Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/4004 E. , 2022/4423 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4004
Karar No : 2022/4423
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname ekinde ibraz edilen Form A belgesinin doğruluğunun sağlanamadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve ek mali yükümlülük ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ödeme emrine dayanak ek tahakkuk ve para cezası kararının nerede ve nasıl tebliğ edildiğinin bilinmediği iddia edilmekte ise de; davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek tahakkuk ve para cezası kararına karşı üst makam nezdinde itiraz edildiği, itirazın reddi kararının tebliği üzerine dava açılmadığı, davaya konu kamu alacağının kesinleştiği ve vadesinde ödenmediği, davacının “borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilebilecek bir iddia da ileri sürmediği görüldüğünden kesinleşmiş amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine dayanak ek tahakkuk ve para cezası kararının ne şekilde tebliğ edildiğinin belli olmadığı, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Ödeme emrine dayanak ek tahakkuk ve para cezası kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname ekinde ibraz edilen Form A belgesinin doğruluğunun sağlanamadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve ek mali yükümlülük ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesi uyarınca karara bağlanan para cezası kararının 24/12/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, kararlara 29/12/2015 tarihinde itiraz edildiği, itirazın usulüne uygun yapılmadığını bildiren 18/01/2016 tarihli yazının 12/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 24/02/2016 varide tarihli dilekçe ile yeniden itiraz edildiği, yenilenen itirazın 02/03/2016 tarihli işlemle reddedildiği ve ret kararının 03/03/2016 tarihli üst yazı ile birlikte 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılması suretiyle tebliğ edildiği, itirazın reddi kararına karşı dava açılmaması üzerine düzenlenen ve şirket genel müdürüne tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12. maddesinde, hükmi şahıslara tebliğin, salahiyetli mümessillere, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı, bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğin muteber olacağı; “Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13. maddesinde, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin her hangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde olmaları halinde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederlerse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirileceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, ek tahakkuk ve para cezası kararına vaki itirazın usulüne uygun yapılmadığına dair İdare yazısı uyarınca, davacı tarafından yenilenen itirazın reddine dair kararın tebliği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, tüzel kişiliğe haiz davacı adına 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrası doğrultusunda, tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederlerse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim ettiğine ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırıldığına ve adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirildiğine dair tebliğ evrakının düzenlenerek usulüne uygun tebliğ yapılması gerekirken, mernis adresine tebliğ hükümlerini içeren aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla ek tahakkuk ve para cezasının kesinleştiğinden ve kamu alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiğinden bahsedilemeyeceğinden, yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen davanın reddine dair kararda isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.