Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5390 E. 2022/3419 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5390 E.  ,  2022/3419 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5390
Karar No : 2022/3419

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sınırlı Sorumlu … Kooperatifinin 2010 yılının Temmuz ayının 2. dönemine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, dava dosyasında mevcut bulunan … Ticaret Sicili Memurluğunun yazısından, davacının 30/07/2010 tarihli olağanüstü genel kurulu kararı ile bir yıl, 29/06/2011 tarihli olağan genel kurul kararı ile de iki yıl süreyle söz konusu kooperatife başkan olarak atanmak suretiyle kooperatifin başkan yardımcısı ve muhasipliği ile birlikte müştereken temsile yetkili kılındığı anlaşıldığından, temsil ve ilzama 30/07/2010 tarihinden itibaren yetkili olan davacının, yasal şartların oluşması halinde, bu tarihten itibaren kanuni temsilci sıfatıyla kooperatife ait borçtan sorumlu tutulabileceği, olayda, asıl borçlu kooperatifin 412.856,19 TL tutarındaki mal varlığına karşılık, 17.479.542,05 TL tutarındaki vergi borcunun kooperatifin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir kamu alacağı niteliğinde bulunduğunun açık olduğu, bu bakımdan, verginin doğduğu ve ödenmesi gerektiği dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına, alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu kooperatif hakkındaki takip prosedürünün tamamlanmadığı, kanuni temsilci olmadıkları dönemlere ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 04/10/2017 tarih ve E:2016/1425, K:2017/5519 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.