Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/1350 E. , 2021/5286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1350
Karar No : 2021/5286
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kimya Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle nihai kullanım izni uyarınca ithal edilen eşyanın, üretildiği beyan edilen eşya kapsamında kullanılmadığının sonradan kontrol raporu ile tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair kararın iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, olayda, dava konusu işlemde belirtilen adresin “… Mahallesi … Cad. No:… ” olmasına karşın, davacı şirkete ulaşılamadığından bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca 2 no’lu haber kağıdının … Mahallesi Muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, dava açma süresinin 30 gün olduğu dikkate alındığında, 26/10/2016 tarihinde tebliğ edilen itirazın reddine dair işleme karşı en geç 25/11/2016 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek 21/02/2017 tarihinde Mahkemelerinin kaydına alınan dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin bilinen adresinin “… Mahallesi … Cad. No:… ” olmasına karşın, davacı şirkete ulaşılamadığından bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca 2 no’lu haber kağıdının … Mahallesi Muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz yapıldığı, ıttıla tarihinin 23/01/2017 olması nedeniyle davanın süresinde açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından dosyaya sunulan … Mahallesi Muhtarı tarafından düzenlenen 23/01/2017 tarihli evrakta, “… Mahallesi … Cad. No:… ” adresinde bulunan davacı şirkete ilişkin olarak muhtarlığa 01/01/2016 ve 20/01/2017 tarihleri arasında herhangi bir tebliğ evrakının bırakılmadığının belirtildiği, dolayısıyla itirazın reddine ilişkin kararın usûlüne uygun olarak davacı şirkete tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanunu’nun 197. maddesinin 1.fıkrasında; gümrük vergilerinin, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edileceği, 5. fıkrasında; bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergilerinin; 242. maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşeceği hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde ise; dava dilekçelerinin süreaşımı yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; süreaşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, dilekçedeki aykırılıkların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, anılan 51. madde uyarınca, idari kararların tebliğinde Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde; tebligatın tebliği yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, 21. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak kimse veya 13,14,15,16,17 ve 18. maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği; 32. maddesinde ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına 2014 ve 2015 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannamelere ilişkin olarak alınan ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddi yolundaki işlemin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca, davacı şirketin bilinen adresi olan “… Mahallesi … Cad. No:… ” adresinde davacı şirkete ulaşılamaması üzerine 2 no’lu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak … Mahallesi Muhtarına imza karşılığında 26/10/2016 tarihinde bırakılarak tebliğ edildiği, ilk derece mahkemesince tebligat tarihi olarak 26/10/2016 tarihi esas alınarak, dava dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği 17/02/2017 tarihinde açılan davanın süre yönünden reddine karar verildiği, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirketin bahsi geçen bilinen adresinin … Mahallesi Muhtarlığı sınırları içinde kaldığı, … Mahallesi Muhtarının imza ve kaşesini taşıyan 23/01/2017 tarihli belgede muhtarlıklarına 01/01/2016 ilâ 20/01/2017 tarihleri arasında davacı şirkete ait bırakılmış herhangi bir tebligatın bulunmadığının belirtildiği, dava dilekçesinde bu belgenin düzenlendiği tarihin, öğrenme tarihi olarak beyan edilerek davanın açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen 7201 sayılı Kanun uyarınca tebliğ olunacak evrakın, bilinen adreste ilgiliye ulaşılamaması halinde, o yerin muhtarına imza mukabilinde teslim edilmesi gerekmekte olup; davacı şirketin bilinen adresinin … Mahallesi Muhtarlığı sınırları içinde kalmasına rağmen, tebliğ evrakının, farklı bir muhtarlığa, … Mahallesi Muhtarına 26/10/2016 tarihinde imza karşılığında bırakıldığı ve 01/01/2016 ilâ 20/01/2017 tarihleri arasında … Mahallesi Muhtarına davacı adına bırakılmış herhangi bir tebligatın da bulunmadığı anlaşılan olayda; usulsüz yapılan tebligat nedeniyle dava dilekçesinde beyan edilen öğrenme tarihine göre davada süre aşımından söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.