Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2969 E. , 2022/4404 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2969
Karar No : 2022/4404
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İç ve Dış Ticaret Turizm Danışmanlık Limited Şirketi
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2014 ve 2015 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 36 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 22.04, 22.05 ve 22.08 tarife pozisyonlarında gerçekleştirilen alkollü içecek ithalatına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, otuz (30) gün içerisinde kapatılmamış beyanname muhteviyatı eşyaların CIF bedelinin %1’i ödenerek, fiili ithalat tarihi yerine tescil edildikleri tarihteki döviz kurları ve özel tüketim vergisi oranları üzerinden işlem yapıldığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E… K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 179. maddesinde, 178. maddenin (a) bendine göre ihaleye çıkarılacak, (c) bendine göre perakende satılacak eşyanın, ihale ilanının yayımlandığı veya perakende satış kararının alındığı tarihe kadar, gümrük idaresine başvurularak bir gümrük rejimine tabi tutulmasının istenebileceğinin belirtildiği, yeni bir gümrük rejimine tabi tutulmanın tasfiyelik hale gelen eşya için yeniden bir beyanname düzenlenmesini öngördüğü, olayda otuz gün içerisinde işlemleri tamamlanmayarak tasfiyelik hale gelen eşyaların yeni beyanname tescil edilmek suretiyle gümrük rejimine tabi tutulması gerekirken, beyanname verilmeyerek ilk beyannamelerin tescil tarihindeki döviz kurları ve özel tüketim vergisi oranları üzerinden ithalat işlemlerinin tamamlandığı, bu durumun, Gümrük Yönetmeliğinin 123. maddesinde yer alan “Kanun’un 70. maddesi hükümleri çerçevesinde tasfiyesine karar verilen eşyaya ait beyanname iptal edilir ve gerekçesi belirtilir.” şeklindeki düzenlemeye de aykırı olduğu, dolayısıyla 30 günlük süre içerisinde işlemleri tamamlanmayan beyannamelerin cezai durumları gerektirenler hariç iptal edilmesi, mükellefince bu eşyanın ithal edilmek istenilmesi halinde yeni bir beyanname tescil edilmesi ve vergilerin yeni beyannamenin tescil tarihindeki döviz kurları ve vergi oranları üzerinden hesaplanması gerektiğinden, fiili ithalat tarihlerindeki vergi oranları ve döviz kurları üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda, beyannamelerinin tescil tarihinden itibaren otuz gün içerisinde işlemleri tamamlanmayarak tasfiyelik hale gelen eşyalar için yeniden bir beyanname düzenlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, Kanun’un 179. maddesinde yer verilen tasarruf hakkının kullanılmasının eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin %1’i oranındaki tutarın ödenmesine bağlı olduğu, anılan tutar ve giderlerin mevcut beyanname nedeniyle ödenmesi gereken tutar ve giderler olduğu, bu haliyle vergileme unsurlarına ait işlemlerin daha önce tescil edilen beyanname üzerinden yürütülmesi gerektiği, beyannamenin tescili ile birlikte başlayan gümrük yükümlülüğünün anılan Kanun’un 208. maddesi uyarınca beyannamenin iptali halinde sona ereceği ve Gümrük Yönetmeliğinin 123. maddesinde yer alan “Kanun’un 70. maddesi hükümleri çerçevesinde tasfiyesine karar verilen eşyaya ait beyannamenin iptal edileceği” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, gümrük rejiminin başlangıcında tescil edilen beyannameler iptal edilmediği veya yükümlüsünce tasfiyelik hale gelen eşya için ilk tescil edilen beyannamedeki gümrük rejimi dışında ayrı bir gümrük rejimine tabi tutulmasına ilişkin beyanda bulunulmadığı sürece eşyanın ithalat işlemlerinde beyannamelerin tescil tarihinde geçerli olan vergilendirme unsurları üzerinden tahakkuk işlemlerinin yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı; olayda, davalı idarece söz konusu beyannamelerin iptal edilmemiş ve başkaca bir rejime tabi tutulması yönünde davacı tarafından beyanda bulunulmamış olduğunun anlaşılması karşısında, ithalatın gerçekleştirildiği tarihteki döviz kurları ve özel tüketim vergisi oranları esas alınmak suretiyle alınan ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.