Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/4151 E. , 2022/2318 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4151
Karar No : 2022/2318
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2016 yılının Şubat dönemine ilişkin re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri, kesilen vergi ziyaı cezası ile takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, kullandığı araçta 90.000 paket bandrolü olmayan sigara ele geçirilmesi nedeniyle davacının da sanık olarak yargılandığı ceza davasında, sigaraların sayısı, çeşidi, yakalanış şekli, değerinin fahiş olması göz önünde bulundurularak sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği, belgesiz ve özel tüketim vergisi ödenmeyen sigaraları bulunduran davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden tarh edilen katma değer vergisinde ve vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu edilecek işlemin yürütülmesi gerekli ve zorunlu bir icrai işlem olmasının gerektiği, bu bakımdan takdir komisyonu kararlarının iptali isteminin ayrıca incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden davanın reddine, takdir komisyonu kararları yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile takdir komisyonu kararlarına ilişkin hüküm fıkralarının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların anılan hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin 2. fıkrasında açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, fiili ya da kaydi envanterin ancak önceden gelir ya da katma değer vergisi mükellefi olanlar nezdinde yapılabileceği, öte yandan, Kanun’da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Kanun’un 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmediği anlaşıldığından, re’sen tarh edilen katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun mahkeme kararının, re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile takdir komisyonu kararlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının reddine, katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının kabulü ile anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra katma değer vergisi tarhiyatının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği, sigaraların sahibi olmadıkları, sigaralar imha edildiğinden özel tüketim vergisinin doğmayacağı; davalı idarece, emniyet görevlilerince belgesiz olarak ele geçirilen sigaraların fiili ve kaydi envanter şeklinde dökümanının alınarak tutanağa bağlandığı, 3065 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarh edilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanun’la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.