Danıştay Kararı 7. Daire 2019/4434 E. 2022/4682 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/4434 E.  ,  2022/4682 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4434
Karar No : 2022/4682

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların bulunduğu konteynerde yapılan aramada beyan harici İRİS ve kayıt belgesine tabi eşyaların bulunduğunun tespit edilmesi üzerine anılan belgelerin istenilmesine rağmen davacı tarafından ibraz edilemeyeceğinin bildirildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ve karara bağlanan para cezası ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, yurda kaçak yollarla sokulan eşyalara … Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulması sonucunda söz konusu eşyaların serbest dolaşıma girmemiş olması nedeniyle hiç alınmayan veya noksan alınan verginin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından alınan ek tahakkuk kararında hukuka uyarlık görülmediği; konteynerde beyan harici eşyaların bulunduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, bu duruma gönderici firma tarafından yapılan hatalı yüklemenin sebebiyet verdiğinin ileri sürüldüğü, ancak beyan edilen ile yurda giren eşyanın aynı olması gerektiği noktasında sorumluluğun davacıya ait olduğu ve bahsedilen aykırılığın resmi belgelerle ispatlanmasının icap ettiğinin anlaşılması karşısında, gönderici firma tarafından düzenlendiği iddia olunan ve resmi bir onay taşımayan özür mektubunun davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı; bu durumda, beyan harici olduğu tespit edilen ve ithalatı İRİS ve kayıt belgesine tabi olan eşyaların, bu belgeler ibraz edilmeden yurda girmesi nedeniyle karara bağlanan para cezasında ve alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin ek tahakkuka ilişkin kısmının iptaline, para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın ek tahakkuk ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına ilişkin hüküm fıkralarında hukuka aykırılık bulunmadığı; olayda, gönderici firmanın konuyla ilgili olarak davalı idareye gönderdiği özür yazısında uyuşmazlık konusu malların başka firmaya ait olduğunu açık bir şekilde ifade ettiği, ayrıca, davacının kendilerine ait kolilerde EMR barkodunun bulunduğunu iddia ettiği hususları dikkate alındığında, davacının kendisine gönderilen malların içeriğini bildiği hususunun davalı idarece somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığından karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile dava konusu işlemlerin para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, devam eden ceza yargılamasının sonucunun beklenmesinin gerektiği, ihracatçı tarafından gönderilen yazı ile kusurlu olmadıklarının sabit olduğu, beyan harici eşyaların mahrece iadesi gerekirken alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair kararda hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece, beyanda bulunmadan önce davacının konteynerdeki eşyaları inceleme imkanı olduğu, İRİS ve kayıt belgesine tabi olan eşyaların bu belgeler ibraz edilmeden yurda girmesi nedeniyle tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Beyan edilen eşyaların arasında olduğu tespit edilen kol saati, şal ve eşarp cinsi eşyalar için herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dolayısıyla olayda 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin uygulanma imkanı olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile istinaf başvurusunun kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların bulunduğu konteynerde yapılan aramada beyan harici İRİS ve kayıt belgesine tabi eşyaların bulunduğunun tespit edilmesi üzerine anılan belgelerin istenilmesine rağmen davacı tarafından ibraz edilemeyeceğinin bildirildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ve karara bağlanan para cezası ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 182. maddesinin 1. fıkrasında, ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanun’a aykırı şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi ya da bir serbest bölgede bulunan ithalat vergilerine tabi eşyanın bu Kanun’a aykırı olarak Gümrük Bölgesinin başka bir yerine gitmesi hallerinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı para cezası verileceği; aynı maddenin 4. fıkrasında ise, 1. fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname kapsamında ithal edilen eşyaların bulunduğu konteynerin incelenmesi sonucunda, cep saati cinsi eşyanın bulunmadığı, bunun yerine beyan edilmeyen kol saati, şal ve eşarp cinsi eşyaların tespit edildiği; uyuşmazlığın çözümünün, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca gümrük yükümlülüğü söz konusu olan beyan harici eşyalarla ilgili olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin ve aynı maddenin 4. fıkrasının uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, ithal edilen eşya nedeniyle anılan madde kapsamında işlem tesis edilebilmesi için, ilk olarak ithale konu eşyanın lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması, ikinci olarak da, uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi değilmiş gibi beyan edildiğinin yahut ithalata ilişkin herhangi bir uygunluk veya yeterlilik belgesi alınmadan söz konusu belgeler alınmış gibi beyanda bulunulduğunun idarece yapılan muayene, denetleme ve kontrol sonucunda ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Olayda, beyan edilen eşyaların yanında olduğu tespit edilen kol saati, şal ve eşarp cinsi eşyalar için herhangi bir beyanda bulunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafından eşyanın uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya anılan belgeler alınmadan alınmış gibi beyanda bulunulduğundan söz edilemeyeceğinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile aynı maddenin 4. fıkrasının olayda uygulanması imkanının bulunmadığı anlaşılmış olup, temyize konu kararın mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair karara ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin ek tahakkuk ve para cezasına ilişkin kısımlarının da belirtilen gerekçeyle iptali gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen kararın anılan hüküm fıkralarında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ek tahakkuk ve para cezasına ilişkin hüküm fıkralarına yönelik davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.