Danıştay Kararı 7. Daire 2019/5756 E. 2022/4705 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/5756 E.  ,  2022/4705 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5756
Karar No : 2022/4705

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı kullanmak suretiyle ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak, 2016 yılının Mart dönemi için re’sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesinden, gıda maddelerinin toptan satışı işiyle iştigal edeceğini bildiren davacının buna yönelik hiç bir faaliyetinin bulunmaması, alış ve satışlarının kendisi gibi kısa süreli faaliyet gösteren özel matrah şekline tabi üç mükellefe yapılması, bu mükelleflerin birbirlerinin alım ve satımını dengelemek için yüksek tutarda fatura düzenleyerek organize şekilde hareket etmeleri, kredi kartından çekiş yaptıranların ifadelerinde mal ve hizmet alım ya da satımı olmadan o dönemde nakit ihtiyaçlarını karşılamak için komisyon karşılığında kredi kartlarını kullandıklarını beyan etmeleri karşısında davacının pos cihazları kullanmak suretiyle tefecilik faaliyetinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığı ve ihtilaf konusu dönem matrahlarının re’sen takdirinde yasal isabetsizlik görülmediği, öte yandan davacı tarafından yapılan tüm işlemlerin kendisine vekalet verdiği … tarafından gerçekleştirildiği ve kendisinin haberi olmadığı yönündeki iddialarına mükellefiyetle ilgili tüm işlemlerde imzasının olması ve yoklama sırasında orada bulunması nedeniyle itibar edilmediği, belirlenen matraha gelince; olayda takdir komisyonunca davacının Şubat ayındaki tüm kredi kartı çekimlerinin tamamı üzerinden bankaların aldığı komisyon oranı düşürüldükten sonra kalan tutar üzerinden (601.675,34 – 7.761,61=593.913,73 ) %5 oranında dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, takdir komisyonunca ifadesine başvurulan şahısların nakit para sebebiyle ödedikleri komisyon tutarını hatırlamadıklarını belirttikleri, takdir komisyonunca şubat ayındaki tüm kredi kartı çekimlerinden bankaların aldığı komisyon oranı düşürüldükten sonra kalan tutarın davacının elde ettiği faiz geliri olduğu varsayılarak hesaplanan matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına 2016 yılına ilişkin olarak yapılan gelir vergisi tarhiyatının iptaline dair … Vergi Mahkemesi’nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşıldığından, istinaf başvurusuna konu kararın açıklanan nedenle hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : POS cihazlarının, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanıldığı hususu vergi tekniği raporu ile tespit edildiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.