Danıştay Kararı 6. Daire 2022/82 E. 2022/8156 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/82 E.  ,  2022/8156 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/82
Karar No : 2022/8156

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1-… 2-…Bakanlığı-…
VEKİLLERİ : Av. …
3-…Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : 12/10/2013 tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İstanbul İli, Kartal İlçesi, Kordonboyu Mahallesi ve Yukarı Mahalle sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listelerde sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 30/09/2013 tarih ve 2013/5437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, …Mahalle, …ada, …parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahalle, …ada, …parsel sayılı taşınmaz üzerindeki Özler apartmanında davacının kat maliki olduğu, riskli alan ilan edilen bölgedeki Yukarı Mahalle ile Aşağı Mahalleyi birbirinden ayıran geniş bir caddenin bulunduğu ve anılan caddenin uygulama bütünlüğünü bozduğu, riskli alan ilan edilen bölgenin davacının taşınmazının da içinde bulunduğu Yukarı Mahalle kısmında sadece 4 binanın bulunduğu, bu nedenle riskli alan sınırlarından bu bölgenin çıkarılması gerektiği, dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı ve mülkiyet hakkına müdahale edildiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 12/10/2013 tarih ve 28793 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İstanbul İli, Kartal İlçesi, Kordonboyu Mahallesi ve Yukarı Mahalle sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listelerde sınır ve koordinatları gösterilen alanların 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 30/09/2013 tarih ve 2013/5437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, …Mahalle, …ada, …parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasında, ”(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır…” hükmüne; 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 4. fıkrasında, “Riskli alan belirlenmesi için alanda taşınmaz maliki olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri, riskli alan belirlenmesine ilişkin bilgi ve belgeleri ihtiva eden dosya ile birlikte Bakanlık veya İdareden riskli alan tespit talebinde bulunabilir. İdareye yapılacak talepler Bakanlığa iletilir. Bakanlıkça uygun görülen talepler, Cumhurbaşkanına sunulur.” düzenlemesine yer verilmiş; “Değer Tespiti ve Uygulama Alanında Hak Sahipliği” başlıklı 4. Bölümünde uygulama alanında hak sahibi olarak mülkiyet hakkı sahipleri kabul eidlmiş; bu bölümde yer alan 15. maddenin 1. fıkrasında ise, “(1) Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapılarda Kanun kapsamında öncelikle maliklerce uygulama yapılması esastır. Kanun kapsamında yapılacak bu uygulamalara ilişkin iş ve işlemlerde ilgili kurum maliklere yardımcı olmakla yükümlüdür. Malikler, riskli yapının yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazda ortaklığın giderilmesi için Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre dava açabilirler. Ancak, ortaklığın giderilmesi için dava açılmış olması, Kanun kapsamında hisseleri oranında maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınmasına ve bu karara göre işlem yapılmasına engel teşkil etmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu durum idarenin işleyişini olumsuz etkiler. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; riskli alanların tespiti ve uygulama işlemleri yönünden, söz konusu alanlarda bulunan taşınmaz maliklerine haklar tanındığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde, İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahalle, …ada, …parsel sayılı taşınmaz üzerindeki Özler apartmanında davacının kat maliki olduğu belirtilerek, dava konusu riskli alan ilanına ilişkin kararın anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptalinin istenilmesine rağmen tapu kaydı sunulmadığı; öte yandan, UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davacı adına kayıtlı İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmaz olduğu, yerleşim yeri olarak ise …Mahallesi, …Sokak, no:…adresinin belirtildiği, dava konusu işlemin İstanbul İli, Kartal İlçesi, Kordonboyu Mahallesi ve Yukarı Mahalle sınırlarını içerisinde belirtilen alanları kapsadığı, teknik raporda belirtilen riskli ilan edilen alan içindeki taşınmazların ada ve parsel numaraları arasında anılan taşınmazın yer almadığı görülmüştür.
Dairemizin 17/02/2022 tarihli ara kararıyla davalı idarelerden dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ekindeki krokilerde belirtilen sınırlar içerisinde davacıya ait taşınmaz bulunup bulunmadığının açıklanmasının istenmesi üzerine, Kartal Belediye Başkanlığı’nın 13/04/2022 tarihli dilekçesinde, İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahalle, …ada, …parsel sayılı taşınmazın dava konusu 2013/5437 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiş, diğer davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ise bu konuda cevap verilmemiştir.
Dairemizin 12/05/2022 tarihli ara kararı ile davacıdan, dava dilekçesinde kat maliki olduğunu belirttiği İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahalle, …ada, …parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının istenmesi üzerine, davacı vekilinin 15/06/2022 tarihli dilekçesinin ekinde anılan taşınmazın …adına olan tapu kaydının dosyaya sunulduğu, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada ise davacının babası olan …’un sağ olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu riskli alan sınırları içerisinde bulunan İstanbul İli, Kartal İlçesi, …Mahalle, …ada, …parsel sayılı taşınmazda davacının kat maliki olmadığı dikkate alındığında, davacı ile mülkiyet bağı veya hukuki ilgisi bulunmadığı açık olan taşınmazların riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, davalı Kartal Belediye Başkanlığınca yapılan …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak ilgili idareye verilmesine,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.