Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2537 E. , 2022/4381 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2537
Karar No : 2022/4381
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının üzerine kayıtlı araçta yapılan arama bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, takdir komisyonu kararına dayanılarak, 2016 yılının Mayıs dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine konu ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve yargı yoluna başvurulmaksızın ihtilafsız kesinleştiği anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında, “suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” nedeniyle değil “suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” nedeniyle verilen beraat kararının, işbu dosyada, “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, adli yargıda yapılan yargılama neticesinde verilen kararda, davacıya ait aracın … adlı şahsa satış yapılmak üzerine süreli vekaletname verilerek teslim edildiği ve vekaletname süresi içinde araç satışına ilişkin tescil yapılmaması üzerine de kaçak sigaraların yakalandığı tarihten önce davacı tarafından araç satış gereğinin yerine getirilmediği iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, yine aracı teslim alan şahsın Mahkemede tanık sıfatıyla vermiş olduğu ifadesinde; kendisinin galericilik yaptığını … ‘ın arabasının satışında galerici olması sebebiyle aracı olduğu yolunda ifade verdiği, bu itibarla da gerek …’ın Mahkemede vermiş olduğu ifade gerekse kaçakçılık fiilinden önce davacı tarafından aracın devrinin yapılmaması sebebiyle suç duyurusunda bulunarak, satılan aracın devrinin yapılması amacıyla girişimlerde bulunduğunun görülmesi karşısında aracın davacının kullanımında bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare tarafından, davacı ile ele geçirilen kaçak sigaralar arasında araç tescil kaydı dışında bir bağlantının ortaya konulamaması, her ne kadar kaçak sigaraların ele geçirildiği araç davacı adına tescilli olsa da dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile adli yargıda yapılan yargılama neticesinde davacının bedelini de alarak vekaletname vermek suretiyle satış yapılmak üzere aracı teslim ettiğinin sabit olması, bu itibarla da aracın davacı kullanımında olmaması karşısında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58.maddesi çerçevesinde anılan verilerin “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, davacının üzerine kayıtlı araçta yapılan arama bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 2016 yılının Mayıs dönemine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi, kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, davanın reddine dair mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya ait araçta bandrolsüz sigara yakalandığı, takdir komisyonu kararına istinaden vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı ve usulüne uygun tebliğ edildiği, dava açılmaksızın kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla da tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :İstemin reddi gerektiği savunulmakta ve duruşma yapılması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, duruşmaya gerek görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.