Danıştay Kararı 7. Daire 2019/185 E. 2022/2446 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/185 E.  ,  2022/2446 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/185
Karar No : 2022/2446

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Gıda Sanayi ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından işletilen A tipi genel antrepoda bulunan 2014 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet antrepo beyannamesi muhteviyatı “kırmızı et” cinsi eşyanın rejim hükümlerine aykırı hareket edilerek gümrük vergileri ödenmeksizin yurda sokulduğundan bahisle antrepoda görevli yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olan davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesinde belirtilen antrepo işleticisi veya kullanıcısı olmadığı, davacı hakkında para cezası kararı alınabilmesi için anılan maddede aranan koşulların oluşmadığı anlaşıldığından, para cezası kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) – KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan 31/10/2014 tarihli operasyonda Taşucu Limanına gelerek Cilvegözü Gümrük Müdürlüğü’nden çıkış yapmak üzere transit rejimi ile sevk edilen araçlar ile rejim hükümlerini ihlal edilerek yurt dışına gönderilmesi gereken kırmızı et cinsi eşyaların yurda kaçak olarak sokulduğu yönündeki tespitler üzerine, Gümrük ve Ticaret Müfettişi tarafından düzenlenen Cevaplı Rapor ile … Gıda Sanayi Nakliyat Anonim Şirketi’ne ait … kod numaralı antrepoda işlem gören 2014 yılına ait muhtelif tarih ve sayılı 7 adet beyanname muhteviyatı “kırmızı et” cinsi eşyaların, gümrük gözetimi altındaki depolardan soğuk hava depolarında yer alan tavuk kıyma/kırıntısı ile değiştirilerek, değersiz eşyayı (kırmızı et cinsi eşya olarak beyan edilerek) transit rejimi hükümlerine göre yurt dışı edilmesi nedeniyle, aldatıcı işlem ve davranışlar neticesinde kırmızı et cinsi eşya gümrük gözetiminden çıkarılarak, gümrük vergileri tamamen ödenmeksizin yurda sokulduğu yolundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, antrepoya konulan eşyayı değiştirmek suretiyle ithale konu eşyanın pozisyonuna ilişkin beyanının gerçeğe aykırı olduğu somut delil ve tespitlerle ortaya konulduğundan anılan firma adına belirtilen tespitler esas alınarak işlem yapılabilecektir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 10. maddesinin (c) fıkrasında; Müsteşarlık’ın, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alacağı, bu çerçevede, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu; 229. maddesinin 2. fıkrasında gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu ollacakları, bu hallerde, ilgili gümrük müşavirinin kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, işlemi yapan kişi ile birlikte tüzel kişilik de gümrük idaresince alınan vergiler ve verilen para cezaları yönünden müteselsilen sorumlu olacakları hükümlerine yer verilmiştir.
Gümrük Kanununun Uygulanmasına Dair Gümrük Yönetmeliği’n 574. maddesinde; yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, Kanun’un 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için Müsteşarlıkça belirlenen tespit işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve 576. maddede belirtilen şartları taşıyan gümrük müşaviri olarak tanımlanmış; “Yetkilendirilmiş gümrük müşavirinin sorumluluğu” başlıklı 575. maddesinde ise, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, yapmış oldukları tespit işlemleri ve bunlara ilişkin düzenlenen raporların doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tespit işlemleri ve bunlara ilişkin raporların doğru olmaması halinde, tespit işleminin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları düzenlemesine yer verilmiştir.
Gümrük müşavirliği faaliyetlerinin bir tüzel kişilik bünyesinde yapılması halinde kişisel cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, bu faaliyetlerle ilgili olarak müteselsil sorumluluk esasının getirildiği anlaşılmakta olup, gümrük müşavirleri ile aynı faaliyetleri icra eden, hatta bu tespit işlemlerini yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilerek daha büyük bir sorumluluk altına girmiş olan, yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri açısından aynı esas benimsenmek suretiyle, işlemi yapacak yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ile birlikte tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili kişi ya da kişilerin de sorumlu tutulması öngörülmüştür.
Bu itibarla, antrepoda beyan edilen eşyanın değiştirldiği ortaya konmakla birlikte, yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olan davacının anılan yasal düzenlemeler kapsamında sorumluluğunun incelenmesi gerekirken, davacının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 236. maddesi kapsamında sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Daire kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.