Danıştay Kararı 7. Daire 2019/1794 E. 2022/4466 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/1794 E.  ,  2022/4466 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1794
Karar No : 2022/4466

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Değerli Madenler Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli …-…, …-…, …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen “pırlanta” ticari tanımlı eşyanın kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımı destekleme fonu payı ve anılan pay üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 2016 yılında yapılan ithalatlar için tahakkuk kararının tebliğ tarihi itibariyle amme borcunun zamanaşımına uğramadığı görüldüğünden davacının bu doğrultudaki itirazlarına itibar edilmediği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karar’da kıymetli madenler ve kıymetli taşların ayrı ayrı tanımlandığı, davacının ithal ettiği pırlanta isimli eşyanın kıymetli taş kapsamında sayıldığı, mal mukabili ödeme şekliyle yapılan pırlanta ithalatının kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olduğuna ilişkin ithalat tarihi itibariyle kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı, 24/07/2017 tarihli ve 2017/10640 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda her ne kadar kıymetli taşların mal mukabili ödeme karşılığı ithalatı kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf tutulmuşsa da sonradan yürürlüğe giren bu düzenlemenin geçmişe etkili şekilde uygulanması için gerekli olan açık bir düzenlemenin kararda yer almadığı, buna göre davacıdan kaynak kullanımını destekleme fonu payı istenmesine ilişkin ek tahakkuk kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin para cezası kararına ilişkin kısmına gelince, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen para cezalarının uygulanabilmesi için, ithale konu eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra yapılan kontrol sonucunda, eşyanın gümrük tarifesini oluşturan unsurlarında veya vergilendirmeye esas olan ölçülerinde herhangi bir farklılık veya kıymetinin noksan beyan edilmiş olduğunun tespit edilmesi gerektiği, olayda, yapılan ithalatın kaynak kullanımını destekleme fonu payına tabi olduğundan bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen tutar üzerinden para cezası kararı alınmış ise de, ithalatın sözü edilen fon payına tabi olması, eşyanın gümrük tarifesini oluşturan unsurlarını veya vergilendirmeye esas olan ölçülerini veya kıymetini etkileyen bir husus olmadığından, para cezası kararı alınabilmesi için 4458 sayılı Kanun’un 234. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen koşulların olayda gerçekleşmediği, diğer bir deyişle, kaynak kullanımını destekleme fonu payı tahakkukunun eşyanın gümrük kıymetini etkilemediği sadece katma değer vergisi matrahını etkilediği görüldüğünden kesilen para cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının istinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca tesis edilen ceza kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Kanun’un 234. maddesinin 1. fıkrası hükmü incelendiğinde, serbest dolaşıma giriş rejimine veya kısmı muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü hususlarının (a) fıkrasında, (b) fıkrasında ise; kıymeti üzerinden gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, Kanun’un 23 ila 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde ceza uygulanması gerektiğine ilişkin esasların tespit edildiği görülmektedir.
Olayda, ithalatın kaynak kullanımını destekleme fonu payına tabi olduğundan bahisle anılan fon payı üzerinden karara bağlanan para cezasının sözü edilen Kanun’un 234. maddesi uyarınca alındığı, işlemde maddenin hangi bendine göre cezanın uygulandığına dair bir belirleme yapılmadığı; dolayısıyla, dava konusu işlemin cezaya ilişkin kısmının yasal dayanağının ortaya konulmadan tesis edildiği ve bu nedenle hukuka aykırılık taşıdığı anlaşıldığından, alınan ceza kararına karşı açılan davada, ceza uygulanabilecek durumlara ilişkin farklı fiilleri düzenleyen aynı fıkranın (a) ve (b) bentlerini birlikte değerlendirerek sonuçlandıran mahkeme kararına yönelik temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla, karara bu yönden katılmıyorum.