Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2016/8072 E. , 2021/1224 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/8072
Karar No : 2021/1224
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Grup Madeni Yağ Kimyevi Madde İmalatı Petrol Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ihraç kaydıyla teslim alınan malların, 3 ay içerisinde ihracının gerçekleşmemesi sebebiyle, mezkur mallara ilişkin olup, imalatçı firmadan tahsil edilen ve davacı tarafından rücuen ödenen özel tüketim vergisi ile tecil faizinin ihracatın gerçekleştirildiği ve aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında ihracat istisnasından yararlanılabileceği ileri sürülerek yapılan iade başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, tecil edilen verginin tecil tarihinden tahsil tarihine kadar ilgili dönemler için tecil faizi hesaplanarak tahsil edildiği, davacı şirketin ihraç kaydıyla teslim ettiği malların ihracatının geç de olsa gerçekleştiği ve beyannamenin açıldığı tarihte üç aylık sürenin dolmadığı, nakliye şirketine ait geminin limana geç yanaşmasının ilgili firma tarafından kabul edildiği, bu olayın mücbir sebep niteliği taşıdığı ve 4760 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan istisnadan ve söz konusu ihracat nedeniyle malın ihraç edildiği dönemde iade hakkından yararlanılması icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile tahsil edilen özel tüketim vergisi ile tecil faizinin davacıya iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhracatın 3 aylık sürede gerçekleştirilmediği, hava muhalefeti nedeniyle geminin limana geç yanaşmasının mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Olayda, davacı tarafından, 4760 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrası kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim alınan mallar yasal süresinde ihraç edilememesine karşın anılan süreden sonra ihraç edildiği ve özel tüketim vergisinin de rücuen imalatçı şirkete ödendiği anlaşıldığı, bu haliyle aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında ihracat istisnasından faydalanabilecek olan davacı hakkında vergilerin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının onanması; anılan maddede tecil faizi öngörülmediği için kararın tecil faizi ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ihraç kaydıyla teslim alınan malların, 3 ay içerisinde ihracının gerçekleşmemesi sebebiyle, mezkur mallara ilişkin olup, imalatçı firmadan tahsil edilen ve davacı tarafından rücuen ödenen özel tüketim vergisi ile tecil faizinin ihracatın gerçekleştirildiği ve aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında ihracat istisnasından yararlanılabileceği ileri sürülerek yapılan iade başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun’a ekli listelerdeki eşyanın ihracat teslimlerinin maddedeki şartlarla vergiden istisna tutulacağı belirtildikten sonra; aynı fıkranın (a) bendinde, teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması gerektiği; yurt dışındaki müşteri tabirinin, ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezleri yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir işletmenin yurt dışında faaliyet gösteren şubelerini ifade edeceği belirtilmiş; (b) bendinde, teslim konusu eşyanın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkmış olması ile ihraç edilmeden önce yurt dışındaki alıcı adına hareket edenlere veya bizzat alıcıya, işlenmek ya da herhangi bir şekilde değerlendirilmek üzere yurt içinde teslim edilmemesi koşulları sayılmış olup, 2. fıkrasında, ihraç edilen malların alış faturaları ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen ve beyan edilen özel tüketim vergisinin ihracatçıya iade edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasında, ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara teslim edilen mallara ait özel tüketim vergisinin, mükelleflerce ihracatçılardan tahsil edilmemesi şartıyla, tecil olunacağı, söz konusu malların ihracatçıya teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde ihraç edilmesi halinde tecil edilen verginin terkin olunacağı, ihracatın belirtilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan verginin, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı ile birlikte tahsil olunacağı ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilmemesi halinde, tecil edilen verginin, tecil edildiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun’un 48. maddesine göre ilgili dönemler için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, özel tüketim vergisinin iadesine ilişkin kısmı; aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Mahkeme kararının, ödenen tecil faizinin iadesine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince:
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 2. fıkrasında ihraç kayıtlı teslimlerin mücbir sebep nedeniyle 3 aylık sürede yapılamaması halinde tecil edilen vergilerin tecil faizi ile birlikte tahsil edileceği düzenlenmişken, 5. maddesinde teslimin yurt dışındaki müşteriye yapılması ve teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini terk etmesi şartlarının gerçekleşmesi halinde ihraç edilen eşyanın vergiden müstesna tutulacağı düzenlenmiş olup, herhangi bir gecikme zammı ya da tecil faizi ödenmesi öngörülmemiştir. Dolayısıyla, 8. maddeye göre başlayan ihracat işlemlerinin, 3 aylık sürenin geçirilmesi nedeniyle süresinde tamamlanamaması halinde, verginin iadesi mümkün olmakla beraber ödenen tecil faizinin iadesi mümkün değildir. Zira, artık burada 8. maddenin 2. fıkrasına göre ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara teslim edilen değil, 5. maddeye göre ihracat istisnasına tabi bir eşya söz konusudur.
Olayda, ihracatın geç gerçekleşmiş olması nedeniyle 4760 sayılı Kanun’un 5. maddesinden yararlanmak ve ihracatın bu kapsamda değerlendirilmesi için dilekçe veren, davacının ihracat istisnasından yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bu aşamadan sonra artık gerçekleşen ihracatın 8. maddenin 2. fıkrası kapsamında değil, 5. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği tabiidir.
Bu durumda, anılan maddede ihraç edilen eşyanın sadece vergiden müstesna tutulduğu, faize ilişkin bir düzenleme olmadığının anlaşılması karşısında ödenen tecil faizinin iade edilmesine olanak bulunmadığından temyize konu kararın tecil faizinin iadesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; davaya konu işlemin özel tüketim vergisinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, tecil faizinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X – KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararının bozmaya ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.