Danıştay Kararı 7. Daire 2016/5401 E. 2021/1155 K. 18.02.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2016/5401 E.  ,  2021/1155 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/5401
Karar No : 2021/1155

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yatçılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin acenteliğini yaptığı … isimli yatın … tarih ve … nolu beyannameyle aldığı motorini dahili seferde kullandığının tespit edildiğinden bahisle yapılan katma değer vergisi tahakkuku ile özel tüketim vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsili için vergi dairesi müdürlüğüne bildirim yapıldığına ilişkin yazıya vaki itirazın katma değer vergisi bakımından reddine dair işlem ile özel tüketim vergisi ve anılan vergiye isabet eden katma değer vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, … isimli yatın sahibi şirket ile aralarında acentelik ilişkisi olmadığına dair iddiasına, dosyanın incelenmesinden davacı şirketin kaşesinin mezkur yatın Türk karasularında dolaşması için bir izin belgesi niteliğinde olan giriş ve çıkış transitloglarında yer aldığı anlaşıldığından itibar edilmediği; olayda, davalı idarece … tarih ve … nolu beyannameyle satın alınan motorinin dış seferde kullanmadığının tespiti üzerine dava konusu tahakkukların yapılmasına karşın söz konusu tespitin 16/04/2014 tarihli tutanakla yapıldığı, tutanakta “… 93000 lt motorin cinsi yakıt olduğu makine jurnalinden ve kaptan beyanından anlaşılmıştır.” cümlesine yer verildiği, buradan hareketle beyannameye konu motorinin dış seferde kullanılmadığı kabul edilerek dava konusu tahakkuklar yapılmış ise de; incelemenin sadece bu tutanakla sınırlı kaldığı, jurnal, makine jurnali, seyir defteri vs ayrıntılı biçimde dökümlerinin yapılarak tahakkukların nedeni olarak gösterilen yakıta ilişkin bir inceleme raporunun düzenlenmediği, eksik inceleme ile yapılan ek tahakkuklarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihracat beyannamesine 1072 rejim kodu girildiği, bu kodun açılımının antrepoya alınan serbest dolaşımda bulunan Türk menşeli eşyanın kesin ihracatı anlamına geldiği, yat hakkında yapılan araştırmada,14/04/2014 tarihinde Çeşme Limanından Midilli adasına çıktığının, 16/04/2014 tarihinde ise İstanbul’a gelerek Ataköy kısım Amirliğine giriş yaptığının yat kayıt belgesinden anlaşıldığı, aynı tarihli tutanakta; yata ait gerekli evrakların incelemesinden sonra kaptan beyanı, yata ait görevli personel eşliğinde yapılan yat üzerinde bulunan yakıtın iskandil ölçümü ve yat üzerinde bulunan dijital gösterge ile makine jurnalinde belirtilen yakıt miktarının birbiri ile örtüştüğünün yat kaptanı ile acente yetkilisinin imzaları ile tutanak altına alındığı ve bu hususta bir ihtilafın da bulunmadığı; dolayısıyla 11/04/2014 tarihinde alınan yakıtın dış seferde kullanılmayıp dahili seferde kullandığının sabit olduğu, tesis edilen işlemin hukuka aykırılık taşımadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının tahakkuk eden katma değer vergisine ilişkin kısmının onanması, özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, vergi dairesi müdürlüğünce tahakkuk ve tahsilinin yapılacağı yolundaki bilgilendirme işlemi idari davaya konu edilebilecek davacının menfaatini etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğinde olmadığından, mahkemece anılan kısmın incelenmeksizin reddi gerekirken iptali yolunda verilen hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin acenteliğini yaptığı … isimli yatın … tarih ve … nolu beyannameyle aldığı motorini dahili seferde kullandığının tespit edildiğinden bahisle yapılan katma değer vergisi tahakkuku ile özel tüketim ve bu vergi üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsili için vergi dairesi müdürlüğüne bildirim yapıldığına ilişkin yazıya vaki itirazın katma değer vergisi bakımından reddine dair işlem ile özel tüketim vergisi ve anılan vergiye isabet eden katma değer vergisinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İdari Yargı, Hukuk Devletinde, hukuka bağlılığı esas olan kamu idaresinin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun, bağımsız yargı yerlerince, yargılama yöntemleri kullanılarak denetlenmesinin sağlanması için var olan yargı düzenidir. Bu yüzden; idari yargı denetiminin işleyebilmesi, idarenin Kamu Hukuku alanında faaliyette bulunmasına; idari nitelikte eylem veya işlem yapmasına bağlıdır. Böyle bir faaliyet olmadan, söz konusu denetimin işletilmesine olanak yoktur. Bu bağlamda, kişilerin hukuk aleminde herhangi bir etki doğurmayan, belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen “icrailik” niteliğinden yoksun işlemlerin, idari bir davaya konu edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davası, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar şeklinde tanımlanmıştır. Anılan kanun hükmünde, iptal davalarına konu olabilecek işlemlerin nitelikleri belirtilmemiş ise de, idari yargıda, idarenin kamu gücüne dayanarak yaptığı, tek taraflı, kişilerin hukukunu etkileyen, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerin idari davaya konu olabileceği kabul edilmektedir. Aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde yer alan, dava dilekçelerinin, ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceğine; aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, böyle bir işlemin bulunmaması hâlinde, davanın sonraki yargılama işlemleri uygulanmaksızın reddedileceğine ilişkin kurallar bu ilkeye dayalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, dava konusu işlemin katma değer vergisi tahakkukunun iptaline ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Mahkeme kararının, davaya konu işlemin, özel tüketim vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinin tahakkuk ve tahsili için vergi dairesi müdürlüğüne bildirim yapılmasına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasına gelince;
İdare Hukukunda; kamu gücünün, idare edilenler üzerinde, ayrıca bir başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etki yaratan işlemleri, icrai (yürütülmesi gerekli) işlemler; idari karar alma sürecinde, başkaca bir aşamadan geçmesine gerek kalmayan; yani nihai nitelikte olan işlemler ise, kesin işlemler olarak tanımlanmaktadır.
Olayda; davacının aldığı motorini harici seferde kullanılmadığının tespit edildiğinden bahisle katma değer vergisi tahakkuk ettirilerek, Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğunun ve anılan vergiye ilişkin 14.648,00 TL tutarın gümrük saymanlığına yatırılması gerektiğinin belirtildiği, özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının karşısına ise “bilgi mahiyetindedir” şeklinde şerh düşüldüğü; nitekim, söz konusu gümrük müdürlüğü işlemine karşı yapılan itiraz başvurusunun yalnız katma değer vergisine ilişkin kısmı bakımından reddedildiği; yine, itiraz üzerine tesis edilen işlemde diğer vergilerin tahakkuk ve tahsiline ilişkin olarak … tarih ve … sayılı yazı ile acentenin bağlı bulunduğu Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğüne bilgi verildiğinin de ayrıca ifade edildiği, öte yandan, dava dilekçesinde tüm vergilerin iptali istemine yer verilmesi sebebiyle Mahkemece vergi türleri arasında herhangi bir ayırım yapılmadan temyize konu kararın verildiği anlaşılmıştır.
Oysa, davalı idarenin … tarih ve … sayılı kararının bilgi verme amacıyla yazıldığı belirtilen özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisine ilişkin kısmı, idari davaya konu edilebilecek davacının menfaatini etkileyen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğinde değildir.
Bu bakımdan davanın, anılan kısmı yönünden incelenmeksizin reddi gerekirken, yukarıda yazılı olan gerekçeyle verilen iptale ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin, katma değer vergisi tahakkukunun iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu işlemin, özel tüketim vergisi ve anılan vergi üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin iptaline yönelik hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar vermek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.