Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7955 E. , 2022/9501 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7955
Karar No : 2022/9501
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …
DAVANIN KONUSU : Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi … Mahallesi … ada, … sayılı parselde yer alan davacıya ait taşınmazın da kapsamında kaldığı, … Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından tesis edilecek olan … Şahinbey/Türközü-Haci Köprü Enerji Nakil Hattı güzergahına rastlayan taşınmazların acele kamulaştırılması konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca alınan … tarih ve … numaralı kamu yararı kararı ile anılan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine göre acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/02/2022 tarihli, 31738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/02/2022 tarihli, 5148 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının mülkiyetinde bulunan, “Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi … Mahallesi … ada, … sayılı parsel”de yer alan taşınmazın da içinde kapsamında kaldığı, … Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından tesis edilecek olan “… Şahinbey/Türközü-Haci Köprü Enerji Nakil Hattı” güzergahına rastlayan taşınmazların; elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/02/2022 tarihli, 31738 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/02/2022 tarihli, 5148 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile anılan güzergaha rastlayan taşınmazların acele kamulaştırılması konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca alınan … tarih ve … numaralı kamu yararı kararının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında, devletin işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, 40. maddedeki düzenlemeyle uyumlu olarak idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralları getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde acele kamulaştırma işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar ivedi yargılama usulünün uygulanacağı uyuşmazlıklar arasında sayılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen Anayasa ve 2577 sayılı Kanun hükümleri karşısında; özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilan tarihinin ancak “ilanı gereken” düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı, bireysel nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri kuşkusuzdur. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıkça belirtilmemesi halinde dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Öte yandan; acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ilgililere tebliğ hükmünde olduğuna dair bir düzenlemeye mevzuatta yer verilmemiştir. Ayrıca, anılan kararın Anayasada yer alan bir temel hak olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte olması nedeniyle, Resmi Gazete’de yayımlanmasının dışında ayrıca yazılı bildirim yapılması, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede; muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının; uygulanma süresi içerisinde, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilebilecekleri açıktır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemler davacıya tebliğ edilmediğinden, bu işlemlere karşı öğrenme tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazlara acele el konulmasına ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinden, anılan dosyada acele kamulaştırma bedelinin tespiti için yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından 06/06/2022 tarihinde itiraz edildiği görülmektedir. Davacı vekili tarafından dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Kamu Yararı kararının en geç bu tarihte öğrenildiği kabul edildiğinde dahi, bu tarihlerden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde en geç 07/09/2022 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 24/10/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-g maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ilgililere tebliğ hükmünde olduğuna dair bir düzenlemeye mevzuatta yer verilmemiştir. Ayrıca, anılan kararın Anayasada yer alan bir temel hak olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte olması nedeniyle, Resmi Gazete’de yayımlanmasının dışında ayrıca yazılı bildirim yapılması, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede; muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının; uygulanma süresi içerisinde, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal dava açma süresi içinde dava konusu edilebilecekleri açıktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının ve Kamu Yararı kararının davacıya tebliğ edilmediği, her ne kadar, taşınmazlara acele el konulmasına ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı kararı ile bu dosyalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu davacı vekiline tebliğ edilmiş ise de, bir başka davada davacı vekiline yapılan tebligat ile davacının dava konusu işlemi öğrendiği sonucuna varılamayacağı, bireysel işlem niteliğinde olan acele kamulaştırma kararının davacıya tebliğ edilmesi veya davacının dava konusu işlemi öğrendiği hususunda kuşku bulunmaması gerektiği açık olduğundan, davada süre aşımı bulunduğu yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.