Danıştay Kararı 6. Daire 2022/6796 E. 2022/8805 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/6796 E.  ,  2022/8805 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/6796
Karar No : 2022/8805

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av…
2- (DAVALI… Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av…
… İl Milli Eğitim Müdürlüğü

KARŞI TARAF 1- … Bakanlığı
2- …

İSTEMİN ÖZETİ : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı, davacının hissedar olduğu taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “İlköğretim alanı” olarak belirlendiği halde aradan geçen uzun süreye rağmen kamulaştırılmaması ve kısıtlılık halinin kaldırılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 33.000,00-TL (ıslah edilmek suretiyle 289.047,94-TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine, davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi 10/12/2019 tarih ve 2016/39252 sayılı kararıyla davacının Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın yeniden yargılama yapılması için ilgili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü yolunda … …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davacı tarafından vekalet ücreti yönünden, davalı idare tarafından yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : 1- Davacı tarafından savunma verilmemiştir 2- Davalı idare tarafından isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 19/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323.maddesinin 1.fıkrasının (ğ) bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri kapsamında sayılmış, “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326.maddesinin 1.fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiş, “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar planında “özel sağlık alanı”na ayrıldığı, taşınmazın kamulaştırılması zorunluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, davanın devamı esnasında imar planında değişiklik yapılarak dava konusu taşınmazın “özel sağlık alanı” olarak ayrılması nedeniyle ortada imar planından kaynaklanan nedenlerle kamulaştırılması gereken bir taşınmazın, dolayısı ile hukuki el atma nedeniyle ödenmesi gereken bir tazminat miktarının kalmadığı dikkate alındığında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, verilen karar sonucuna göre de, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareler aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, yukarıda yer verilen kanun hükümleri uyarınca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu dikkate alınarak verilebilmesi ancak davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı hallerde mümkün olup, davanın reddine karar verilmesi durumunda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin yukarıda yazılı kanun maddesi gereğince aleyhine karar verilmiş olan davacıya yüklenmesi gerektiğinden “ret” ile sonuçlanan bir davada davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur.
Açıklanan nedenle, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının hüküm fıkrasının “karar verilmesine yer olmadığı” şeklinde karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması gerektiği kanaatiyle Dairemizce verilen temyize konu kararın onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.