Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/214 E. , 2022/3588 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/214
Karar No : 2022/3588
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Münfesih … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesinin müeyyideli kapatılması üzerine, … tarih ve … sayılı beyanname nedeniyle verilen teminatların irat kaydedilmesinden sonra kalan katma değer vergisi ve gecikme zammı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasından oluşan amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; olayda, dahilde işleme rejimi şartlarının ihlal edildiğinden bahisle Münfesih … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı belgenin Dış Ticaret Müsteşarlığınca re’sen kapatıldığının ve bu durumun 11/02/2010 tarih ve 27490 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak idarenin bilgisine girdiğinin anlaşılması karşısında, asıl borçlu şirket hakkında, üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi tahakkuk ettirilerek ceza kararı alındığı, dolayısıyla zamanaşımına uğrayan alacağın tahsili amacıyla davacı adına tesis edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : 11/08/2014 tarihinde tüzel kişiliğin sona ermiş olduğunun anlaşılması nedeniyle, şirket adına tahakkuk ettirilmesine hukuken olanaklı olmayan kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, temyize konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Münfesih … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesinin müeyyideli kapatılması üzerine, … tarih ve … sayılı beyanname nedeniyle verilen teminatların irat kaydedilmesinden sonra kalan katma değer vergisi ve gecikme zammı ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasından oluşan amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, 4108 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile eklenen mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Sözü edilen hükmün değerlendirilmesinden; bir anonim şirketin ödenmeyen vergi borcunun kanuni temsilcilerden tahsil edilebilmesi için, alacağın tüzel kişiliği bulunan şirket adına kesinleştirilmiş olması gerekmekte olup, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, başka bir deyişle, medeni hakları kullanma ve bu haklardan yararlanma ehliyetinin son bulması ve alacağın asıl borçlu şirket adına tahakkuk ettirilmesine hukuken olanak bulunmaması hallerinde ise, kamu alacağının ödeme emri ile kanuni temsilcilerden tahsili yoluna gidilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, davalı idarece alacağın asıl borçlu adına kesinleşmesine karşın, tahsil imkanı bulunmadığından bahisle davacıdan tahsili amacıyla işbu davaya konu ödeme emri düzenlenmiş ise de, davacının kanuni temsilciliğini yaptığı Münfesih … Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tasfiyesinin sonuçlanarak, 18/08/2014 tarih ve 8633 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmekle, 11/08/2014 tarihinde tüzel kişiliğin sona ermiş olduğunun anlaşılması karşısında, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, münfesih şirket adına tahakkuk yapılamayacağı, dolayısıyla, şirket adına tüzel kişiliğin sona erdiği tarihten sonra tahakkuk ettirilmeyen vergilerin alacak haline gelmesine ve bu alacağın tahsil edilemediğinin veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığının kabulüyle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemin yukarıda değinilen gerekçeyle iptaline ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.