Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8047 E. , 2022/10017 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8047
Karar No : 2022/10017
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- …. Bakanlığı – ANKARA
2- … Bakanlığı – ANKARA
3- … Valiliği
(… İl Müdürlüğü)
4- … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
5- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
6- … Belediye Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, … Mahallesi, … parsel de bulunan 296 m²’lik taşınmaza ilişkin olarak imar durum belgesinin verilmesi, ticari ve konut fonksiyonuna ayrılması veya bu taşınmazın kamulaştırılması, rezerv yapı alanından çıkarılması istemleriyle ilgili idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun “İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlayacağı hüküm altına alınmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki iptal ve tam yargı davaları ile idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun “İdari davaların açılması” başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği, 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde; dilekçelerin 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği, 15. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde; dilekçelerde 14 üncü maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği, 5. fıkrasında; 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 34. maddesi; İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğunu düzenlediğinden, imar planlarına karşı açılan davanın taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiç bir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir.
İdari yargı yerinden hangi işlem ya da işlemlerin iptali talep ediliyorsa dava dilekçesinde bu durumun açıkça belirtilmesi; iptal talebinin hangi işleme ilişkin olduğunun konusu, mahiyeti gibi hususlarla birlikte, tarihi, sayısı ve davacıya tebliğ tarihi yahut öğrenme tarihi de yazılmak suretiyle karışıklığa mahal vermeden anlaşılır bir şekilde ortaya konulması ve iptali istenen idari işlem/işlemlerin dava dilekçesine eklenerek dava açılması gerekmektedir. Öte yandan idari yargı yerlerince idari işlem niteliğinde karar verilemeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, maliki bulunduğu İstanbul İli, Başakşehir İlçesi, … Mahallesi, … Sokak … parsel sayılı taşınmazın 12 yıldır sağlık tesisleri alanında bulunduğundan bahisle, anılan taşınmaza ilişkin olarak imar durum belgesinin verilmesi, taşınmazın ticari ve konut fonksiyonuna ayrılması veya bu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve … Belediye Başkanlığı’na başvurular yapıldığı, anılan başvurulara … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından cevap verildiği, … Belediye Başkanlığınca cevap verilmediği, anılan taşınmazın rezerv yapı alanından çıkarılması veya kamulaştırılması istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne yapılan başvurulara ise cevap verilmediği, anılan taşınmazın kamulaştırılması istemiyle Sağlık Bakanlığı ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne yapılan başvurulara ise uygun cevaplar verilmediğinden bahisle, davacı tarafından anılan idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile bu işlemlerin dayanağı olan 1/1000, 1/5000 ölçekli imar planlarının ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (rezerv yapı alanı: a) Bakanlıkça re’sen belirlenebilir. hükmünün) iptali ve taşınmazın bedelinin tespit edilmesi ve kamulaştırmasız el koyma karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemleri ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinin sonuç bölümünde iptali istenilen, anılan idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin neler olduğu hususunda açıklık bulunmadığından; söz konusu işlemlerin tarih, sayısı somut ve açık bir şekilde dava dilekçesinin sonuç bölümünde ayrı ayrı belirtilmesi ve aynı zamanda, davaya konu idare işlemleri ile, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarının 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin 2. fıkrasının a bendinin (rezerv yapı alanı: a) Bakanlıkça re’sen belirlenebilir.) düzenlemesi arasında ne tür bir bağlılığın bulunduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Yasanın 3. ve 5. maddesine uygun düzenlenmediği görülmektedir.
Bu itibarla, yukarıda bahsedilen eksiklikler giderilmek üzere, iptali istenilen (idari davaya konu olabilecek şekilde kesin ve yürütülmesi gerekli) idari işlemlerin tarih, sayısı somut ve açık bir şekilde belirtilerek ve ayrıca, iptali istenilen işlemler arasındaki maddi ve hukuki bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi açık bir şekilde kurulmak suretiyle düzenlenecek dava dilekçesi ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddelerine uygun olarak yeniden dava açılması gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından hangi işlem veya işlemlerin iptalinin istenildiğinin tarih ve sayı belirtilmek suretiyle dilekçenin konu, içerik ve sonuç bölümlerinin çelişkili olmayacak şekilde ve 5. maddeye uygun olarak aralarında hangi yönden ilgi bulunduğu açıklanmak üzere, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanun’un 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine,
2. Yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına,
3. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine, dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya iadesine, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.