanik Ayırma, Biyokurutma ve Biyometanizasyon Tesisleri İle Fermente Ürün Yönetimi Tebliği”nin 10. maddesinde belirtildiği üzere; proje kapsamında inşa edilecek atık kabul biriminin, meteorolojik olayların etkilerine karşı üzeri kalıcı yapı malzemesi ile kapalı olarak inşa edileceği, atık kabul biriminin tabanı, sızdırmazlığı sağlayacak şekilde en az 30 cm kalınlığında, C30/37 beton ve tutuşmaz malzemeden yapılacağı, tabanda atığın yer altı suyu, yer üstü suyu vb. ile temas etmesini veya sızmasını engelleyecek şekilde ayrı toplama mekanizması kurulacağı ve atık kabul alanında oluşacak sızıntı suyunun toplanabilmesi için zemine uygun şekilde eğim verilerek inşa edileceğinin yine mekanik ayırma tesisinde de tabanda atığın yer altı suyu, kanalizasyon veya yer üstü suyuyla temas etmesini veya sızmasını engelleyecek şekilde ayrı toplama mekanizması geliştirileceğinin ve atık kabul alanında oluşacak sızıntı suyunun toplanabilmesi için zemine uygun şekilde eğim verileceğinin belirtildiği, Nihai ÇED Raporu III.10. Proje Kapsamında Gerçekleştirilecek “Faaliyetler Sonucunda Yüzeysel ve Yeraltı Suyu Kaynaklarının Etkilenme Durumları ve Alınacak Tedbirler” Bölümünde; Proje kapsamında bulunan atık kabul biriminin tabanında atığın yer altı suyu, kanalizasyon veya yer üstü suyuyla temas etmesini veya sızmasını engelleyecek şekilde ayrı toplama mekanizması geliştirileceği ve atık kabul alanında oluşacak sızıntı suyunun toplanabilmesi için zemine uygun şekilde eğim verileceği, atık kabul birimi tabanı, sızdırmazlığı sağlayacak şekilde en az 30 cm kalınlığında, C30/37 beton ve tutuşmaz malzemeden yapılacağı, geçici atık depolama alanı ve tekerlek yıkama ünitesi (çamur yumuşatma havuzu vd.) için gerekli taban ve yan yüzey sızdırmazlıklarının oluşturulacağı, düzenli depolama tesisinin teşkili sırasında Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda lotların taban, yan yüzey/şev ve üst örtü geçirimsizlik sistemleri teşkil edilerek sızıntı sularının yeraltı sularına karışmasının önleneceği, bu kapsamda lotlarda oluşturulacak katmanlarla taban sızdırmazlığının sağlanacağı ve drenaj katmanının içine drenaj borularının yerleştirileceği, depo tabanında sızıntı suyuna dayanıklı bir malzemeden imal edilmiş yeterli sayıda drenaj borusu, ana toplayıcılar ve bacaların bulunacağı, sızıntı suyu toplama ve drenaj sistemi, sızıntı suyu dengeleme havuzuna bağlanacağı, sızıntı suyunun toplanmasına imkan verecek şekilde depo tabanının en az %3 eğimli olacağı, düzenli depolama tesisinin taban, yan yüzey/şev ve üst örtü geçirimsizlik sistemlerinin de Bölüm I.2’de detaylı olarak açıklandığı, alınacak önlemler ile atık suların yüzey suları ve yeraltı suları ile etkileşiminin kesilmiş olacağı ve faaliyetler sırasında sıvı atıklardan kaynaklı yüzey ve yeraltı sularına herhangi bir olumsuz etki oluşturmayacağının belirtildiği görülmektedir.
Ayrıca, Nihai ÇED Raporunun II.3 bölümünde proje alanına ilişkin flora ve fauna başlığı altında; proje alanı ve etki alanında bulunan flora türleri, etkilenecek alandaki türler, bu çalışmaların hangi dönemde yapıldığı, ulusal ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmış, nadir ve nesli tehlikeye düşmüş türler, bunların yaşama ortamları ve tehlike kategorilerinin Red Data Book’a göre irdelenmesi, endemik türler ile önemli bitki alanı bulunması durumunda alınacak önlemler, flora tablosunun oluşturulması, alanda bulunan bitki türlerinin endemizm durumu, faaliyet alanındaki av hayvanlarının Merkez Av Komisyonu kararlarına göre incelenmesi, faunanın uygun formda düzenlenmesi, Kara Avcılığı Kanunu ve Yönetmelikleri kapsamında yapılacak işlemler, Bern Sözleşmesi kapsamında bulunan türlerin belirlenmesi, proje faaliyetlerinden etkilenecek canlılar için alınması gereken koruma önlemleri (inşaat ve işletme aşamasında), rekreasyon çalışmalarının belirtilmesi, flora çalışmalarında TUBİVES sisteminin kullanılmasına ilişkin hususların irdelendiği, hem arazi çalışmalarının hem de literatür taramasının yapıldığı, proje alanına ilişkin flora hakkında; sahada gözlemlenen ve literatürde bulunan türlerin yayılım alanının oldukça geniş olduğu, aynı zamanda sahanın çevresinde de alternatif yayılım alanları olarak uygun habitatların mevcut olduğu, flora tablosunda görüleceği üzere bazı türler IUCN’nin kırmızı listesi kategorilerinden “LC (En Az Endişe Verici) Yaygın bulunan türler” ve “DD (Veri Eksik)” kapsamında kaldığı, arazi ve literatür çalışmalarına dayanılarak yazılan flora türleri arasında; endemik, nadir, nesli tehlikede, CİTES Sözleşmesi ve Bern Sözleşmesi Ek-1’e göre koruma altına alınması gereken bir bitki türü bulunmadığı, bu nedenle listede yer alan türlerin herhangi bir tehdit altında olmayıp faaliyetten zarar görmelerinin, nesillerinin tehlikeye girmesinin söz konusu olmadığı, çalışmalar esnasında korunması gerekli hassas, nadir, endemik ve nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerine (VU, EN, CR ve lokal endemik) rastlanması halinde Tarım ve Orman Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğüne bilgi verileceği ve Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda gerekli tedbirlerin alınacağının, proje alanının yakın çevresinde mevcut yaban hayatı ve bitki örtüsü tahrip edilmeyeceğinin ve tüm çalışmaların ekolojik yapı gözetilerek gerçekleştirileceğinin, yüzey sıyırma ve hazırlık aşamalarında, fauna konusunda uzman personel tarafından çalı, ağaç vb. yuva bulunma ihtimali olan alanlarda yavru olup olmadığının kontrol edileceği, yavru bulunması durumunda o bölgeye işaretleme yapılacağı, yavru yuvayı terk edene kadar, herhangi bir müdahalede bulunulmayacağının, bölgeyi kullanan türlerin hibernasyon dönemi dikkate alınarak yüzey sıyırma işlemlerinin bu dönemde yapılmayacağının taahhüt edildiği; yine Raporda; arazi çalışmaları kapsamında herhangi bir fauna türüne rastlanılmadığı, alanının faunasının literatür verilerine bağlı olarak çıkartıldığı, fauna listesinin; İki Yaşamlılar (Amphibia), Sürüngenler (Reptilia), Kuşlar (Aves), Memeliler (Mammalia) şeklinde oluşturulduğu, faaliyet alanı ve yakın çevresinde tespit edilen türlerin özel habitatlara ihtiyaç göstermeyen ve Türkiye’nin birçok bölgesinde rastlanabilen türler olduğu, faaliyetin lokal eksenli olmasından dolayı sadece faaliyetin gerçekleştirildiği alanda fauna üzerine etkinin söz konusu olacağı, proje alanının harita lejantında verilmiş olan ava yasaklı alanlar, koruma alanları, vb. alanlarda kalmadığı, faaliyetin gerçekleşmesi aşamasında yaban hayatı habitatına, biyolojik çeşitliliğe (beslenme, barınma, eş tutma, üreme, vs.) dikkat edileceği ve zarar verilmeyeceğinin belirtildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan Geodata Veri Tabanı’ndan faydalanılarak hazırlanan ve Bölüm II.2’de verilen Korunan Alanlar Haritası’na göre, proje alanı üzerinde Milli Parklar, Tabiat Parkları, Sulak Alanlar, Tabiat Anıtları, Tabiatı Koruma Alanları, Yaban Hayatı Koruma Alanları, Yaban Hayvanı Yetiştirme Alanları, Kültür Varlıkları, Tabiat Varlıkları, Sit ve Koruma Alanları, Biyogenetik Rezerv Alanları, Biyosfer Rezervleri, Özel Çevre Koruma Bölgeleri, Özel Koruma Alanları bulunmadığının, faaliyet süresince 2872 sayılı Çevre Kanunu ve yönetmeliklerine, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve yönetmelikleri, Bern ve CİTES Sözleşmesi hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği görülmektedir.
Son olarak; Nihai ÇED Raporunun III.25. Bölümünde Kümülatif Etki Değerlendirmesine yer verildiği, projenin inşaat ve işletme aşamalarında oluşacak toz emisyonları değerlendirilirken proje sahasının etrafında bulunan tesisler ile birlikte kümülatif değerlendirme yapıldığının belirtildiği, bu doğrultuda proje sahasında oluşacak toz emisyonları hesaplamaları yapılırken söz konusu tesislerden kaynaklı toz emisyonlarının da hesaplamalara dahil edildiğinin, tesis etki alanı proje alanının orta noktası kabul edilecek şekilde, bu nokta etrafında çapı 4 km olan alan bir daire inceleme alanı olarak belirlenerek yapılan hesaplamalar ve değerlendirmelere Ek-22’de verilmiş olan Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunda ve ilgili bölümlerde detaylı olarak yer verildiğini, bu çalışmalar doğrultusunda; söz konusu tesisler işletmedeyken proje sahasında gerek inşaat aşamasında gerekse işletme aşamasında gerçekleştirilecek faaliyetler sonucu oluşacak toz emisyonlarının en yakın yerleşim birimlerinin ve yapıların bulunduğu mesafelerde ilgili sınır değerlerin altına ineceğinin görüldüğünün, projenin inşaat ve işletme aşamasındaki emisyonlar, gürültü vb. olası etkileri değerlendirilirken proje sahasında bulunan tesislerin de kümülatif olarak değerlendirildiği ve yapılan değerlendirmeler sonucu ilgili bölümlerde detaylı açıklanarak en yakın yapılarda ve yerleşim birimlerinde ilgili mevzuatta belirtilen sınır değerlerin sağlandığının görüldüğü belirtilmiştir.
Ayrıca; Dairemizin E:22/8159 sayılı dosyasında yapılan yargılamaya konu olan, hakkında … tarihli, … sayılı “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verilen Mekanik Ayırma ve Biyometanizasyon Tesisi, kapasitesi arttırılarak, “ÇED Olumlu Kararı” dava konusu edilen Çorlu Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisinin bir parçası olarak planlandığından, dava konusu projenin kümülatif etki değerlendirmesinin her iki tesise ilişkin veriler dikkate alınarak hazırlandığı görülmektedir.
Bu durumda; yukarıda yer verilen hususlar dikkate alındığında; bilirkişi raporunda bulunan ve Mahkeme kararına dayanak alınan değerlendirmelerin, nihai ÇED raporunu kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı; nihai ÇED raporu kapsamında yapılan çalışmaların ve projenin olumsuz çevresel etkilerinin en aza indirilmesi için öngörülen önlemlerin bilimsel esaslara uygun ve yeterli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararında hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ile davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından yapılan … TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idare yanında müdahil … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak … Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine, davalı idare yanında müdahil … A.Ş. Tarafından yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak … A.Ş.’ye verilmesine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 15/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X):
Çorlu Entegre Katı Atık Tesis Projesi için verilen … tarih ve … sayılı “ÇED Olumlu” kararına dayanak Nihai ÇED Raporunda her ne kadar; Kümülatif Etki Değerlendirmesinin yapıldığı, projenin inşaat ve işletme aşamalarında oluşacak toz emisyonlarının proje sahasının etrafında bulunan tesisler ile birlikte kümülatif olarak değerlendirildiği, proje sahasında oluşacak toz emisyonları hesaplamaları yapılırken söz konusu tesislerden kaynaklı toz emisyonlarının da hesaplamalara dahil edildiği, Ek-22’de yer verilmiş olan Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunda ve ilgili bölümlerde detaylı olarak irdelendiği, bu çalışmalar doğrultusunda; söz konusu tesisler işletmedeyken proje sahasında gerek inşaat aşamasında gerekse işletme aşamasında gerçekleştirilecek faaliyetler sonucu oluşacak toz emisyonlarının, gürültü vb. olası etkileri değerlendirilirken proje sahasında bulunan tesislerin de kümülatif olarak değerlendirildiği ve en yakın yapılarda ve yerleşim birimlerinde ilgili mevzuatlarda belirtilen sınır değerlerin sağlandığının görüldüğü ve inşaat çalışmalarına başlanılan Mekanik Ayırma Tesisi ve Biyometanizasyon Tesisinin dava konusu projenin bir parçası olarak kümülatif etkilerinin değerlendirildiği belirtilse de, söz konusu çalışmanın, bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında yer verildiği şekliyle; mekanik kurulumda çalışılacak kişilerin sayısı ve aynı şekilde mekanik kurulumda ihtiyaç olabilecek araçlar nedeniyle evsel amaçlı su kullanımının kümülatif olarak hesaplanmadığı, sıvı atıkların kümülatif olarak hesaplanmadığı, katı atıkların kümülatif olarak hesaplanmadığı tespitleri yapıldığından, söz konusu eksiklikler nedeniyle çevresel açıdan yeterli inceleme, araştırma ve değerlendirme içermeyen nihai ÇED raporuna dayanılarak verilen dava konusu “ÇED olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.