Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/5816 E. , 2022/3841 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/5816
Karar No : 2022/3841
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Yapı Taahhüt Ticaret Sanayi ve Gıda Ürünleri Üretim Pazarlama Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tanzimli … tarih ve …-… sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı ithalat beyannameleri muhteviyatı eşya nedeniyle, dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu ödeme emri muhteviyatı para cezasına karşı açılan davanın incelenmeksizin reddedildiği, dava konusu ödeme emrinin, konkordato mühleti sona erdikten sonra düzenlenerek tebliğ edildiği ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 308/c maddesi uyarınca, bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğuna ilişkin kuralın, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında uygulanması mümkün olmadığından dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: … İcra ve Hukuk Mahkemelerince konkordato mühleti belirlendiğinden ve tasdik kararı alındığından davalı idarece takip yapılamayacağı, konkordato süresince alacağa faiz ve gecikme zammı işletilemeyeceği, ödeme emri öncesinde düzenlenen ve dava konusu edilen vade belirleme işleminin kanunen ödeme emrinde bulunması gereken unsurları içermediği, alacağın usulüne uygun kesinleştirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun “Konkordatonun hükümleri” başlıklı 308/c maddesinde, konkordatonun, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle geleceği, tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceğinin de kararlaştırılabileceği; bu takdirde mühletin etkilerinin, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam edeceği, bağlayıcı hâle gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmünün uygulanmayacağı, “Kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları” başlıklı 294. maddesinde, mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı, evvelce başlamış takiplerin duracağı, zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla mal varlığının terki suretiyle konkordatonun tasdikinin kabulüne ilişkin kararda, kararın kesinleşmesiyle birlikte borçluların mal varlığı üzerindeki yetkilerinin sona ermesine ve tasarruf yetkisinin tasfiye memurlarına geçmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı hakkında verilen konkordato tasdik kararında konkordatonun, kararın kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği kararlaştırıldığından, mühletin hükümlerinin kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, dava konusu ödeme emrinin düzenlenme tarihi itibarıyla mühlet hükümleri devam ettiğinden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapılamayacağı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali gerekirken, davayı reddeden mahkeme kararında hukuki isabet görülmediğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.