Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3203 E. , 2022/4339 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3203
Karar No : 2022/4339
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Turizm Nakliye Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı … marka … tipindeki aracın 8704 tarife pozisyonunda yer almasına karşın 8303 pozisyonunda beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin fazladan ödenen kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu aracın 8704 tarife pozisyonunda olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, gümrük vergilerinin ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş olduğu tespit edilmedikçe geri verilmesi gerektiğinden, davacı tarafından kasten yapılan bir tahrifat sonucunda ödendiği yönünde somut bir tespit bulunmayan özel tüketim ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211. maddesi gereğince iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, geri verme isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada merciine tevdii kararı verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin bir idari karar olduğu, söz konusu karara karşı 15 gün içinde Ticaret Bakanlığı nezdinde itiraz yoluna gidilerek tesis edilecek olumsuz işleme karşı dava açılması gerektiği halde, bu yola gidilmeyip, işin esası hakkında verilen karara yönelik istinaf istemini reddeden daire kararında hukuki isabet görülmediğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı … marka … tipindeki aracın 8704 tarife pozisyonunda yer almasına karşın 8303 pozisyonunda beyan edilmesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin fazladan ödenen kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Kanunun 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 3. fıkrasında, itiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itirazın süresinde sayılacağı ve idarece yetkili makama ulaştırılacağı; 4. fıkrasında da, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükmü yer almaktadır. Belirtilen düzenlemelere göre idari davaya konu olabilecek işlem vergilere ilişkin ek tahakkuk ve para cezası kararları değil, bu kararlara karşı, Kanun’un sözü edilen 242. maddesinde öngörülen usullere göre yapılacak itiraz üzerine, yine aynı maddede yazılı mercilerce otuz gün içerisinde cevap verilmemesi nedeniyle oluşan zımni ret işlemi veya aynı mercilerce tesis edilecek olumsuz işlemdir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinde, açılan davada, idari merci tecavüzünün bulunup bulunmadığının ilk inceleme esnasında inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, idari merci tecavüzü halinde, dilekçelerin görevli idari merciine tevdiine karar verileceği; 2. fıkrasında, dilekçenin görevli mercie tevdi halinde Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihinin merciine başvurma tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi hükmüne göre, idari davaya konu olabilecek işlem, idari karar, tahakkuk veya para cezası kararı değil; söz konusu kararlara karşı, öngörülen usule göre yapılacak itiraz üzerine, yine aynı maddede yazılı mercilerce tesis edilecek olumsuz işlem olduğundan, itiraz başvurusu, yargı yerlerine başvurulmadan önce ilgililerce tüketilmesi gereken zorunlu nitelikteki başvuru yoludur. Bu yol tüketilmeden dava açılması halinde, bu durumun idari yargı yerlerince kendiliklerinden nazara alınması; davanın, 15 günlük itiraz süresi içerisinde açılmış olması halinde dilekçenin merciine tevdii; anılan süre geçirilerek açılmış olması halinde ise merciine tevdiinin hukuki yararı kalmayacağı hususlarının gözetilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacıya 02/11/2016 tarihinde tebliğ edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iadesi isteminin reddine ilişkin kararda “4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesinin 1. fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere” açıklamasına yer verilmesine rağmen, davacı tarafından bu karara karşı itiraz yoluna başvurulmaksızın 16/11/2016 tarihinde doğrudan dava açıldığı, Vergi Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle verilen işlemin iptali yolundaki karara yönelik istinaf isteminin reddedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin bir idari karar olduğu, söz konusu karara karşı 15 gün içinde Ticaret Bakanlığı nezdinde itiraz yoluna gidilerek tesis edilecek olumsuz işleme karşı dava açılması gerektiği halde, bu yola gidilmeyip, geri verme isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle doğrudan açılan davada merciine tevdii kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle verilen karara yönelik istinaf istemini reddeden daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.