Danıştay Kararı 7. Daire 2018/811 E. 2022/2287 K. 24.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/811 E.  ,  2022/2287 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/811
Karar No : 2022/2287

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının yolcu olduğu araçta yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2016 yılının Nisan dönemine ilişkin olarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesi 2. fıkrası uyarınca adına re’sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ithalattan kaynaklanan ve Gümrük İdaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan Maliye İdaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece, davacı adına tesis edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatlarının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu; öte yandan, dosyanın esasına herhangi bir katkısı ve emeği olmayan davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre davalı idare yetkili olduğundan Mahkemenin aksi yoldaki gerekçesine katılma olanağı bulunmadığı; uyuşmazlığın çözümünün davacının “bulunduran” sıfatına haiz olup olmadığının tespiti gerektirdiği; olayda davacı tarafından imzalı olay yeri tutanağında, davacının kaçak tütün mamüllerinin ele geçirildiği araçta aracı kullanan değil yan taraftaki yolcu koltuğunda oturan kişi olduğu, tütün mamüllerinin davacıya ait olduğu yolunda yapılmış herhangi bir tespitte bulunulmadığı, Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede, bandrolsüz sigaralar nedeniyle 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefetten dolayı … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında açılan ceza davasında davacının beraatine karar verildiğinden, Kanunda yazılı “bulunduran” sıfatına sahip olmadığı açık olan davacı adına tesis edilen davaya konu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; davacının avukat vasıtasıyla temsil edildiği, usulüne uygun olarak düzenlenen vekaletnamesinin dosyaya ibraz edildiği, dava kabul edilmesine karşın davacı vekilinin dosyanın tekemmülünden sonra dosyaya vekaletname sunmuş olduğu, davaya herhangi bir katkısının olmadığı gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, uyuşmazlıkta vekaletname dosyanın tekemmülünden sonra verilmiş ise de; dosyayı sonraki aşamalarda da takip sorumluluğu bulunan davacı vekilinin avukatlık ücretinden yararlanması gerektiği sonucuna varıldığından vekalet ücretine hükmedilmeden verilen kararın bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulüne ve mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerine ilişkin kısmının kaldırılmasından sonra, davaya konu işlemin iptaline karar verilmiş; davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ele geçirilen kaçak sigaralarda imalatçı-ithalatçı bilgisinin bulunmaması halinde, davacının da müteselsilen sorumlu olacağı belirtilerek, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’na 3619 sayılı Kanun’la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :Davacı tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden kararın bu kısmına yönelik istinaf isteminin reddi gerektiğinden, bölge idare mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz kararının onamaya ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyoruz.