Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/2827 E. , 2022/2275 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2827
Karar No : 2022/2275
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
2- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2015 yılının Kasım dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, imalatçı ya da imalatçıdan satın alan olmayan davacının gümrük kaçağı sigaraları yasa dışı yollardan ithal ettiğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen tarhiyata vergi ziyaı cezasının da kesileceği yönündeki düzenlemenin Maliye Bakanlığı’na yetki vermeyeceği, uyuşmazlığa konu verginin, teslime bağlı olarak dahilde doğan ve vergi idaresince tarh ve tahsili mümkün bulunan bir vergi olmadığı, aksine, söz konusu vergi yükümlülüğü ile ilgili olarak, aynı Kanun’un 16. maddesi hükmü uyarınca, doğan bu vergiyi tarh etme, vergiye bağlı ceza kesme ve amme alacaklarını takip etme yetkisinin gümrük idaresinde olduğu, bu nedenle, yurt dışı menşeli sigaralar bakımından, ithalattan kaynaklanan ve yetkisi bulunmayan davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, yurt içi menşeli sigaralar bakımından ise imalatçının bağlı olduğu yer vergi dairesince işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Özel tüketim vergisi yönünden; tespit tutanağında dava dışı … tarafından sigaraların kendisine ait olduğu ve sipariş üzerine davacının getirdiği beyan edilmiş ise de, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının … numaralı iddianamesinde, davacının kollukta alınan ifadesinde “yakalanan sigaraların kendisine ait olduğunu, bunların siparişini … ‘in verdiğini ve Bitlis’den tanımadığı bir satıcıdan satın aldığını, daha sonra sigaraları kamyona yükleyip üstüne çuvallar halinde 16 ton patatesi yerleştirdiğini” beyan ettiği hususu dikkate alındığında, davacının sigaraları bulundurduğu ve adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; katma değer vergisi yönünden ise, davacının sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanterin, ancak önceden resmi bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi nezdinde yapılabileceği, öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğu anlaşıldığından, işlemin bu kısmında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı İdare istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle mahkeme kararının işlemin özel tüketim vergisinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra bu kısım yönünden davanın reddine, katma değer vergisi yönünden ise belirtilen gerekçeyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı İdarece, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, mükellefin kayıtlı olmasının aranmadığı, aksine düşünce halinde yani mükellefiyet ile belgesiz mal bulundurmanın tespitinin envanter şartına bağlanmasının vergilendirmeme sonucunu doğuracağı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca re’sen tarhiyat yapılması gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, gümrük idaresinin yetkili olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.