Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2927 E. , 2022/3780 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2927
Karar No : 2022/3780
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : 1-Av. …
2-Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tanzimli …, … ve … sayılı dahilde işleme izin belgesinin re’sen kapatıldığından bahisle … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı geçici giriş beyannamelerine ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, dava konusu para cezası kararından önce tesis edilen, dahilde işleme izin belgeleri kapsamında ithal edilen eşyanın akıbetinin davacıdan sorulmasına ilişkin işlemin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tebliğe ilişkin hükümleri çerçevesinde tebliği cihetine gidilerek Kanunda yer alan düzenlemelere göre tebliğinin mümkün olmaması halinde 104. maddede yer alan esaslar çerçevesinde ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28 ve 29. maddelerine göre Resmi Gazete’de ilanen tebliğ edildiğinden söz konusu tebliğin usulsüz şekilde yapıldığı, dava konusu para cezasının da, 213 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tebliği yapılmadan doğrudan yine 7201 sayılı Kanun’a göre Resmi Gazete’de ilanen tebliğ edildiği, davacı tarafından eşyanın akıbeti ile ilgili olarak bilgi verilmediğinden bahisle başkaca herhangi bir araştırma ve tespit yapılmadan, bu suretle rejim şartlarının ihlal edildiği somut olarak ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, dava konusu para cezasına ilişkin işlem tesis edilmeden önce, dahilde işleme izin belgeleri kapsamında ithal edilen eşyanın akıbetinin sorulmasına ilişkin işlemin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre yapılması gerektiği açık ise de, Resmi Gazete’nin her yerde bulunabilen, dolayısıyla, alakalının ıttılaına en emin bir şekilde vasıl olacağı umulan bir gazete niteliği taşımaması nedeniyle, ilanen tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığı gibi, eşyanın akıbeti somut olarak tespit edilmeksizin davacı tarafından eşyanın akıbeti ile ilgili olarak bilgi verilmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararda, davanın süresinde açılmadığı ve derdest olduğuna ilişkin usuli itirazların karşılanmadığı, dahilde işleme izin belgesinin re’sen kapatılmış olmasının tek başına rejim ihlali sebebi olduğu, dosya muhteviyatı ilanen tebligatların usulüne uygun yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkemece eşyanın rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak tesis edilen işlem, dava konusu işleme dayanak sayılmak ve tebligatının sıhhatini araştırılmak suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmayıp, usulsüz olarak tebliğ edilmiş olsa da, ıttıla tarihine göre süresinde açılan davada, uyuşmazlığın esasının incelenmesini teminen mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tanzimli …, … ve … sayılı dahilde işleme izin belgesinin re’sen kapatıldığından bahisle … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı geçici giriş beyannamelerine ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasında, dahilde işleme rejimi kapsamında bir gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, 115. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gümrük vergilerinin, ithal eşyasının dahilde işleme rejimine ilişkin beyannamenin tescil tarihindeki vergi oranı ve diğer vergilendirme unsurları göz önünde bulundurularak hesaplanacağı; 238. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 241. maddenin 3. fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, 4. fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı oranında, ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithal eşyasının gümrük vergileri tutarının iki katı oranında, bu cezanın ödeme süresi içinde eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası verileceği düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32. maddesinde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, dahilde işleme rejiminin ihlal edildiğinin tespiti ile ithal eşyasına ilişkin olarak gümrük yükümlülüğünün doğması halinde, gümrük vergilerinin hesaplanarak tahsili yoluna gidilecektir. Bununla birlikte, 4458 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan şekliyle 238. maddesine göre, para cezasının hesaplanmasında eşyanın işleme faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde tespit edilip edilememesi önem taşımaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlıkta, muafiyet kapsamında ithal edilen eşyanın akıbetinin sorulmasına ilişkin işlem, vade belirleme işleminin veya para cezası kararının dayanak işlemi olmayıp, kesilecek cezanın miktarının hesaplanmasına esas alınacak durumun tespitine yönelik bir işlemdir.
Diğer yandan; 7201 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükmü uyarınca, usulsüz tebligat durumunda davacının işlemi öğrendiğini beyan ettiği tarih esas alınarak açılan davanın süresinde olduğunun kabulü suretiyle işin esasının incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, Mahkemece eşyanın işleme faaliyetindeki veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejim çerçevesinde izin verilen yerlerde bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak tesis edilen işlem, dava konusu işleme dayanak sayılmak ve bu işlemin tebligatının sıhhati araştırılmak suretiyle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmayıp, usulsüz olarak tebliğ edilmiş olsa da, ıttıla tarihine göre süresinde açılan davada, uyuşmazlığın esasının incelenmesini teminen mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.