Danıştay Kararı 7. Daire 2019/4008 E. 2022/4699 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/4008 E.  ,  2022/4699 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4008
Karar No : 2022/4699

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı kurum adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilen 5 adet 40mm bombaatar cinsi eşyanın süresi içinde yurt dışı edilmeyerek söz konusu rejim koşullarının ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, dahilde işleme rejim koşullarının ihlal edilmiş olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı kurum tarafından söz konusu rejimin ihlal edilmesinin öngörülemeyen durumlardan ve zorunlu nedenlerden kaynaklandığı, bu nedenle herhangi bir müeyyide uygulanmaması gerektiği, eğer bir müeyyide uygulanacaksa resmi kurum niteliğine haiz olduklarından bunun ancak, 4458 sayılı Kanun’un 241. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilecek usulsüzlük cezası olabileceği ileri sürülmekte ise de, anılan rejime ilişkin yasal düzenlemelerde ithal konusu eşyanın süresi içinde yurt dışı edilmemesi hususuyla ilgili herhangi bir mücbir sebep halinin öngörülmediği, bu tür durumların ortaya çıkması halinde süre uzatımının talep edilebileceği, nitekim davacı tarafından daha önce de makul nedenlerle süre uzatımı talebinde bulunulduğu, taraflarına tanınan süre sona ermiş olmasına ve yapılan test atışları sonucunda ürünlerle ilgili ortaya çıkan olumsuzluklar değerlendirilerek yurt dışı edilmemesine karar verilmiş olmasına rağmen söz konusu ürünlerin gümrükçe onaylanan başka bir işleme tabi tutulmadığı ve taahhüdünü kapatmayan davacının bu konudaki iddiasına itibar edilmediği, 5018 sayılı Kanun’a ekli I,II,III sayılı cetvellerde yer alan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden olmayan, 233 sayılı KHK hükümleri uyarınca kurulan, verimlilik ve kârlılık ilkeleri doğrultusunda çalışan bir iktisadi devlet teşekkülü olan ve anılan rejim koşullarını ihlal ettiği sabit olan davacı kurum hakkında, 4458 sayılı Kanun’un 238. maddesine öngörülen müeyyidenin uygulanabileceği ve sözü edilen madde uyarınca para cezası verilebileceği, bu durumda, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal olunan eşyayı süresi içinde yurt dışı etmediği, buna ilişkin taahhüdünü kapatmadığı, anılan rejim koşullarını ihlal ettiği tespit olunan ve genel yönetim kapsamındaki idarelerden de olmayan davacı adına alınan para cezası kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tamir amacıyla ithal edilen 5 adet bombaatar cinsi eşyanın birinin test esnasında patladığı, Pakistan ile olan yoğun ilişkilerin zarar görmemesi için eşyanın geri gönderilemediği, kurumlarına ancak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 241. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ceza uygulanabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL’den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

X-KARŞI OY
Dosyadaki bilgi belgelerin incelenmesinden; 03/11/2015 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle dahilde işleme rejimi kapsamında daha önce ihraç edilen muhtelif bombaatarın bakım ve tamiri için Pakistan’dan altı ay süreliğine geçici olarak ithal edildiği, daha sonra 17/05/2016 tarihinde 6 ay süre uzatım talebinde bulunulduğu idarece en fazla 3 aylık süre verilebileceği gerekçesi ile 3 aylık ek süre verildiği, bu üç aylık sürenin dahili ile 31/08/2016 tarihinde sona eren (mahkeme kararında hatalı alarak 2015 yazılmış)süreye tekabül eden süre içinde 15/07/2016 hain darbe girişiminin olması sebebiyle gecikmelerin olduğu buna ait bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu görülmektedir.
İdarece süresi içinde kapatılmayan taahhüdün kapatılması yönünde davacı kuruma 12/12/2016 tarihli uyarı yazısı gönderilmesi üzerine davacı kurumun 21/12/2016 tarihinde kapatma müracaatında bulunularak ayniyat tespitinin yapılmasının talep edilmesi üzerine 03/01/2017 tarihinde davalı idare elamanlarınca (Çankırı silah fabrikasında) eşyaların yerinde tespitinin yapıldığı ve ertesi gün 04/01/2017 tarihinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin fiilin gerçekleştiği tarihteki düzenlemesinin 1. fıkrasına istinaden gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası kesildiği, 02/02/2017 tarihinde ise davacı tarafından kati ithalatın yapılması üzerine davalı idarenin 11/04/2017 tarihli yazısı ile teminatın davacıya iade edilmesine dair yazı yazıldığı anlaşılmaktadır.
Maddi olayın gümrük mevzuatı hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden;
Dahilde işleme rejimi kapsamında savunma sanayine tabi getirilen bombasavar eşyalarının uyum sürecine yönelik denemelerin Uluslarası alanda işbirliği ile yapılması icrası beklenirken kamuoyunca da bilinen 15 Temmuz 2016 darbe tarihlerine denk geldiği görülmekte olup, sürecin davalı idare ile birlikte yürütüldüğü eşyaların yerinde tespitini müteakip ertesi gün ceza kararı düzenlendiği davacı tarafından eşyanın özelliğinden kaynaklanan sebeplerle mahkemece verilen ara karar ile sorulduğu üzere kati ithalatının da gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakla ceza kararının eşyanın özelliğine ve beklenmeyen hal olarak gerçekleşen darbe tarihlerine denk geldiği Gümrük yönetmeliğinin 31.maddesinin 3.fıkrası mücbir sebep ve beklenmeyen haller sıralamasında; “ğ) Yükümlünün iradesi dışında meydana gelen ve müdahalesiyle önlenemeyecek diğer durumlar” olarak yer verildiği, gecikmenin belirtilen hal içinde değerlendirilmesinin yapılması gerektiği zira, her usul kuralının esası korumak üzerine düzenlendiği bilinmekle esasa dair korunması gerekli hukuki yarar nazara alınarak değerlendirme yapılması hukukun gayesi olan adaletin gereğidir.
Ayrıca, dava konusu olayda ihracat taahhüdünün zamanında kapatılamaması mücbir sebeple (olağanüstü hal) yerine getirilememiş ise de, 4458 sayılı yasanın 238. maddesinin 24/10/2019 tarihinde 7190 sayılı kanunla değişik 1.fıkrasının (c) bendi Bölge idare Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olmasına rağmen lehe düzenleme olması hasebiyle de değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir.
Madde metni;
c) Dahilde işleme rejimi ve gümrük kontrolü altında işleme rejimine ilişkin hükümler ihlal edilmekle birlikte, rejim kapsamı ithal eşyasının işleme faaliyetindeki hâli veya işlem görmüş ürün hâli de dahil olmak üzere, gümrük gözetiminden mevzuata aykırı olarak çıkarılmamış olduğunun tespiti hâlinde, ithal eşyasının gümrük vergileri ile ilgili rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar,”idari para cezası verileceğine dair değişiklik hükmü Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesinin Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesine atfı üzerine; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” emredici düzenlemesi gereği lehe kanun hükümlerinin uygulanması zorunludur.
Belirtilen durumlar değerlendirilmeksizin verilen kararın bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.