Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/113 E. , 2022/4496 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/113
Karar No : 2022/4496
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı tarafından, 2015 yılının Şubat ilâ Haziran aylarının (1.) ve (2.) dönemlerine ilişkin olarak 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu (I) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği uyarınca gerçekleştirilen ticari faaliyetleri nedeniyle yüklendiği özel tüketim vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ve özel tüketim vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacının babası …’in tutkal imalatı alanında faaliyet göstermekte iken 29/01/2015 tarihinde vefatı üzerine işletmeyi devralan davacının 07/05/2015 tarihi itibarıyla kendi adına tescil ettirdiği, miras yolu ile intikal eden işletme için halihazırda mevcut bulunan … tarih ve …sayılı sanayi sicil belgesinin 12/12/2015 tarihine kadar geçerli ve aktif olduğunun İstanbul Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla tespit edildiği, davacı tarafından işletmenin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralınarak ticari faaliyete devam edildiğinden işletmenin imalat faaliyetine son vermediği sürece sanayi sicil belgesinin geçerli olacağı kuralı karşısında, davacının devraldığı işletmeye ait sanayi sicil belgesini revize ettirmemesi nedeniyle geçerli bir sanayi sicil belgesinin bulunmadığından bahisle tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının faiz istemine gelince; faizin ekonomik açıdan paranın fiyatı olduğu, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen kişiye haksız kullanım karşılığında faiz ödenmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve mahrum kalınan tutarın iade talebinin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu (I) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nde tecil-terkin uygulamasından sanayi sicil belgesini haiz imalatçıların faydalanacağının düzenlendiği, davacının söz konusu işletmeyi devralıp 13/05/2015 tarih ve 8819 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan ettirerek adına mükellefiyet tesis ettirdiği halde mevcut işletmeye ait sanayi ve sicil belgesini kendi adına yeniden düzenletmek için ilgili kuruma başvurmadığı, dolayısıyla kendi adına düzenlenmiş bir sanayi sicil belgesi olmadığından iade talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlığın davacının mahsuben iade talebinin yerine getirilmemesine ilişkin kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi; mahsuben iade talep edilip iade talebi reddedilinceye kadar davacının mahrum kaldığı bir tutar bulunmadığından davacının yasal faiz istemi yönünden davanın reddinin icap ettiği gerekçesiyle faiz isteminin kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan bölge idare mahkemesi kararının mahsuben iade talebinin reddine dair işlemin iptaline ve mahsuben iadenin yapılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Temyize konu kararın mahrum kalınan tutarın iade talebinin yapıldığı tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, davacının 2015 yılının Şubat ilâ Haziran aylarının (1.) ve (2). dönemlerine ilişkin olarak 13/03/2015, 15/04/2015, 07/05/2015, 03/06/2015, 30/07/2015 ve 30/07/2015 tarihli fiziki ortamda düzenlenmiş dilekçelerle davalı idareden mahsup işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, işbu dosyada, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan davacının devraldığı işletmeye ait sanayi sicil belgesini revize ettirmemesi nedeniyle geçerli bir sanayi sicil belgesinin bulunmadığı tespitinden bahisle mahsuben iade talebinin reddedildiği; Dairemizin E:2020/3355 sayılı dosyasında ise, mahkeme kararına istinaden mahsuben iade yapıldıktan sonra davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan iade taleplerinin yasal süresinde yapılmadığı ve davacının söz konusu dönemlere ilişkin olarak kendi adına sanayi sicil belgesinin bulunmaması tespitinden bahisle vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı, 12/11/2018 tarihli raporda davacının hesap ve işlemlerinin vergi iadesi yönünden incelendiği görülmüştür.
Olayda, mahsuben iade istemine konu vergiler nedeniyle davacı tarafından haksız bir ödemede bulunulmadığı gibi, davacının tasarrufundan yoksun kaldığı bir meblağ da söz konusu olmadığından, idarenin uhdesinde haksız yere bulunan bir varlıktan bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca idarece, mahsuben iade taleplerinin, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihteki tutarlar üzerinden yerine getirileceği açıktır. Dolayısıyla iadeye konu edilen vergilere ilişkin olarak davacının faiz isteminde hukuka uygunluk bulunmadığından ve mahsup yoluyla iadesine hükmedilen vergilere ilişkin faiz isteminin reddi icap ettiğinden kararın yasal faize ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, mahsuben iade talebinin reddine dair işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, mahsuben iadenin yasal faiz ödenerek yapılmasına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davalı idarenin, temyize konu kararının mahsuben iadeye konu vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin de reddi gerektiği oyuyla, Daire kararının belirtilen kısmına katılmıyorum.