Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3046 E. , 2022/4755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3046
Karar No : 2022/4755
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mobilya İmalatı Makine İnşaat Tekstil Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: : Davacı adına tanzimli … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında … tarih ve … sayılı gümrük giriş beyannamesiyle ithal edilen ve bir kısmı işlenmek suretiyle ihraç kaydıyla teslim edilen eşyaya ilişkin ihracat beyannamesinde beyan edilen eşyanın miktar ve pozisyonun farklı olduğundan bahisle 4448 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca gümrük vergilerinin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden; ihracat süre sonu tarihi 20/03/2017 olan dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen 32.636,8 m2 %100 polyester kumaş cinsi eşyanın, 20.178,95 m2’lik kısmının işlenmesi suretiyle elde edilen %100 polyester örme kumaştan kapitoneli çekyat kılıfının ihraç kaydıyla … Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne satışının yapıldığı, anılan şirket adına tescilli ihracat beyannamesinin 1. kaleminde 58.11.00.00.09.00 GTİP ile beyan edilen %100 polyester örme kumaştan kapitoneli çekyat kılıfı cinsi eşyanın miktarının ve pozisyonunun beyan edilenden farklı olduğunun tespit edilmesi üzerine ihracata tekabül eden ithalata ilişkin işlemin tesis edildiği belirtilerek, yapılan inceleme sonucu ihracat için belirlenen süre sonu tarihinin 20/03/2017 olduğu, davaya konu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla, ihracat süresinin henüz dolmadığı anlaşıldığından, ihracat taahhüdünün yerine getirilmediğinden söz edilemeyeceği ve müeyyide uygulamasına ilişkin Ekonomi Bakanlığının yazısında Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 45. maddesinin hangi fıkrası ve bendinin ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği görüldüğünden, karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki ihracat taahhüdünün yerine getirilmediği, davacının adresinde yapılan incelemede işlenmemiş kumaş cinsi eşyanın bulunduğu, Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 46. maddesi uyarınca, rejim kapsamında sağlanan hakların kötüye kullanımı sebebiyle taahhüt kapama müracaatı beklenilmeksizin tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, 22/12/2016 tarihinde davacıya tebliğ edilen para cezası kararının, rejim şartlarının ihlal edildiğinden bahisle karara bağlandığı anlaşılmakla birlikte, anılan cezanın tebliğ tarihi itibariyle davacıya tanınan ihracat süresinin dolmadığı, Ekonomi Bakanlığının 27/11/2017 tarihli yazısında da Dahilde İşleme Rejimi Tebliği’nin 38. maddesi uyarınca taahhüt hesabının gerçekleşme değeri üzerinden müeyyidesiz olarak kapatıldığı ve davaya konu beyannameyle ithal edilen eşyanın bir kısmının da mahrece iade edildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.