Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/4689 E. , 2022/2008 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4689
Karar No : 2022/2008
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) …Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezaları ile gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca Mahkeme kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yasaya uygun olarak yeniden dava açılmak üzere reddine karar verildiği, dilekçe ret kararının 17/10/2018 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine, 30 günlük yenileme süresi geçirildikten sonra 19/11/2018 tarihinde açılan davanın süresinde bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece vekil ile temsil edilen davada lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; davacı tarafından, tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiş; davalı idarece, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin reddi ile sonuçlanan ilk davada, mahkemece verilen ara karar gereğince davalı idare vekili tarafından bilgi ve belgelerin sunulduğu ve savunma dilekçesi verilerek davanın reddi talep edildiği anlaşıldığından, yenilenen iş bu davada davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin icap ettiği, öte yandan yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmayan bu durum nedeniyle söz konusu kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
02/11/2011 tarihli, 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Hukuk birimlerinin görevleri” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, hukuk birimlerinin; idarelerde muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri yürütmekle görevli ve sorumlu olduğu; ikinci fıkrasının (a) bendinde, hukuk birimlerinin muhakemat hizmetleri kapsamında idarenin taraf olduğu adli ve idari davalarda, iç ve dış tahkim yargılamasında, icra işlemlerinde ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda idareyi temsil edeceği, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip edeceği; “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında; tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 02/01/2019 tarih ve 30686 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu ödeme emrinin iptali istemiyle 30/01/2018 tarihinde kayda alınan dilekçeyle davanın açılmasından sonra … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile davalı idareden uyuşmazlığın çözümüne ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davalı idare vekilince ara kararı gereğinin 22/03/2018 tarihinde yerine getirildiği ve Mahkemenin istediği belgelerin gönderilmesi suretiyle davanın reddi gerektiğinin savunulmasından sonra … tarih ve K:… sayılı kararla dilekçenin reddedildiği, yenileme dilekçesinin 19/11/2018 tarihinde kayda alınmasını müteakip, ilk kararda belirtilen eksikliğin süresinde giderilmediği gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilerek, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar, yenilenen dava dilekçesi tebligata çıkarılmadan ve davalı idarenin savunması alınmadan Mahkemece ilk inceleme kararı üzerine temyize konu karar verilmiş ise de, yenilenen davanın ilk davanın devamı olduğu ve önceki aşamada ara kararı üzerine belgeleri gönderen ve hukuki değerlendirmede bulunduğu görülen davalı idare vekili tarafından davaya hukuki bir katkı sunulduğu açıktır.
Bu nedenle, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyse de, yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmayan bu durum nedeniyle söz konusu kararın düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.