Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8360 E. , 2022/10738 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8360
Karar No : 2022/10738
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı ANKARA
2- … Belediye Başkanlığı
DAVANIN ÖZETİ : Hakkari İli, Yüksekova İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı arsa niteliğindeki davacının maliki olduğu taşınmazı kapsayan alanın 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 01/08/2016 tarih ve 2016/9088 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2 nci ve Ek 1 inci maddeleri kapsamında riskli alan olarak ilan edilmesi sonrasında, anılan taşınmazın riskli alandan çıkarılması istemiyle davalı Bakanlığa yapılan 19/04/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, Hakkari İli, Yüksekova İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı arsa niteliğindeki davacının maliki olduğu taşınmazı kapsayan alanın 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 01/08/2016 tarih ve 2016/9088 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2 nci ve Ek 1 inci maddeleri kapsamında riskli alan olarak ilan edilmesi sonrasında, anılan taşınmazın riskli alandan çıkarılması istemiyle davalı Bakanlığa yapılan 19/04/2022 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı Kanunun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; yine aynı maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği; yapılan başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı; otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmiş veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır.
28/06/2014 günlü, 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6545 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 2577 sayılı Kanuna 20. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 20/A maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; 16/05/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Bakanlar Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hüküm altına alınmış, 2. fıkrasının (a) bendinde; ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu, (b) bendinde ise bu Kanunun 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır.
31/05/2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6. maddesinin 9. fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir.” düzenlemesi yer almıştır. 26/04/2016 günlü, 29695 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 14/04/2016 günlü, 6704 sayılı Kanunun 25. maddesi ile 6306 sayılı Kanuna eklenen Ek 1. maddenin 2. fıkrasında ise; “Riskli alan kararına karşı Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabileceği, uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamayacağı” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayım veya ilân tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; Anayasanın 2.maddesinde hukuk devleti ilkesi düzenlenmiş olup, Hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden biri hukuk güvenliği ilkesidir. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak değerdir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği tabiidir.
Anayasa Mahkemesinin bir yasa hükmünü iptal etmesi ya da idari yargı mercilerince düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali üzerine oluşan yeni hukuki durum nedeniyle, yargı
kararıyla ortaya çıkan bu hukuki sonuçtan yararlanmak amacıyla ilgililer tarafından idarelere yapılan başvuruların, ilgililerin haklarında bir idari işlem tesis edilmiş olup olmamasından bağımsız olarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsamında yapılmış başvurular olduğuna ilişkin Danıştay kararları, yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Bununla birlikte, belirtilen kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayan, diğer bir ifadeyle yukarıda belirtilen nitelikte yeni bir hukuki durumun söz konusu olmadığı durumlarda yapılan başvuruların, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılmış başvurular olarak kabulüne olanak bulunmamakta olup, aynı Kanunun 11. maddesinde öngörülen süre geçirildikten sonra işlemin geri alınması, kaldırılması veya değiştirilmesi istemiyle idareye yapılan başvuruların da sona eren dava açma süresini ihya etmeyeceği, kaldı ki, ivedi yargılama usulüne tabi olan olayda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin (b) bendi uyarınca 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır.
6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 9. bendinde; “Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılabileceği” düzenlemesi varsa da, 26.04.2016 günlü, 29695 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren aynı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, “a) Riskli alan kararına karşı Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabilir. Uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamaz.” hükmüne yer verilerek özel bir düzenleme yapıldığı dikkate alındığında, Cumhurbaşkanı kararının ilanı üzerine 30 gün içinde, anılan kararın iptali ya da riskli alan kararından davacının taşınmazının çıkarılmasına yönelik olarak kararın davacının taşınmazına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılabileceği, uygulama işlemleri üzerine riskli alan kararına karşı dava açılamayacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Hakkari İli, Yüksekova İlçesi, Mezarlık Mahallesi, …Mevkii, … ada, … parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmazı da kapsayan alanın 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 01/08/2016 tarih ve 2016/9088 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2 nci ve Ek 1 inci maddeleri kapsamında riskli alan olarak ilan edildiği, davacının ise anılan taşınmazının riskli alan ilan edilen bölgeden çıkarılması istemiyle davalı Bakanlığa 19/04/2022 tarihinde başvurduğu, söz konusu başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine zımnen ret işleminin iptali istemiyle 04/07/2022 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; bakılan davanın ivedi yargılama usulüne tabii olduğu, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, ayrıca 6306 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; 10/08/2016 tarih ve 29797 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan riskli alan kararına karşı 10/08/2016 tarihinden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 04/07/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE
2. Aşağıda belirtilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-g maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.