Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2178 E. , 2022/4037 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2178
Karar No : 2022/4037
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı elli dokuz (59) adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı şirket tarafından her ne kadar birden fazla serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin olarak toplu ek tahakkuk kararı alınamayacağı yönünde itirazda bulunulmuşsa da, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 232. maddesinin 6455 sayılı Kanun’un 7. maddesinin değişik 2. fıkrası ile getirilen düzenleme gereği konusu ve yükümlüsünün aynı olması ve aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla birden fazla işleme veya beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para cezalarına tek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenebileceği anlaşıldığından davacı şirketin bu iddiasına itibar edilmediği, davacı şirketin bilirkişi incelemesi yaptırılması istemine ilişkin olarak, bir davada bilirkişi incelemesine başvurulabilmesi için, davanın çözümünün yargıcın mesleği gereği bilmek durumunda olmadığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektirmesine bağlı bulunduğundan, işbu dosyada bilirkişi incelemesi için öngörülen koşullar oluşmadığından bilirkişi incelemesi talebi yerinde görülmeyerek dava dosyasının incelenmesine geçildiği, davacı şirketin 26/10/2012 ilâ 26/10/2015 tarihleri arasında ithalatını gerçekleştirdiği “taze muz” cinsi eşyalara ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannameleri ve eki faturalarda kayıtlı eşya kıymetlerinin, Ekvator Gümrük Makamları nezdinde yapılan yurt dışı araştırmasında ihracatçı firmalar tarafından düzenlendiği tespit edilen faturalardaki eşya kıymetleri ile uyumlu olmadığı, yurt dışı araştırmaları neticesinde elde edilen ikinci faturaların ithalat beyannameleri ekinde yer alan faturalardan yüksek bedelli olduğu, bu nedenle de davacı şirketin serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile bağdaştırılamayan yurt dışı para transferlerinin, ithalatını gerçekleştirdiği “taze muz” cinsi eşyaların kıymetine ilişkin olduğu varsayımıyla, anılan yurt dışı para transferlerinin beyannamelere ihracatçı firma ve yıl bazında her bir beyannamenin aynı yıl içindeki aynı firmadan yapılan toplam ithalat içindeki ağırlığı esas alınmak suretiyle oranlama yapılarak dağıtıldığı, davacı şirketin 59 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile toplam 675.607,75 USD eşya kıymeti beyanında bulunduğu ve faturalarını beyannamelere eklediği, yurt dışı araştırması ile ihracatçı firmalar tarafından davacının beyannamelere eklediği faturalardan farklı tutarlarda düzenlenen ikinci faturalardan Ekvator Gümrük Makamlarınca yanlış gönderilen …-…, …-…, …-… ve …-… tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ilişkin yurt dışında düzenlenen ikinci faturaların, davacı şirketin beyan ettiği kıymetler ile aynı olduğunun kabul edilmesi durumunda, 59 fatura ile davacı şirket adına toplam 1.198.791,05 USD tutarlı fatura düzenlendiği, beyannameler ekinde yer alan faturalar ile yurt dışından temin edilen ikinci faturalar arasında 523.183,30 USD fark olduğu, oysa davalı idare tarafından davacı şirkete ait dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin tescil tarihleri olan 2014 ve 2015 yıllarında yurt dışına transfer edilen ve anılan beyannameler ile eşleştirilemeyen ve oranlama yapılarak beyannamelere dağıtılan 33 kalem fazla ödeme tutarı toplamının 555.635,00 USD olduğu, oranlama yapılarak beyannamelere dağıtılan ve beyannamelerle eşleştirilemeyen fazla ödemeler toplamı 555.635,00 USD ile yurt dışı araştırmasında elde edilen faturalar ile beyanname ekinde yer alan faturalar arasında yer alan fark toplamı 523.183,30 USD arasındaki farkın 32.451,70 USD olduğu, bu farkın ise yurt dışı araştırmasında yanlış fatura gönderilen anılan 4 adet serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan fark toplamına eşit olduğu, bu durumun aynı miktar eşya ve kıymet içeren benzer beyannamelerden teyit edildiği, yurt dışı araştırmaları neticesinde dava konusu 59 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin ihracatçı firmalar tarafından düzenlenen ikinci faturaların temin edilmiş olması ve davacı şirket tarafından yurt dışındaki bu şirketlere, serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde ibraz ettiği fatura bedellerinden fazla tutarlarda para transfer ettiğinin saptanması nedeniyle eşyaların aslında satış bedellerinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı idarece oranlama yapılarak beyanname bazında dağıtılan ve beyannamelerle eşleştirilemeyen davacı şirketin yurt dışı ödemeleri ile yine davalı idarenin yurt dışı araştırmasında elde ettiği faturalar ve beyannameler ekinde ibraz edilen faturalar arasındaki fark tutarının aynı olduğu anlaşıldığından, eşyanın satış bedeli yöntemine göre belirlenen yeni kıymetlere göre kıymeti düşük beyan edilen eşyalar için ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddi yolundaki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında davacı şirket yetkilisi lehine beraat kararı verildiği, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık İstihbarat Müdürlüğünce düzenlenen fezlekede 2012 ilâ 2015 yılları arasında ithal ettikleri taze muz cinsi eşyaların kıymetinin düşük beyan edilmediğinin rapor edildiği, idarenin iki birimi arasında iki farklı sonuç içeren raporların olduğu, düşük kıymet beyanında bulunmadıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.