Danıştay Kararı 7. Daire 2018/122 E. 2021/5790 K. 20.12.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/122 E.  ,  2021/5790 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/122
Karar No : 2021/5790

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Teknik Boru ve Elemanları Sanayi ve Ticaret
Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2011 ve 2012 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet beyanname ile dahilde işleme izin belgeleri kapsamında ithal edilen eşyalara ilişkin ihracat taahhüdünün eksik yerine getirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, dahilde işlemi izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyaya ilişkin taahhütlerin süresi içinde belgeye uygun bir şekilde yerine getirildiğinin, söz konusu belgenin kapatıldığının ve teminatların iade edildiğinin anlaşıldığı, öte yandan, davalı idarece 4458 sayılı Kanun’un 238. maddesi ile 2006/12 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 43.maddesine ve dahilde işlemi izin belgesine aykırı olarak, ithal edilen eşyanın, süresi içinde ihraç edilmeyerek yurt içine doğrudan veya işlenerek satıldığının her türlü şüpheden uzak somut bir şekilde ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 2013 yılı hurda poliprobilen telefi satışı 462.926 kg olmasına rağmen, poliprobilen telefi adlı ikincil işlem görmüş ürün ithalatı toplamının 795.482,31 kg olduğu, stokta bulunanlar dışında 248.208,31 kg poliprobileni hurda telefi olarak beyan etmiş olmasına rağmen bu kadar hurda telefinin çıkmamasının ihracat taahhüdünü eksik yerine getirdiğini gösterdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.