Danıştay Kararı 7. Daire 2019/1549 E. 2022/4671 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/1549 E.  ,  2022/4671 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1549
Karar No : 2022/4671

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası kapsamında takdir komisyonu kararına istinaden 2014 yılının Eylül ile 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemece, dava konusu işlemin 2014 yılının Nisan ve 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin özel tüketim vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri olduğunun kabulü suretiyle yapılan inceleme sonucu, her ne kadar, davacı hakkında sigara kaçakçılığı nedeniyle, takdir komisyonu marifetiyle tespit edilen matrah üzerinden tarhiyat yapılarak tarhiyata konu borcun ödenmemiş ve tarhiyata karşı dava açılmamış olması nedeniyle ödeme emri düzenlenmişse de; sanık sıfatıyla yer almış olduğu ceza davasında, içinde kaçak sigara bulunduğu sonradan tespit edilen poşet ve kolilerin taşınmasında hamal olarak yer aldığı ve dolayısıyla kaçakçılık suçunu işlendiği sabit olmadığından davacı hakkında beraat kararı verildiği, yapılan itirazın ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itirazlardan “borcum yoktur” kapsamında kaldığı değerlendirildiğinden amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Ödeme emrine konu alacaklar iki farklı dönemi kapsamına karşın mahkemece dönem olarak hataya düşülerek ve yalnızca bir dönemin incelendiği anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası kapsamında takdir komisyonu kararına istinaden 2014 yılının Eylül ile 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan “böyle bir borcun bulunmadığı” yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin “borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı” şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir.
Dosyanın incelenmesinden, emniyet birimleri tarafından 03/09/2014 ve 04/06/2015 tarihinde yapılan aramalarda üzerinde TAPDK bandrolü olmayan sigaraların bulunduğu, bu iki ayrı olay nedeniyle, adına tütün mamullerinin toptan ticareti alanında mükellefiyet tesis ettirilen davacının matrah takdiri için farklı tarihlerde takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin davacının abisine 18/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnamelere karşı dava açılmaması üzerine vergi ve cezaların ihtilafsız olarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Olayda; davacı adına düzenlenen ödeme emrine konu amme alacaklarının, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 2014 yılının Eylül ile 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizi olmasına karşın; Mahkemece, ödeme emrine konu alacakların 2014 yılının Nisan ve 2015 yılının Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri olarak kabul edildiği, öte yandan suç tarihi 03/09/2014 olan ceza mahkemesi kararına atıf yapılması suretiyle, bu kararın hangi döneme ilişkin gerekçe oluşturduğu açıklanmadan, her iki dönem hakkında da karar verildiği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin dönemlerinin açık bir şekilde ortaya konulmasından sonra, belirtilen alacaklar bakımından hukuka uygun olup olmadığı ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesinde yer alan “böyle bir borcun olmadığı” yolundaki itiraz sebebi kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda yapılacak inceleme ile varılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.