Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2439 E. , 2022/3769 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2439
Karar No : 2022/3769
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) :…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına 2011 ila 2013 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve katma değer vergisi ile anılan vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanın para cezalarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmesi ve ödeme yapılmaması üzerine, ödeme emrinin iptali istemiyle dava da açılmasına karşın, idarece, takibe konu amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilmesi amacıyla şirket hakkında malvarlığı araştırması yapılmadan ve haciz kararı alınmadan, doğrudan amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına işbu davaya konu ödeme emrinin düzenlendiği, dolayısıyla, asıl borçlu şirket hakkındaki takibatın tamamlanmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafında istinaf başvuru dilekçesine asıl amme borçlusu şirket hakkında … Anonim Şirketi, … Liman Başkanlığı, … Emniyet Müdürlüğü nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasına ilişkin belgelerin eklendiği, ancak istinaf dilekçesinde ifade edilenin aksine bankalar, tapu idareleri ve belediyeler nezdinde yapılan her hangi bir mal varlığı araştırmasına ait bilgi ve belgenin ibraz edilemediğinin görüldüğü, bu nedenle, yapılmış yeterli bir mal varlığı araştırması ile amme alacağının şirketten tahsil edilemediği ortaya konulamadığından şirket ortağı davacı adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği, gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu alacağının tahsiline yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) – KARŞI OY :
Maddi olay ve temyiz sebebi; asıl borçlu şirket tarafından ödenmesi gereken kaynak kullanımını destekleme fonu payına ve katma değer vergisine ait banka transfer belgesinin sahte olduğu, ilgili banka tarafından düzenlenmediğinin tespiti üzerine işlemin tesis edildiği, mahkemenin verdiği ara karara verilen cevaptan anlaşılmakta olup, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirket ortağı sıfatı ile davacıya gönderilen ödeme emrinin iptali talepli davada, bölge idare mahkemesinde, malvarlığı araştırmasının yeterli yapılmadığı gerekçesi ile verilen iptal kararının temyizen bozulması talebi olduğu görülmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden;
Davacının, asıl borçlu limited şirketinin kurucu ortağı olmakla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi gereğince sorumlu olduğu sarihtir. Davalı idarece mutad bilinen yerlerden şirketin malvarlığı araştırmasının yapıldığı, faaliyet konusu gereği deniz taşıtının olup olmadığını, PTT’den posta çeki hesabında varlığının sorgulandığı, araç tescilinin olmadığı, tespit edilmiş olup, e-devlet üzerinden yapılabilecek, tapu bilgilerinin edinilebileceği de bilinmekle, malvarlığı araştırmasının kesin, sınırlı olarak belirlenmiş yerlerden sorulmasına dair bir düzenleme de bulunmadığı nazara alındığında ve kurucusu olduğu şirketin malvarlığını bilebilecek durumda olan davacının bu yönde de bir iddiası bulunmadığından, bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.