Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/1317 E. , 2022/2239 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1317
Karar No : 2022/2239
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Gıda İnşaat Taşımacılık Sanayi Ticaret
Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından alınan baz yağların üretim taahhüdüne aykırı olarak herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın akaryakıt olarak satıldığının vergi tekniği raporuyla tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2010 yılının Şubat ve Mart dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, davacının, 2010 yılının Şubat ve Mart dönemlerine ilişkin vergiler nedeniyle 18/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonu kararına done olması amacıyla düzenlenen 24/08/2016 tarihli vergi tekniği raporundaki tespitlerden hareketle 03/11/2016 tarihli takdir komisyonu kararları uyarınca ödeme emri içeriği cezalı tarhiyatların yapılarak 16/11/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılan vergi ve cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği vergilerin zamanaşımına uğramadığı, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanun’la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) – KARŞI OY :
Temyiz başvurusu; davacı tarafından alınan baz yağların üretim taahhüdüne aykırı olarak herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın akaryakıt olarak satıldığının vergi tekniği raporuyla tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2010 yılının Şubat ve Mart dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrini söz konusu ödeme emri içeriği vergilerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden kararın bozulması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasında, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı; 2. fıkrasında; “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların tarh zamanaşımı süresi dolmadan 18/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 03/11/2016 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdir edildiği, takdir edilen matrah üzerinden de uyuşmazlığa konu cezalı tarhiyat yapılarak 16/11/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, söz konusu vergilerin zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceğinden, ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyoruz.